Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Denizde facia
Girne'de 30 villalık site inşaatı durduruldu
Kıbrıs Türk devleti kesinlikle kurulacak
Lefkoşa-Güzelyurt Anayolu 2. Etap duble yolu hizmete açıldı
Güney'de AİHM şoku

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

TAM GÜN EĞİTİM NE KADAR TAM?

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Ekim 2007, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yeni eğitim yılı neredeyse gelenekselleşen bir grev ve eylem süreci ile birlikte başladı.

Bir süre önce tam gün eğitim için pilot okul olarak seçilen Şehit Ertuğrul İlkokulu, alt yapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından, uygulamasını pazartesi başlattı.

Ancak KTÖS, alt yapı yetersizliği ve eğitimdeki genel sorunların da altını çizerek, eylem ve grev kararı aldı.

Eylemlerin süresiz greve dönüştürülmesi aşamasında da Bakanlıkla masaya oturan sendika bir uzlaşı sağlayarak, grevleri kaldırdı.

Uzlaşı bir protokole bağlandı, öğretmenlerin mesai saatleri kayıt atına alınarak, ek ödenekleri için bütçeden pay ayrılması kararlaştırıldı.

Ayrıca okulda çocuğu bulunan kamu çalışanlarının, iş yerlerinden 15.30'da izinli sayılmaları konusunda da bir anlaşmaya varıldı.

Ancak uzlaşma maddelerine bakıldığında, ortada eğitim adına bir uzlaşı, maalesef göze çarpmıyor.

"Kaliteli ve tam gün eğitim önceliğimizdir" diyen sendika, öğleden sora uygulanacak müfredatların da belli olmadığını vurgulayarak desteklemişti eylem gerekçelerini.

Ancak uzlaşıda müfredat, ya da eğitim koşulları ile ilgili konular yer almıyor.

Uzlaşı sadece öğretmen koşulları ile ilgili!

Onlarla ilgili de Sendika Genel Sekreteri, "biz geçmişte de çok protokoller imzaladık" diyerek, temkinli davranıyor.

Kuzey Kıbrıs'taki eğitim sistemi, birçok farklı yönüyle uzun zamandır tartışılıyor.

Özel dersten kolejlere, kolejlerden üniversite giriş başarısına kadar zincirleme bir etkiye sahip, sistem.

Tam gün eğitim projesi de bu zincirleme olumsuz etkiyi iyileştirebilecek merhemlerden biri olarak algılanıyor.

Gerçekten uygulanmaya başladığında ve temel sisteme dair iyileştirmelerle gerçekleştirildiğinde.

Uzun süredir grevi keskin bir silah olarak elinde tutan eğitim sendikaları, toplum içinde zamanla oluşan öğretmen kalitesi ve misyonu tartışmalarını da yeniden gündeme getiriyor.

Öğretmen genelleştirilip, ciddi bir imaj erezyonuna uğruyor.

Bu alanda da sendikaların önemli bir rolü var diye düşünüyorum.

Bugün yetersiz sistem karşısında öğretmenin aklındaki en önemli silahlardan biri, özel ders konusu.

Kaydı tutulamayan ve etik olarak belli sorgulamaları da beraberinde getiren yılların bu kangren olayı, sistemde iyileştirmeler sağlanmadan ortadan kalkmayacak.

Zaten bugüne kadar, ne bakanlık, ne de sendika bu konuda hiçbir yaptırım uygulamadı.

Eğitim en pahalı sürdürülebilir mali destek isteyen alanların başında geliyor.

Çağdaş dünya gelişimini ve teknolojiyi yakalamak temel şartlar arasında.

Ve bu da oldukça pahalı birşey.

Çünkü, sadece belli bilgileri ezberletip benimsemenin ötesinde, düşünen, sorgulayan ve kendini ifade edebilen bir kuşağın gelişimine katkı, sosyal yönleri de güçlü bir eğitim sistemi ile sağlanabilir.

Bu yüzden de paraya ve vizyona ihtiyacınız vardır.

Oysa biliyoruz ki, bizim en önemli zayıflığımız, ezberin ötesine geçememekten kaynaklanıyor.

Değil dış dünya, yaşadığı ülkeye ilgisiz ve uzak bir kuşak tehlikesi var karşımızda.

2006 kayıtlarına göre, eğitime bütçeden ayrılan pay %14.

Bunun önemli bir bölümünü, özel okul ve üniversiteler oluşturuyor. Eğitimin bütününe ise, maaşlarla birlikte %4'lük bir pay ayrılıyor.

Yani aslında eğitim gelişimi için tek kuruş ayırmıyoruz.

Zaten yetersizliğinden şikayet edilen bu oranın daha da yükseltilerek, mutlaka alt yapı ve program alanına da aktarılması gerekiyor.

Eğer Eğitim Bakanlığı, tam gün eğitim konusunda gerçekten samimiyse, ki, sendika samimi olmadığını ve bakanlığın bu alanda çalışmadığını söylüyor, bütçe düzenlemelerinden başlayarak, en kısa zamanda uygulamaya geçmek için adım atmalıdır.

Çünkü tam gün eğitimi gerçekleştirecek olan fiiliyatta Eğitim Bakanlığıdır.

Sendika, Bakanlığı Bakanlık da sendikayı suçluyor.

Sanırım en azından gelecek kuşaklar adına Eğitim Bakanlığı'nın tam gün eğitim konusunda kararlığını kanıtlaması gerekiyor.

Eğer bu konudaki tıkaç sendika ise ortaya çıkacak fotoğraf, yolun yürünmesi için yeterli olacaktır.

Bu, bir kanıttan öte, bir kuşağa bir borçtur.

Üstelik çok uzun yıllar, ertelenen bir türlü uygulanamayan bir borç.

Sorunlar karşısında, "çözeceğiz" demekten başka çaresi olmayan bir bakanlık ve "grevdeyiz" diyerek karşı duran bir sendika arasına sıkıştı eğitim.

Ama bizim bütün bunların arasında harcadığımız bir kuşak var.

Çok daha ciddi bir proje çalışmasıyla, tam gün eğitime bir an önce geçilmeli.

Bu alandaki destek de kullanılarak, eğitime ayrılan pay yükseltilerek, alt yapı sorunları konuşulmamalı artık.

Şehit Ertuğrul İlkokulu örneğinde de görüldüğü gibi, parasız eğitimi temel önceliği yapmaktan çoktan uzaklaşmış veliler.

Zaten, özel derslere ve okul sonrası etütlere önemli kaynak ayıran aileler, devlet eğitimi için de mali katkı yapabilecek gibi görünüyor.

Zaten yapıyor da.

Bu katkıların sonucunu gördükçe, yapmaya da devam edecektir.

Ama şimdi Bakanlığın katkı sağlayan ailelere de sistem için açılım bekleyen velilere de bir borcu vardır.

Kamuda tek mesai tartışmalarının da aşılarak, tam gün eğitim projesinin bir an önce hayata geçmesi gerekiyor.

Yoksa, bu dönem de biter, ya da olası bir erken seçim girip, konu yarım kalırsa, en azından bu konuda, devam için destek isteme hakkı yoktur, hükümetin.

   791 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Temmuz 2008, Perşembe   RESM-İ İŞKENCE
16 Temmuz 2008, Çarşamba   SAĞLIK REFORMU KAVGALARINDAN GERİYE KALANLAR
12 Temmuz 2008, Cumartesi   TALAT ve KKTC
10 Temmuz 2008, Perşembe   İPSARO FELAKETİNE DOĞRU
09 Temmuz 2008, Çarşamba   CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FARKLI BİR RÜYA
08 Temmuz 2008, Salı   EŞEL MOBİL KAVGASI
05 Temmuz 2008, Cumartesi   AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK
04 Temmuz 2008, Cuma   KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER
27 Haziran 2008, Cuma   BU HAVADA, BU ADADA KANSER OLMAK
25 Haziran 2008, Çarşamba   DÜNYANIN DEĞİŞEN FOTOĞRAFLARI



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2119 1.2203
1 STERLİN 2.4281 2.4462
1 EURO 1.9293 1.9429



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS'TA DARBEYİ KİM YAPACAKTI?

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Otuz dört sene yetmedi...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Erdoğan'ın ziyareti, "Türkiye olar...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

1974'ten birkaç yaprak

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Cilt kanseri ve risk faktörleri

Dr. Umut Altunç

Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey

Aysu Basri

RESM-İ İŞKENCE

Sevilay SADIKOĞLU

Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Su, geleceğin en önemli sorunu

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?

Osman Ertuğ

Ayrılma hakkı

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

İKİ ÇİPİL GÖZDEN ANILARIMDA KALAN

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Taş ocakları sorunu

Harid Fedai

Sünühât Gazetesi Yüksek Katına

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital