Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Önce dövüldü, sonra tecavüze uğradı
Evrim kazası: Platypus
Okulları grev vurdu
Çin'i deprem vurdu: Binlerce ölü
Ambargoları reddediyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Almanya'dan Okan Ersan'a müthiş teklifler [2]

VE BİTTİ...

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Mayıs 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu sefer yaklaşık 2 hafta geçti son yazının üzerinden.

Biraz bahardan, biraz gündemin usanmışlığından, ama, en fazla da bir son sürecin zorluğundan yaşandı, ayrılık bu kez.

Yaklaşık 6 ay önce, bu köşeden, çok da hoş olmayan bir deneyim paylaşmıştım sizlerle.

Ve sizin desteğinizle de bu zorlu 6 aylık süreç daha kolay geçti.

Şimdi o sürecin sonu işte!

23 Nisan'da verilen son kemoterapiyle, tedavi tamamlandı.

Bu zaman içinde en fazla uçaktan ilk adımı atıp, havayı kokladığımda iyileştim.

Bir keresinde, Sayın Başbakan, "döndüğünde özlediğini hissediyorsun değil mi bu ülkeyi" diye sormuştu.

Her gidişte özleyip, her dönüşte hasret kalacak kadar çok sevdim buraları, 6 ay boyunca.

Bu ülke öyle birşey ki, insan çok kolay ırkçı olabilir.

Çok kolay unutabilir dünyanın geri kalanını, buralarda baharın kokusunu duyduğu anda.

Ve kışın yağmur düştüğünde herşeyi bağışlayabilir.

Yazın kendini unutabilir denize sarhoş zamanlara dalıp giderek.

Dün, son ilave ilacımı da aldım ve uzun bir süre olmasını ümit ettiğim bir zaman, veda ettim, iğnelerle ilaçlara.

Sevgili Cenk, "biz hep yanında olacağız ve batan her iğnenin acısını paylaşacağız" gibi bir cümle kurmuştu, bu sürecin başında, köşesinde.

Gerçekten de batan her iğnenin acısının bir şekilde paylaşıldığını hissedecek kadar şanslıydım, ne mutlu ki.

Ama sadece 6 ay içinde, kaç kişinin, şanslarını farketmeye fırsat bulamayacak kısa bir savaşta yenik düştüğünü görecek kadar da şanssız!

Sadece 6 ay içinde, şimdiki ve geçmiş deneyimlerini paylaşan o kadar çok insan tanıdım ki, adını telafuz etmekten korktuğumuz kanserin, grip kadar yaygın bir deneyim olduğunu bir kez daha yaşayarak gördüm.

Ve bizim ülke olarak yapmamız gereken daha ne çok şey olduğunu bir kez daha hatırladım.

Şimdi, 2 hafta sonra bitecek olan görüşme yasağı ile tekrar sosyalleşme özgürlüğüne kavuşuyorum.

Televizyona dönmek için birkaç aya daha itiyacım var, ama, arkadaşlar o kadar yakınımdaydı ki, ayrılmış gibi hissetmedim hiç kendimi.

Tekrar normal hayatın akışına kaptırmak, biliyorum ki, güzel olacak.

Hayat bazen öğrenemeyeceklerinizi kendi öğretebiliyor.

Şanslıysanız, öğreniyorsunuz.

Çünkü her yaşanmışlık ayrı bir öğreti.

Ve yaşanmışlıkları öğrenerek biriktirmek de en zor iş.

Önemli olan, herşeyiyle, hayatın içinde çoğalabilmek.

Yaşanmışlıkların tüketmesine inat, çoğalıp çoğaltabilmek.

Yoksa, o kadar çok şey tüketiyoruz ki, hayatın içinde.

Tükenen zaman, işin küçük ayrınıtsı.

Tükettiğimiz onca dostluk, mutluluk, sevgi, heyecan ve aşk varken.

Bütün bunlar arasında kendimizi tüketirken, hiç çoğalıp çoğaltamazken, geçen zaman küçük bir ayrıntı olarak kalıyor, oyunda.

Sonsuzluğa odaklanmak değil, bazen kısacık anların tadına varabilmek oysa, önemli olan.

Yoksa insanoğlu sonsuza kadar yaşamak ister, elinde sihirli bir değneği olsa.

Her aşık, aşkı sonsuza dek yaşasın, hiç bitmesin.

Her sevgili, sonsuza kadar birlikte olsun ister de geçirdiği zamanı yaşamayı unutur, çokluğuna takılıp kalırken.

Genç görünmek için önemli bir pazar yaratacak kadar önemser yaşamın içinde geçirilecek zamanın uzunluğunu.

Her geçen gün, devasa rakamlara ulaşan Pazar da genç görünmenin formüllerini sunarken, hayatın içinde genç durabilmenin formülünü satamıyor.

Kimse yeni doğmuş kalamıyor hayatın içinde.

Oysa herkes kendi Tanrısı, kendinin ve hayatının.

Önemli olan Tanrılığını da hatırlayabilmek.

Ve var kalabilmek için savaşırken, kendini yaratabilmek.

   256 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
13 Mayıs 2008, Salı   YA EĞİTİM HAKKI?
10 Mayıs 2008, Cumartesi   NEDEN KANSER OLUYORUZ Kİ?
09 Mayıs 2008, Cuma   1 MAYIS'IN ARDINDAN
08 Mayıs 2008, Perşembe   DENİZLER GİDERKEN HATIRLA SEVGİLİ
19 Nisan 2008, Cumartesi   ERGENEKON ve KIBRIS
17 Nisan 2008, Perşembe   KÜBA'DAN KIBRIS'A BİR UZUN YOL
16 Nisan 2008, Çarşamba   LEFKOŞE DEMEYE ALIŞACAK MIYIZ?
13 Nisan 2008, Pazar   FENER MAÇINDA CHELSEA'Lİ OLMAK
12 Nisan 2008, Cumartesi   HAYVAN HAKLARININ GELİŞTİRİLMESİNİ DE TALEP EDEBİLMELİYİZ
11 Nisan 2008, Cuma   AÇIK SUÇ DUYURUSU



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2550 1,2700
1 STERLİN 2,4500 2,4780
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

NEDEN SUÇLU CENNETİ OLDU BU ÜLKE?

Hasan Hastürer

Lokmacı Kapısı evlat, Ledra Palas üvey evl...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Akay Cemal

Anlaşılmaz tuhaf işler...

Ahmet Tolgay

HER ANNE BİR ŞİİRDİR... (*)

Bilbay Eminoğlu

Pahalılık yok!

Necdet Ergün

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası

Dilek ÇETEREİSİ

Tilki rüyasında "fericik" görürmüş...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Elektrik hatlarındaki “gerilim”...

Aysu Basri

YA EĞİTİM HAKKI?

Sevilay SADIKOĞLU

Sen Kaderimsin...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

İki şehrin hikâyesi

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Ata ATUN

RUMLARIN YENİ TEZGAHI

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

Yok Cemelin Devesi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital