Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Futbolcular istediğini aldı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

YAĞMURA AKIN

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Ocak 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yağmura hasret bir kış geçiyor.

Çok uzun zaman yağmuru görmeyince, yataktan kalktığım ilk gün, yağmura doğru gitmeye karar verdim, ben de.

Nazım, güneşe akın ederken, şimdiki zaman, yağmuru yakalamanın, yağmuru zaptetmenin zamanı, sanki.

Böyle olunca, sadece zamanın değil, zamanla birçok şeyin de değiştiğini anlıyor insan.

Zaman, artık yağmura akın zamanı, bir damla suya hasret bu topraklarda.

Direksiyonu yağmura doğru kırdıktan kısa bir süre sonra, Mağusa'da buldum, geçtiğimiz gün kendimi.

İnsan, kendi yüzüne, kendi tenine yabancılaşabilirmiş meğer de bir şehre daha tanıdık kalırmış.

Mağusa, öyle bir şehir ki, iki adım atsam, anahtarla kilidi çevirip, başımı koyacağım yastık gibi.

Öyle ev kokulu, öyle yakın ve hiç eskimeyecek bir tanıdık.

Ne kadar zaman geçse, rengi değişse, kendi ve ruhu değişmeyecek, tadı aynı şehir.

Gün geceye döndüğünde, usulca sobasını yakıp, sahibini bekleyen bir ev kokusu gibi.

Hayatımın çok değil, dört yılı geçti bu şehirde kesintisiz olarak ama, Mağusa benim için hala bir ev.

Sabah ayazını, gece kokusunu ezberlediğim, her ruh halini tanıdığım bir sevgili gibi.

Birçok önemli değeri içinde barındıran Mağusa'nın en büyük şansızlığı, denize yüzü dönük olması.

Bir tarafta kapalı Maraş'ın hayalet yüzünü seyretmek ve onu ezberleyip, ona alışmak zorunda kalıyorsunuz. Mağusa'da, bir tarafta da şehir içindeki en değerli görünüm olan Laguna'da mesela, gerçekten bir acı ve savaş ülkesinde olduğunuzu hatırlamak zorunda bırakılıyorsunuz.

O yüzden, şehir içinden özgürce denize dokunmak çok zor.

Hatta neredeyse tabu ve yasak.

Ama şimdilerde yeni tamamlanmış Laguna projesiyle, şehrin önemli bir yüzü denize kavuşuyor.

Bölgedeki yeni kafe ve restorant trafiği de projeyi canlandıracak ana damarlardan biri.

Laguna en sevdiğim yüzü, Mağusa'nın.

Şimdi bu yeni proje, şehre ayrı bir ruh ve kimlik katıyor.

Laguna'yı uzun yıllar büzüştüğü uykusundan uyandırıyor.

Proje yeni tamamlandığında, şöyle bir bakma fırsatım olmuştu ama, geçtiğimiz gün yağmurun ıslattığı denizden seyrettim projeyi.

Islak kaldırımlar ve gün geceye dönerken yavaş yavaş hayal gücünü canlandıracak bir güzellik çıkıyordu ortaya.

Belediye, bu çalışmasıyla çok uzun yıllar bir şehre yüzünü teslim etmenin haklı gururunu yaşayacak diye düşünüyorum.

Döşenen parke yolla, Palm Beach Otel'in arkasına saklanan denize ulaşmak, artık daha kolay.

Oto parktan, yeşillendirmeye kadar Avrupalı bir kimlik kazanan şehrin bu yüzü, her şey beklenildiği gibi giderse, Mağusa'nın deniz ile buluşan yüzü olmakla kalmayacak, Mağusa'nın denizden dünyaya ulaşacak yüzü de olacak aynı zamanda.

Ama projenin işlerliği ve şehrin yüzünün ana hatları, sanırım yaz mevsiminin harekete geçmesiyle ortaya çıkacak.

Uzun zamandır bölgedeki düzensizlik ve terkedilmişlik hala keskin bir şekilde kendini hissettiriyor.

Otel ve apartmanların arkasına saklanan deniz, çeşitli çalışmalarla halka kazandırılmaya çalışılsa da bugüne kadar çekirdek kabukları ve çöplerden geçit vermedi.

Şimdi yağmur her şeyi güzelleştiriyor.

Ama güneş yükselmeye başlayınca da trafikten çevre temizliğine ve denetimine kadar belediyenin sıkı çalışması gereken yerlerden biri olacak.

Bu bölge, balıkçıllarla martıların, dalgaların en güzel mavisinde dans ettiği ender güzelliklerden biri.

Öyle ki, denize baktığınızda, kendinizi en çok Kıbrıs'ta hissettiğiniz yer bana göre.

Zaman değiştiriyor.

Ya güzelleştiriyor, ya da çirkinleştirip, hırpalıyor, elimizden akıp gidenleri.

Ama Mağusa, zamanın bütün acımasızlığına rağmen, kendini çirkinliğe hapsetmemiş ender bir şehir bizim içim.

Özellikle, Lefkoşa ve Girne şehir merkezlerini düşündükçe, Mağusa'nın en kurtulmuş güzelliklerden biri olduğunu düşünüyorum, ister istemez.

O yüzden bu şehirde kendimi yastığımda hissediyorum.

Karnım ağrısa, ateşim çıksa, sabun kokusuna kendimi bırakıp iyileşeceğim zamanların şehri, Mağusa.

Ve şimdi şehir denizle de buluşmanın heyecanında daha bütün.

   771 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Temmuz 2008, Cumartesi   AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK
04 Temmuz 2008, Cuma   KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER
27 Haziran 2008, Cuma   BU HAVADA, BU ADADA KANSER OLMAK
25 Haziran 2008, Çarşamba   DÜNYANIN DEĞİŞEN FOTOĞRAFLARI
19 Haziran 2008, Perşembe   ÇARESİZLİĞE DENEYİMLİ FARELERİN ÇIRPINIŞI
18 Haziran 2008, Çarşamba   FREKANS KAVGALARI ve YAYINCILIK
17 Haziran 2008, Salı   BELLİ Kİ BU REZALETE KİMSE DUR DİYEMİYOR
14 Haziran 2008, Cumartesi   O GECE
13 Haziran 2008, Cuma   NÜFUS ve RAKAMLARIN ÖTESİNDEKİLER
12 Haziran 2008, Perşembe   AZINLIK HALİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital