Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yoldan çıkıp takla atan otomobilin sürücüsü öldü
Bebek kürtajla alınacak
Ya yasanız gidecek, ya da siz
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Kemal Sunal, mezarı başında anıldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

BİZİM GIDA HAKKIMIZ NE KADAR?

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Ekim 2007, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugün Dünya Gıda Günü.

Bazı değer ve olgulara ayrılmış özel günlerin varlığının, genellikle şekilcilik üzerine yoğunlaştığına inansam da Dünya Gıda Günü'nün bizim için bu yıl, özellikle, önemli olduğunu düşünüyorum.

Piyasadaki içme sularında, koliform bakteriye rastlanması, limit üstü tarımsal ilaç kalıntılarını gösteren sebze meyve analizleri, gündemde hala taze.

Güney Kıbrıs'tan Kuzey'e et kaçakçılığının, Güney'deki salgın hastalık gelişmeleriyle örtüşmesi de bu yılı, sanırım bu dönemde, biraz daha anlamlı kılıyor.

İlk defa bu yıl, Gıda yasası ile ilgili çalışmaların sonuçlanmak üzere olduğu açıklandı.

Ancak Bakanın açıklamasının ardından Veteriner Hekimler Birliği'nin söz konusu gıda yasasının, AB mevzuatına uymadığını söyleyen açıklaması geldi.

Birlik, yasa hazırlanırken, kendileriyle görüş alışverişinde bulunulmadığını söylüyor.

Ve kendi alanlarındaki sorunları sıralıyor.

Hayvansal gıda üretimindeki sıkıntılar ve veteriner ilaçlarının hekim olmayanlar tarafından kullanılması sorunu bir kez daha dile getiriliyor.

Bu tartışmaların artık geride bırakılıp, bu konularda gerçek bir birliktelikle bilinç yaratılması ve uygulamaların yapılması için çaba harcamalıyız.

Yoksa yasalar kağıt üzerinde hiçbir anlam ifade etmez.

Tarım ve Orman Bakanı Önder Sennaroğlu, Tarımsal ilaçlar yasası ile ilgili de ceza uygulamasını getirecek yeni düzenlemelerin yapılacağını açıklıyor.

Bunlar mutlaka önemli gelişmeler.

Gerekli yasaların bir an önce çıkarılıp, denetimlerin yapılması ve yasaların uygulanması gerekiyor.

Ama bunun her şeyden önce, AB normları, ya da çağdaş dünya düzenine ayak uydurmak önceliği yanında, insana verilen değer önceliği ile yapılması önemli.

Biz insana verilen değer konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyoruz.

Dünya gıda hakkını ve gıda güvenliğini konuşurken, bizim için bunlar hala lüks konular sınıfında.

Oysa, en temel insan ihtiyacıdır beslenme.

O yüzden, sağlıklı koşullarda sağlanabilmesi ve gıda hakkının her kişinin hakkı olduğunun her şeyden önce herkes tarafından içselleştirilmesini sağlamalıyız.

Çünkü, şu bir gerçek ki, bu en temel hakkı talep konusunda, toplum olarak da ciddi sıkıntılar yaşıyoruz.

Alışmışız bir kere.

Kendi başımıza, kendi çözümlerimizi üretmeye çalışıyoruz.

Tepkilerimiz de "buradakilere güven olmaz, Güney'den alalım" tepkisiyle sınırlı kalıyor.

Ülkedeki su piyasası, her geçen gün daha da genişlerken, analiz sonuçlarında koliform bakteri bulunması, tekrarlanan analizlerde adı açıklanan 5 firmaya yenilerinin eklenmesine rağmen, hemen hiçbir sivil toplum örgütü konuya tepki göstermedi.

Onun yerine piyasanın mali sıkıntıları konuşuldu.

Yaşananlar karşısında bu kadar kanıksanmış bir yapı varken, gerekli yasalar çıkarılsa bile, bunların denetimi ve uygulaması konusunda gelecekte sorunlar yaşanabilir.

Zaman zaman yapılan analizlerde, tarımsal ilaç kalıntısına rastlanıyor.

Eğer gıda ve gıda güvenliği hakkını talep edeceksek, yıllardır yaşanan ve artık normalleştirdiğimiz bu olaylara da bir tepki vermemiz gerekiyor.

Yapılan araştırmalarda, ciddi bir artış trendi gösterdiği söylenen kanserlerin, en önemli bilinen sebeplerinden biri olan tarımsal ilaçların, kullanılmasına ve bu şekilde istismar edilmesine seyirci kalmakla, herkesin ortaya çıkan gayrı insani durumda sorumluluğu vardır.

Belediye seçimleri öncesinde kanatlılarla mücadelede ilaçlama yöntemi yerine biyolojik yöntemlerin kullanılması konusu ön sıralardaydı.

Bütün adaylar da bunun en ateşli savunucusuydu.

Ama hala ilaçlanmaya devam ediyoruz.

Değişen bir şey yok.

Daha da ötesi, bölge sakinleri de ilaçlama yapılmadığı, ya da ihmal edildiği zamanlarda ciddi şikayetlerde bulunuyor.

Keşke ilaçlanmak için gösterilen bu hassasiyet, daha çağdaş ve zararsız yöntemlerin geliştirilmesi için de gösterilebilse.

Şimdi Belediyeler Birliği Başkanlığı'nı da yürüten, Lefkoşa Belediye Başkanı Cemal Bulutoğulları, umarım bu konuda bir şeyler yapar. Çünkü seçim dönemi vaatlerinin öncelikleri arasında yer alıyordu, bu konu da.

Bugün, tarımsal ilaçlar ve zararlılarla mücadelede kullanılan yöntemler, insan sağlığına en zararlılar arasında yer alıyor.

Dünyada organik tarımın ve doğal mücadele yöntemlerinin gelişmesinin bir sebebi de bu.

Gıda Yasası, Su yasası ve Tarımsal İlaçlar Yasası hayata geçirilirken, Organik Tarım'ın da teşvik edilip desteklenmesi büyük önem taşıyor.

Bu yasaları çıkarırken, bilinçlenebilmek, yasaları uygulayabilmek ve bu koşullarda yeni alternatifler geliştirebilmek önemli.

Yoksa, kaçakçılık hala cazip ise, ilaçlama kolay geliyorsa ve piyasayı böyle tutabiliyorsanız, yaptırımların etkisi olsa bile, koşullar düzenlenmedikçe yaptırımlar hayata geçemeyecektir.

   638 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Temmuz 2008, Cumartesi   AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK
04 Temmuz 2008, Cuma   KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER
27 Haziran 2008, Cuma   BU HAVADA, BU ADADA KANSER OLMAK
25 Haziran 2008, Çarşamba   DÜNYANIN DEĞİŞEN FOTOĞRAFLARI
19 Haziran 2008, Perşembe   ÇARESİZLİĞE DENEYİMLİ FARELERİN ÇIRPINIŞI
18 Haziran 2008, Çarşamba   FREKANS KAVGALARI ve YAYINCILIK
17 Haziran 2008, Salı   BELLİ Kİ BU REZALETE KİMSE DUR DİYEMİYOR
14 Haziran 2008, Cumartesi   O GECE
13 Haziran 2008, Cuma   NÜFUS ve RAKAMLARIN ÖTESİNDEKİLER
12 Haziran 2008, Perşembe   AZINLIK HALİ


Yorum Sayısı:   2
  *gıda mühendisi         - kıbrıs 18 Ekim 2007, Perşembe 10:02 
GIDA HAKKIMIZ sahip çıktığımız kadar olacaktır..Ülkemizdeki gıda konularındaki durumu 'gıda terörü' olarak tanımlamaktan çok; denetimsizlik, ilgisizlik ve duyarsızlıkla tanımlamak daha doğru olur bence.. Krizler bize alarm verdi artık. ‘Bu memlekette sağlıklı yaşamak istiyorsanız bişeyler yapın’ diye...
Gıda üreticileri (gıda ne tür olursa olsun) bu memlekette yeter ki üretim olsun zihniyetiyle her zaman desteklendi.. Içinde limit üstü pestisit kalıntısı tespit edilen X amcanın kerevizleri ziyan olmasın; ekonomimiz zarar görmesin diye diye; yedik tükettik kimbilir ne kadar kimyasalı!...Insan sağlığının önüne geçmiş ekonomik kazanımlar ve çıkarlar!! İnanamıyorum.. Lutfen vitrinde gordugumuz bu değişimin gerçekten ciddi anlamda planlanıp organize edileceğine ikna edin bizi. Hazırlıyorsanız ‘Gıda Yasası’nı; arkasını da getirin.. Insan sağlığı ve insan yaşamı herşeyden öncelikli ve önemli olmalı....
  Kıbrıslı         - Kıbrıs 17 Ekim 2007, Çarşamba 18:48 
KKTC tam bir gıda terörü alanı. Yöneticilerimiz aynı nakarat hep aynı şeyleri tekrarlaya dursunlar, esas vatan severlik işte bu yasaları yapmak denetleyicisi olamktır. Gerisi fasa fiso.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelç...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...

Bilbay Eminoğlu

Bir bardak yeşil çaya ne dersiniz?

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital