|
Bu aralar sık sık evden kaçıyorum.
Üzerimde oluşan yoğun bir ilgi ve gerektiği şekilde dinlenmem için harekete geçen baskılar ara sıra başkaldırılarını da beraberinde getiriyor.
Kaçıyorum, çünkü her zaman dert anlatmak kolay değil.
Yine de çok uzak değil, bu kaçışlar.
En uzunu bir kaç kilometre.
Geçtiğimiz gün, aylardan sonra ilk normal faaliyetimi gerçekleştirip, evin hemen altındaki parkta yürüyüş yaptım.
Toparlama evresinin ikinci haftasından itibaren hareket eksikliği, kendini daha fazla göstermeye başlıyor.
O zamanlar, duvarların düşman olduğu zamanlar.
Ama park yürüyüşü iyi gelecek belli ki.
Biraz ilgiye ihtiyacı olsa da yemyeşil iç açıcı bir park var, hemen yanımızda.
Kış da gelecek gibi durmadığına göre, bahar modunda yürüyüşler, tam bu zamanlara uygun.
İnsan, nefes aldığını, mesela yoğun duman altında, ancak nefes alışı tehlikeye girdiği zaman algılarmış.
O yüzden bazen bir ağaç kokusunu solumak ve o nefesin farkındalığı için belli şeylerden mahrum olmak gerekebiliyor.
Benim yoğun yasaklarım da şimdilik bu görevi görüyor.
Okullar tatile giriyor artık.
Son hazırlıklarını yapıyor, öğrenciler.
Ben yürürken, muhtemelen son sınavlarına hazırlanan iki genç kız da bir şeyler okuyordu.
Belli ki, stresli bir şey sınavlar!
İkisi de ellerinde birer sigara, harıl harıl sayfaları karıştırıyor.
En fazla 15-16 yaşındalar ama sigarayı tutuşlarından içlerine çekişlerine kadar sıkı tiryaki oldukları belli.
Geçen hafta Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Dairesi ile USAID'in projelendirip, Yöneticilik Merkezi'nin gerçekleştirdiği bir araştırmanın sonuçları yansıdı, basına.
İlk kez ilkokullar da hesaba katılarak yapılan araştırmaya göre, uyuşturucu deneme yaşı, ortaokula inmiş görünüyor.
Sigara ve alkol deneme yaşı ise, ilkokula kadar iniyor.
Deneme oranları, 8'inci sınıf düzeyine geldiğinde daha da yükseliyor. En önemli artış ise alkolde
Sekizinci sınıfta alkol deneyenlerin oranı %33,9 olarak açıklanıyor, araştırma sonuçlarına göre.
Şu bir gerçek ki, gelişen dünyada, gençlerin dili ile verilen eğitim ve belki de sunulan aile yapısı, çoğu zaman buluşmuyor.
Onlar farklı bir kültürel anlayışla, farklı alışkanlıklar geliştiriyorlar.
15 yaşında sigara tiryakisi olan bir genç kız, hayatın diğer alanlarına karşı da bilincini, ona göre şekillendirecektir.
Yoğun olarak kullanılan bir parkta, tesadüfen ortaya çıkan bu görüntü, aslında sık rastlanan görüntülerin de bir özeti.
Yoksa okul kapısından çıkıp, otobüse yürürken sigarasını yakmaya çalışan gençler çok sürpriz bir görüntü değil, bugün.
Bundan çok değil, 15 yıl önce, oldukça dar bir azınlık olan sigara tiryakileri, tuvalet kapılarına bir arkadaşlarını nöbetçi bırakarak, kaçak içerdi sigarasını.
Bugün kaçaklıktan özgürlüğe geçmiş bir durum var ortada.
Artık başta eğitim sistemi olmak üzere, gençlerin hayatın içine alınması için programlar geliştirme zamanı geldi.
Şu bir gerçek ki, zamanının çoğunu, okul, dershane ve özel ders arasında geçiren bu kuşak, aldıkları eğitimle, sorgulama ve düşünme yeteneklerini besleyemiyor.
Tam aksine, ezberci bir düzende, ezber beklentilere farklı şekillerde başkaldırıyor.
Bugün, uyuşturucu deneme yaşı, ortaokul seviyesine kadar düşmüşse ve gençler üniformalarıyla açık alanlarda sigara içecek rahatlığa gelmişlerse, kesinlikle, üzerinde düşünülmesi gereken bir noktadayız demektir.
Ama bunu düşünürken de mesela, sigara içiminin kapalı mekânlarda yasaklanması ile ilgili hala bir uygulama başlatılamaması da akla gelmeli.
Sigaranın kişisel özgürlük sınıfından çıkarılıp, dar ölçekte düşünülmekten vazgeçilmesi gerekmiyor mu hala?
****
Çok sık dışarı çıkmıyorum.
Ama bu kaçışlardan birinde fark ettiğim, Ortaköy Lemar kavşağı'ndaki bozuk trafik ışıkları hala benim gündemimde.
Yaklaşık iki hafta, üzerlerinde kara torbalarla bekleyen bozuk ışıklar, şimdilik, torbalarından kurutuldu.
Bozuk oldukları, yanıp sönen ve "dikkatli geçiş" anlamında kullanılan kırmızı ışıktan belli, şimdi.
Geçtiğimiz gün, kavşaktan geçmeye çalışan bir ambulans, kilitlenmiş trafikte uzun süre, çalan sireniyle beklemek zorunda kaldı.
En yoğun kavşaklardan biri olan bölge, hala tehlikeli bir geçiş noktası olarak durmaya devam ediyor.
Belli ki, hala yetki karmaşasını çözememiş yetkililer.
|