Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
64 bin 552 alışveriş
2 bin ağaç elektrik kurbanı
HSBC kriz içinde atılım yaptı
Bağcıl'ın 4. yabancısı Enio Da Silva
Haftalık yıldız falınız
Türkiye ikinci yarıda: 2-1
Futbolda alt yapı antrenörleri belirlendi
Sabri Ugan spor yazarları ile buluştu
TRİO
Küba Büyükelçiliği konusunda Güney'deki tartışma sürüyor

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [2]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [2]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [3]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [3]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [4]



KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Temmuz 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Temmuz birçok önemli konuyu içinde barındıran olaylara sahne oldu.

   Hepsi de Kıbrıs sorununun kaderinde rol oynayacak türden olaylara, üstelik.

   Talat ve Hristofyas'ın 4 buçuk saatlik gergin olduğu anlaşılan görüşmesi, federasyon temelinde bir çözümü işaret ederek, "tek egemenlik, tek kimlik" uzlaşısıyla sona erdi.

   Yapılan açıklama ve yorumlardan anlaşıldığı kadarıyla, her iki taraf da masada kalmak adına, önemli bir kararlılık gösteriyor.

    Bundan sonraki durak ise, yine anlaşıldığı kadarıyla, Eylül'de karşılıklı müzakereleri başlatacak bir buluşmayı getirecek.

    1 Temmuz'da Talat ve Hristofyas görüşmesinin hemen arifesinde, Türkiye'de Ergenekon operasyonu kapsamında önemli gözaltılar yaşandı.

    İlk kez askeri tesislere girilerek hatta kapı kırılarak yapılan operasyonlarda, yine ilk kez, önemli isimlere dokunuldu.

    Emekli orgenerallerin tutuklanarak gözaltına alınması, bunların darbe niyetiyle suçlanması, Türkiye için önemli bir dönüm noktasıdır.

   Türkiye, şimdi bu tutuklamaların ardından, AKP'nin ilerleyen kapatılma sürecinde artık kılıçlarını şakırdatma durumunu yaşıyor.

    Liderlerin görüşmesi de işte bir anlamda bu kılıç sesleri arasında gerçekleşti.

    Bütün bunlar olurken, Türkiye'nin tam üyeliği konusunda ciddi sıkıntıları olan Fransa, 1 Temmuz'da dönem başkanlığını devraldı.

    Başkentin simgesi Eiffel Kulesi, 1 Temmuz'dan itibaren, AB bayrağı şeklinde ışıldıyor.

    Mavi zemin üzerine, ilk üyeleri simgeleyen 12 altın yıldız.

    21 Mart mutabakatına göre, iki lider 21 Haziran'da müzakereleri başlatma konusunda anlaşmışlardı. "...Şu andan itibaren 3 ay içinde..." ifadesiyle okunan ortak mutabakat metinine rağmen, bu görüşme sürekli ertelendi.

   İçerde ciddi bir muhalefet kıskacında olan yeni başkan Hristofyas, bir plana hayır deyip, AB üyesi olan bir ülke lideri olarak, henüz kendine manevra alanı açmakta zorluklar yaşıyor.

   DİSİ gibi güçlü bir desteği olmasına rağmen, DİKO ve EDEK ile işbirliği, onların muhalefetini kırma noktasında tutuklaştırıyor, Hristofyas'ı.

    Üstelik, Türkiye bu kadar kritik bir eşikte dururken, sürecin ilerlemesini beklemek, bir anlamda siyasi bir kart olarak duruyor ortada.

   AKP muhtemelen kapatılacak.

   Erdoğan muhtemelen yeni bir parti ile yola devam edecek.

   Zaten fiili olarak kesilen AB süreci, Fransa dönem başkanlığında muhtemelen iyice gerilecek.

   2009'da tekrar değerlendirilecek olan limanlar konusu daha kritik bir başlık halini alacak.

   Olasılığı yüksek bu muhtemel gelişmeler ışığındaki her türlü senaryoda, Türkiye'de önümüzdeki günlerin ciddi bir kaos dönemi getireceği kesin.

    Kıbrıs dışında yaşanacak bu önemli dönüm noktaları, şüphesiz ki, Kıbrıs sorununun çözüm sürecini de etkileyecek.

   Uzun bir süredir çözüm konusunda ciddi bir heyecan yok, buralarda.

   Masayı kurmaya çalışan Cumhurbaşkanı Talat, yalnız.

   1 Temmuz görüşmesi sonrasında ilan edilen karşılıklı uzlaşı DP, UBP ve Sn Denktaş tarafından kınandı.

   Türkiye basınında Talat'ı eleştiren haber ve yorumlar gündeme geldi.

   Buna karşılık çözüm konusunda irade ortaya koyan siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin sesi çıkmadı.

    İlk açıklama sadece CTP ve BKP'den geldi.

    Öyle ki, Talat yaptığı açıklama ile tek egemenlik konusuna açıklık getirme zorunluluğu hissetti.

   Oysa bugüne kadar mücadelesi verilen federal çözüm temelinin ana unsurlarından biri, tek egemenlik, tek kimlik konusu.

   Yeni değil.

   Evet denilen Annan Planı'nın ana felsefesi.

   Özellikle Türkiye bu kadar kıran kırana bir hesaplaşmaya girmişken ve çözüm için son denilen bir süreç yaşanırken, masayı kurmaya çalışan Cumhurbaşkanı bu kadar yalnız bırakılmamalı.

    Cumhurbaşkanı Talat'ın halka ve halkın desteğini körükleyecek sivil toplum örgütlerine ihtiyacı var.

   Masada yalnız bırakılan bir lider ne denetlenir ne de cesaretlendirilir.

   Uzun zamandır yaşanan ekonomik çıkmazın ve yeni zamlarla düzenlemelerin de etkisiyle CTP ve sivil toplum arasında tırmanan gerginlik, maalesef çözüm sürecine desteği ve cesaretlendirmeyi de gölgeliyor.

    Oysa çok uzun zamandır çözümsüzlüğün getirdiği kısır sorunların darboğazında savruluyoruz. Verilen kavgaların temel sebebi ise yine çözümsüzlük.

    Nüfus sorunundan ekonomik çıkmazlara kadar giderek büyüyen gerçek tehditler var karşımızda.

   Ve biz bugün Hristofyas ya da Rum politikalarını suçlamadan önce, çözüm sürecinin desteklenmesini sağlamakla da mükellefiz.

   Kıbrıs sorununda bu kadar etkili bir aktör, böyle bir kritik eşikten geçiyorsa, Rum tarafının en azından iç siyaset açısından, beklemeyi seçmesinden doğal bir şey olamaz.

   Ancak gerçek çözüm niyeti beklemeyi kabul edemez.

   İşte şimdi bu niyetlerin cesaretlendirilip, sürecin ne kadar desteklendiği, hepimizin kaderini çizecek.

   Bu kez iki lider arasında kopacak görüşmelerin sorumluluğu, aynı ölçüde bu süreci yeterince desteklemeyen her kesimin olacaktır.

    Zaman liderlerin liderlik yeteneklerini kullanma, halk desteğinin de uyanıp, uyandırılma zamanıdır.

   450 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ
10 Ekim 2008, Cuma   ÖLMEDEN GÖREBİLECEKLER Mİ?
09 Ekim 2008, Perşembe   AVRUPALILIK KAÇ PARA?
08 Ekim 2008, Çarşamba   DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU
07 Ekim 2008, Salı   KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİREN YASA
27 Eylül 2008, Cumartesi   Eylüle veda ederken
26 Eylül 2008, Cuma   Anayasa Mahkemesi ve Cumhurbaşkanı'nın Sorumluluğu
25 Eylül 2008, Perşembe   NE KORUYABİLİYORUZ NE DE KURTULABİLİYORUZ AMA BATIYORUZ
24 Eylül 2008, Çarşamba   TABİBLER BİRLİĞİ YENİ YÖNETİMİNİN DÜŞÜNCELERİ
23 Eylül 2008, Salı   TABİBLER BİRLİĞİ ESKİ YÖNETİMİ'NİN DÜŞÜNCELERİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

HAZIRLANIYORUZ...

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Unutmadan, sesimiz kısılmadan....

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Biraz da okuyucu konuşsun... Türk emlaki n...

Ahmet Tolgay

KÜRESEL KRİZ GELİP ÇATTI... ÇIKIŞ YOLLARI ...

Bilbay Eminoğlu

İnsanı ağlarken bile güldüren adam: Mağusa...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital