Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yoldan çıkıp takla atan otomobilin sürücüsü öldü
Bebek kürtajla alınacak
Ya yasanız gidecek, ya da siz
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Kemal Sunal, mezarı başında anıldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

BİR EVDEN KAÇIŞ HİKAYESİ

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Ocak 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu aralar sık sık evden kaçıyorum.

Üzerimde oluşan yoğun bir ilgi ve gerektiği şekilde dinlenmem için harekete geçen baskılar ara sıra başkaldırılarını da beraberinde getiriyor.

Kaçıyorum, çünkü her zaman dert anlatmak kolay değil.

Yine de çok uzak değil, bu kaçışlar.

En uzunu bir kaç kilometre.

Geçtiğimiz gün, aylardan sonra ilk normal faaliyetimi gerçekleştirip, evin hemen altındaki parkta yürüyüş yaptım.

Toparlama evresinin ikinci haftasından itibaren hareket eksikliği, kendini daha fazla göstermeye başlıyor.

O zamanlar, duvarların düşman olduğu zamanlar.

Ama park yürüyüşü iyi gelecek belli ki.

Biraz ilgiye ihtiyacı olsa da yemyeşil iç açıcı bir park var, hemen yanımızda.

Kış da gelecek gibi durmadığına göre, bahar modunda yürüyüşler, tam bu zamanlara uygun.

İnsan, nefes aldığını, mesela yoğun duman altında, ancak nefes alışı tehlikeye girdiği zaman algılarmış.

O yüzden bazen bir ağaç kokusunu solumak ve o nefesin farkındalığı için belli şeylerden mahrum olmak gerekebiliyor.

Benim yoğun yasaklarım da şimdilik bu görevi görüyor.

Okullar tatile giriyor artık.

Son hazırlıklarını yapıyor, öğrenciler.

Ben yürürken, muhtemelen son sınavlarına hazırlanan iki genç kız da bir şeyler okuyordu.

Belli ki, stresli bir şey sınavlar!

İkisi de ellerinde birer sigara, harıl harıl sayfaları karıştırıyor.

En fazla 15-16 yaşındalar ama sigarayı tutuşlarından içlerine çekişlerine kadar sıkı tiryaki oldukları belli.

Geçen hafta Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Dairesi ile USAID'in projelendirip, Yöneticilik Merkezi'nin gerçekleştirdiği bir araştırmanın sonuçları yansıdı, basına.

İlk kez ilkokullar da hesaba katılarak yapılan araştırmaya göre, uyuşturucu deneme yaşı, ortaokula inmiş görünüyor.

Sigara ve alkol deneme yaşı ise, ilkokula kadar iniyor.

Deneme oranları, 8'inci sınıf düzeyine geldiğinde daha da yükseliyor. En önemli artış ise alkolde

Sekizinci sınıfta alkol deneyenlerin oranı %33,9 olarak açıklanıyor, araştırma sonuçlarına göre.

Şu bir gerçek ki, gelişen dünyada, gençlerin dili ile verilen eğitim ve belki de sunulan aile yapısı, çoğu zaman buluşmuyor.

Onlar farklı bir kültürel anlayışla, farklı alışkanlıklar geliştiriyorlar.

15 yaşında sigara tiryakisi olan bir genç kız, hayatın diğer alanlarına karşı da bilincini, ona göre şekillendirecektir.

Yoğun olarak kullanılan bir parkta, tesadüfen ortaya çıkan bu görüntü, aslında sık rastlanan görüntülerin de bir özeti.

Yoksa okul kapısından çıkıp, otobüse yürürken sigarasını yakmaya çalışan gençler çok sürpriz bir görüntü değil, bugün.

Bundan çok değil, 15 yıl önce, oldukça dar bir azınlık olan sigara tiryakileri, tuvalet kapılarına bir arkadaşlarını nöbetçi bırakarak, kaçak içerdi sigarasını.

Bugün kaçaklıktan özgürlüğe geçmiş bir durum var ortada.

Artık başta eğitim sistemi olmak üzere, gençlerin hayatın içine alınması için programlar geliştirme zamanı geldi.

Şu bir gerçek ki, zamanının çoğunu, okul, dershane ve özel ders arasında geçiren bu kuşak, aldıkları eğitimle, sorgulama ve düşünme yeteneklerini besleyemiyor.

Tam aksine, ezberci bir düzende, ezber beklentilere farklı şekillerde başkaldırıyor.

Bugün, uyuşturucu deneme yaşı, ortaokul seviyesine kadar düşmüşse ve gençler üniformalarıyla açık alanlarda sigara içecek rahatlığa gelmişlerse, kesinlikle, üzerinde düşünülmesi gereken bir noktadayız demektir.

Ama bunu düşünürken de mesela, sigara içiminin kapalı mekânlarda yasaklanması ile ilgili hala bir uygulama başlatılamaması da akla gelmeli.

Sigaranın kişisel özgürlük sınıfından çıkarılıp, dar ölçekte düşünülmekten vazgeçilmesi gerekmiyor mu hala?

****

Çok sık dışarı çıkmıyorum.

Ama bu kaçışlardan birinde fark ettiğim, Ortaköy Lemar kavşağı'ndaki bozuk trafik ışıkları hala benim gündemimde.

Yaklaşık iki hafta, üzerlerinde kara torbalarla bekleyen bozuk ışıklar, şimdilik, torbalarından kurutuldu.

Bozuk oldukları, yanıp sönen ve "dikkatli geçiş" anlamında kullanılan kırmızı ışıktan belli, şimdi.

Geçtiğimiz gün, kavşaktan geçmeye çalışan bir ambulans, kilitlenmiş trafikte uzun süre, çalan sireniyle beklemek zorunda kaldı.

En yoğun kavşaklardan biri olan bölge, hala tehlikeli bir geçiş noktası olarak durmaya devam ediyor.

Belli ki, hala yetki karmaşasını çözememiş yetkililer.

   1421 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Temmuz 2008, Cumartesi   AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK
04 Temmuz 2008, Cuma   KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER
27 Haziran 2008, Cuma   BU HAVADA, BU ADADA KANSER OLMAK
25 Haziran 2008, Çarşamba   DÜNYANIN DEĞİŞEN FOTOĞRAFLARI
19 Haziran 2008, Perşembe   ÇARESİZLİĞE DENEYİMLİ FARELERİN ÇIRPINIŞI
18 Haziran 2008, Çarşamba   FREKANS KAVGALARI ve YAYINCILIK
17 Haziran 2008, Salı   BELLİ Kİ BU REZALETE KİMSE DUR DİYEMİYOR
14 Haziran 2008, Cumartesi   O GECE
13 Haziran 2008, Cuma   NÜFUS ve RAKAMLARIN ÖTESİNDEKİLER
12 Haziran 2008, Perşembe   AZINLIK HALİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelç...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...

Bilbay Eminoğlu

Bir bardak yeşil çaya ne dersiniz?

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital