Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

EŞİĞE 1 DERECE KALA HÜKÜMET!

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Şubat 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Nihayet giderayak, kış olduğunu hatırlıyor, şubat.

Dün yağan yağmur, uzun zamandır yağmura ne kadar hasret bir kış geçirdiğimizi bir kez daha hatırlattı.

Badem ağaçları en güzel halleriyle baharı çoktan davet etmiş, ama belli ki, bu yıl bahara ve yaza da hasret kalacağız.

Kış aylarının en soğuk olması gereken zamanlarda, baharı o kadar çok yaşadık ki, yazı yaz olarak hayal etmek zor görünüyor.

Bu mevsimde göz alabildiğince uzanan yemyeşil bir örtü olurdu.

Sarıyla yeşilin en güzel halinin buluştuğu, baharı davet eden bu güzellik, bu adada ne yaşanmışsa, en güzeline çevrilebileceği düşüncesini yaratırdı.

Sarı çiçekler yok bu aralar.

Yeşil, bölüm pörçük çok küskün.

Şüphesiz ki, bu yaşadıklarımız, değişen iklim koşullarının sonucu.

Ve geçen yaz dönemi kendini hissettiren yeni durum, bu yıl çok daha açık bir şekilde karşımızda.

Küresel ısınma, bütün dünyanın ana gündemlerinden biri.

Bu konu en çok konuşulan konuların başında geliyor.

Konferanslar, televizyon programları, uluslararası çalışmalar, belgeseller, hatta reklamların bile ana teması, küresel ısınma.

Biz de bu yıl, kuraklık sonucuyla çok daha kesin bir şekilde yaşıyoruz etkilerini, değişen koşulların.

Muhtemelen yaz dönemine girerken, bunaltıcı sıcaklar ve susuzluk, kış döneminde yaşadığımız şaşkınlığın devamı olacak.

Bütün dünyayı etkileyen yeni iklim koşulları, bilim insanlarının araştırmalarıyla, aslında ne kadar ciddi bir dönüşümle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

Yeni koşullardan en fazla etkilenecek bölgelerden biri, Kıbrıs.

Akdeniz ile Hint Okyanusu arasında, sadece 2 derecelik bir ısı farkının kaldığı, yapılan araştırmalarla ortaya konmuş.

32 derecelere varan deniz suyu sıcaklığı, Akdeniz'i tropikalleştirirken, canlı türlerinin de yok olmasına neden oluyor.

Bilim insanları, şu anda Akdeniz'de, Kızıldeniz'den gelen 33 yeni canlı türü tespit etmiş durumda.

Bir süre önce yayınlanan bu sonuçlar, İstanbul Üniversitesi'nin, Suriye ve Kuzey Kıbrıs dahil, Akdeniz'de yaptığı bir araştırmanın sonuçları.

Tuz Gölü, Türkiye'nin en büyük ikinci gölü.

7 yıl içinde tamamen kuruyacağı tespitinde bulunuyor, uzmanlar.

Bölgede çeşitli arıtma çalışmaları yapılıp, önlemler alınmaya çalışılsa da, göl, 18 yılda %60 küçülmüş.

Şimdi başka bir sorun olan kaçak kuyu sorununun önüne geçilememesi durumunda, ki, bu konuda henüz kesin bir sonuç yok, 7 yıllık ömür daha da kısalabilir, Tuz Gölü için.

Resme dikkatli bakarsanız, gölün haritadaki şeklinin ne kadar çarpıcı bir şekle değiştiğini görebilirsiniz.

Değişen iklim koşullarıyla artık yeni haritalar çiziliyor.

Yeni koşullar, ekonomiden yaşam şartlarına kadar her alanı derinden etkiliyor.

Son yayımlanan uluslararası iklim raporuna göre, kuraklıklara ve deniz seviyesinde 10 metreye kadar yükselmelere yol açacak olan eşik, küresel sıcaklıkların 1750'ye göre, 2 derece artmasıyla geçilecek.

Şu anda 0,8 derecelik artış çoktan kaydedilmiş durumda.

Bunun sonrası, su kıtlığı, tarımda verimin düşmesi, denizlerin yükselmesi, ormanların yok olması ve salgın hastalıkların takip edeceği çok başka bir dönem.

Yapılan araştırmalar, Kuzey Kutbu'nun 70 yıl içinde eriyeceğini ortaya koyuyor.

Dünyanın geri kalanına göre iki kat daha hızlı ısınan Kuzey Kutbu buz örtüsü, son 30 yıl içinde, %20 oranında erimiş.

Şüphesiz, bu dehşet verici örnekler çoğaltılabilir.

Ama bunlar bir senaryodan hareketle değil, maalesef bütün dünyanın üzerinde çalıştığı bilimsel veriler ışığında oluşan örnekler.

Bunlar gerçekler.

Peki biz ne yapabiliriz?

Şüphesiz ki, oluşan tabloda en küçük katkı payına sahip olsak da yeni koşullardan en fazla etkilenecek bölgelerin başında geliyoruz.

Şimdiden ilk sert sonuçlarını karşımızdaki kuraklıkla görüyoruz.

Küresel ısınma ile birlikte yeni bir döneme girerken, hükümetin bütünüyle bir program yapması gerekiyor.

Devam edecek olan bu sürecin, susuzluk, kuraklık, tarımda verimsizlik gibi ilk sonuçlarından başlayarak, uzman raporları ve önerileri doğrultusunda gereken tedbirlerin alınması şart.

Bir süre önce, Yakın Doğu Üniversitesi tarafından, küresel ısınma ve çevre sorunları ile ilgili uluslararası düzeyde geniş bir kongre düzenlendi.

En başta siyasilerin ilgisizliği ile hatırlarda kalan kongre sonrasında, ortaya çeşitli öneriler konuldu.

Ancak ne yazık ki, bilimsel veriler, genellikle günü birlik bütçeyi denkleştirme çabalarıyla, siyasi gündeme yenik düşüyor.

Şimdi hükümetin belki de bir kriz masası oluşturarak bilimsel çalışmalara kulak verme ve gerekeni yapma zorunluluğu vardır.

Yoksa, sorunlar büyümeye başlayınca altından kalkması çok daha zor olacak.

   672 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Temmuz 2008, Çarşamba   CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FARKLI BİR RÜYA
08 Temmuz 2008, Salı   EŞEL MOBİL KAVGASI
05 Temmuz 2008, Cumartesi   AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK
04 Temmuz 2008, Cuma   KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER
27 Haziran 2008, Cuma   BU HAVADA, BU ADADA KANSER OLMAK
25 Haziran 2008, Çarşamba   DÜNYANIN DEĞİŞEN FOTOĞRAFLARI
19 Haziran 2008, Perşembe   ÇARESİZLİĞE DENEYİMLİ FARELERİN ÇIRPINIŞI
18 Haziran 2008, Çarşamba   FREKANS KAVGALARI ve YAYINCILIK
17 Haziran 2008, Salı   BELLİ Kİ BU REZALETE KİMSE DUR DİYEMİYOR
14 Haziran 2008, Cumartesi   O GECE



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital