Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Futbolcular istediğini aldı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

TÜRK ERKEĞİ PREZERVATİF SEVMEZ

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Ocak 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İnsan evde de olsa, sıkılmaya çok fırsat bulmuyor bu ülkede.

Öyle trajikomik ve not düşülmesi gereken şeyler yaşıyoruz ki, ömrümüzün, gülmek ile ağlamak arasındaki ince çizgide geçtiğini bir kez daha anlıyoruz.

Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan trajikomik bir haber, son birkaç gündür çeşitli yorumların da ana gündem maddesini oluşturdu.

Konu, bir gece kulübüne giden iki Kıbrıslı Rum erkekle, iki konsomatrisin tutuklanmasıydı.

Şimdi olayın neresine baksanız, orasına acı acı gülüyorsunuz öncelikle.

Gece kulüpleri, yıllardır bu ülkenin sorunlarından biri.

Kimse buralarda satranç oynandığına inanmıyor.

Kaldı ki, farklı bir şey iddia eden de yok.

Verilen rakamlara bakıldığında, bu yarım adanın kuzey parçasında, 43 gece kulübü var. Bugün itibariyle bunlardan 40'ı faaliyette.

Bu yarım adanın kuzey parçasının yüzölçümü kaçtır, kaç metrekareye, bir gece kulübü düşer, matematik daha ilginç sonuçlar ortaya koyabilir.

Geçtiğimiz yıl, Prologue Danışmanlık Merkezi, ülkedeki kadın ticaretini gözler önüne seren çarpıcı bir araştırmasını paylaşmıştı kamuoyuyla.

Prologue araştırmasını tamamladığı dönemde faaliyette olan 43 kulüp ve 9 pub'da hizmet veren kadınların rakamı, 336 olarak saptanmıştı.

Bu rakamı ortalama bir gerçek olarak kabul edersek, yetişkin erkek başına, kadın hizmetkar sayısı çok fazla olmasa gerek!

Araştırma sonucunda ortaya çıkan rakamlara göre, ülkede çalışan kadınların %75'i Moldovalılar, %20'si Ukraynalılar, geriye kalanlar da Rusya ve diğer ülkelerden gelenler olarak sıralanıyor.

Salt sosyal bir sorun olarak bakılan ve devletin de üzerinden para kazandığı bu işte çalıştırılan kadınların gasp edilen insan haklarına da dikkat çekiliyordu araştırmada.

Çünkü, kendi ülkelerinde ayda 100 dolar maaş alabilen ve geride bakmakla yükümlü olduğu koca bir ailesi olan, çoğu yüksek eğitimli kadın daha kolay para kazanmanın bir tercihi olarak kullanıyor bu işi.

Yapılan araştırmada aralarında avukat ve doktor olan kadınların olduğu da bilimsel olarak belirleniyor.

En az eğitimliler ise, teknik okul mezunları, ya da, barmaid ve dansçı gibi meslek sahipleri.

Pasaportlarını da teslim bırakıp, 6 aylık sözleşmelerle çalışan bu kadınlar, bu süre zarfında kazandıkları parayı biriktirip, ailelerine bakıyorlar, ya da daha iyi şartlara kavuştuklarına inandıklarında ülkelerine geri dönüyorlar.

Zaman zaman dayak dahil her türlü kötü muameleye maruz kaldıklarını ve şikayet mercilerinin olmadığının altını da çizmek gerekiyor.

Devletin rutin sağlık kontrolü yaptığı bu kadınlar gerektiğinde kontrol altında da tutuluyor. Ancak buradaki iddia, genellikle adaya geldiklerinde sağlıklı bulunan kadınların, zaman içindeki rutin kontrollerde hasta olduklarının saptandığı yönünde.

Burada da aslında hastalıkların kadınlardan değil, erkeklerden yayılım gösterdiği yorumları yapılıyor.

Geçtiğimiz gün, arkadaşlarla konuşurken, içlerinden biri, duyduğu bir hikayeyi anlattı.

İlişki sırasında prezervatif kullanmaya özen gösteren kadınların, patronları tarafından, "Türk erkeği prezervatif sevmez, o istemedikçe kullanmayacaksın" diyerek, kadınları korunmasız ilişkiye zorladığı yönündeydi.

Bu ülkede gece kulüpleri, artık verdikleri hizmetin çarşaf çarşaf reklamını yapabiliyor gazetelerde.

Hizmetin adı ise "yetişkinlere özel eğlence".

Şimdilik ürün kalitesi çok ön plana çıkarılmıyor, ama, böyle gidip rekabet kızışırsa, yakında ürün pazarlamalarıyla çıkacak bu reklamlar.

Şimdi hizmet yasal, hizmeti alan yasak mı, gibi garip bir durum çıkıyor yaşanan son olaydan sonra ortaya.

Prologue'un yaptığı araştırma, büyük yankı uyandırmış, Kıbrıslı Türk ve Rum gazetecilerin de katıldığı çeşitli toplantılarda değerlendirilmiş, konunun vahametine dikkat çekilmişti.

Ancak kendi alanında bir ilk olan bu araştırma, daha ileriye götürülemedi.

Daha da ötesi, devletin ciddi gelir sağladığı bu sektör, sadece, kara bir perde arkasına saklanıp, gidenler "ahlaksız", bekleyenler de "yaşaması gereksiz mahluklar" olarak kazındı, toplumun kafasına.

Oysa, bugün, dünya kadın ticaretinin ve cinsel istismarın her geçen gün artan sancısını çekiyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü rakamlarına göre, silah ve uyuşturucu ticaretinden sonra üçüncü sırada yer alan insan trafiğinde 2,5 milyona ulaşan kurban var.

Dünya çapında elde edilen yıllık gelir ise, 7 ile 12 milyar dolar arasında değişiyor.

Ve maalesef "korsan ada" tanımlamasını unutturamayan bu küçücük ada parçası da bu ticaretin ayaklarından biri.

Prologue Danışmanlık Merkezi verdiği istatistiki bilgilerle, devletin gelirlerini de gözler önüne sererken, kadın ticaretindeki devlet rolüne de dikkat çekmişti.

Verilen rakamlara göre, bu kulüplerin aylık ortalama net karı, 200 bin YTL, 6 ayda 3.5 milyon YTL gelir anlamına geliyor.

Hiç de fena değil!

Şimdi ortada böyle bir tablo varken, çıkıp iki Kıbrıslı Rum'u, gece kulübüne gitti diye tutuklayıp, deşifre etmenin anlamı ne olabilir?

Bu ada parçasında, para karşılığı fuhuş eğer hala suçsa, artık kulüplerden, gece sokak aralarına sıçramış bir gerçek var karşımızda.

Güzelyurt yolunu, Amsterdam'ı aratmayacak renklere büründürürken, karanlık bastırınca şehir içlerine girilemezken, polisin gerçek iş yapması gereken yerde, gerçekleştirdiği son tutuklamalar, işgüzarlıktan öteye gidemiyor, maalesef.

Ve trajikomik hikayelerimize bir yenisini daha ekliyor.

Yoksa, karanlık yüzlerimizden biri olan bu konu üzerine gidecek ne bir medya, ne de devlet duyarlılığı gelişti.

Toplumun ayıp saydığı sessiz korkusunun arkasına saklanıp, yok saymaya devam ediyoruz.

Hepimiz "hizmetinizdeyiz"!!!

   1015 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Temmuz 2008, Cumartesi   AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK
04 Temmuz 2008, Cuma   KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER
27 Haziran 2008, Cuma   BU HAVADA, BU ADADA KANSER OLMAK
25 Haziran 2008, Çarşamba   DÜNYANIN DEĞİŞEN FOTOĞRAFLARI
19 Haziran 2008, Perşembe   ÇARESİZLİĞE DENEYİMLİ FARELERİN ÇIRPINIŞI
18 Haziran 2008, Çarşamba   FREKANS KAVGALARI ve YAYINCILIK
17 Haziran 2008, Salı   BELLİ Kİ BU REZALETE KİMSE DUR DİYEMİYOR
14 Haziran 2008, Cumartesi   O GECE
13 Haziran 2008, Cuma   NÜFUS ve RAKAMLARIN ÖTESİNDEKİLER
12 Haziran 2008, Perşembe   AZINLIK HALİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital