|
Görülüyor ki, güzel insanımız yıllardır yaşadığı badirelere karşın, kendisini güzel yapan erdemlerini yitirmemiş.
Ergün Aydoğan kardeşimizin, "Bu yazıyı mutlaka okuyun" başlığı altında köşemde yayımladığım, unutulmuşluğuna feryadını yansıtan mektubunu, sağ olsun herkes ilgiyle okudu...
Çoğu kişinin yüreği sızladı, gözleri yaşardı...
Telefon açtılar, nasıl yardımcı olabileceklerini sordular...
Kimisi, "Az önce emekli maaşımı aldım, olduğu gibi Ergün'e vermek istiyorum" dedi....
Kimisi, bir zarfa para koyup, adıma gazeteye bıraktı.
Ergün'ü de arayanlar olmuş.
Nasıl yardımcı olabileceklerini sormuşlar, para yardımında bulunmak istemişler.
Telefon açtı bana, nasıl da sevinmiş...
Gözlerinin içinin güldüğünü görür gibi oldum.
"Böyle bir ilgi beklemezdim abi" dedi.
Ama ben bekliyordum; yaşama tutunma çabalarında, insanımızın onun elinden tutacağını biliyordum.
İşte insan budur.
Yaşam, hep sakin bir deniz sessizliğinde sürmüyor... Bazen, Ergün'ün yaşamı gibi dalgalarla, fırtınalarla altüst oluyor... Zorluklar, sıkıntılar art arda diziliyor.
Farkında değiliz ama aslında sınavdan geçiriliyoruz, uyarılıyoruz...
Yardıma muhtaç insanların elinden tutalım diye...
İnsanlık budur işte.
***
Ergün'ün mektubunu köşemde yayımladıktan sonra Gazeteciler Birliği'ndeki arkadaşlarla konuştum.
Bir bankada hesap açtırıp yardım kampanyası başlatmaya karar verdik. Bunun yasal gereklerinin pazartesi gününe kadar tamamlanmasının ardından kamuoyuna nasıl yardımda bulunabileceğini duyuracağız.
Para miktarı hiç önemli değil... Beş on YTL bile bir katkıdır. Yeter ki, gönlü arzu eden gönlünden kopanı versin.
Benimle konuşan ve para yardımında bulunan bazı dostlar, adlarının yayımlanmasını bile istemediler.
"Kim olduğum önemli değil; önemli olan, çaresizlik içinde kıvranan bu arkadaşımızın tedavisinde bizim de bir katkımızın olmasıdır" dediler.
Bu arada arkadaşlarımız Sağlık Bakanlığı'na gidip Ergün'ün durumuna ilişkin bilgi aldı.
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Sayın Asaf Şenol, güzel şeyler söyledi arkadaşlarımıza. Daha sonra ben de konuştum onunla. Ergün'ün, bakanlığın takibinde olduğunu, tedavisi için gerekenlerin yapıldığını ve yapılmakta olduğunu,
karaciğer naklinin ücretinin bakanlık tarafından karşılanacağını söyledi.
Sayın Şenol, dün bu konuda e-posta aracılığıyla kısa bir de açıklama gönderdi.
Aynen aktarıyorum:
"Sayın Bilbay Eminoğlu
26 Şubat ve 27 Şubat 2008 tarihlerinde Kıbrıs Gazetesindeki 'Günün Yorumu' köşenizde yayınlamış olduğunuz "Bu mektubu mutlaka okuyun" başlıklı yazılarınızı dikkatle okuduk.
Yazıda bahsedilen Avukat Ergün Aydoğan ile ilgili, Sağlık Bakanlığı olarak bu güne kadar yapılanlar ve bundan sonra izlenecek yol konusunda sizleri ve kamuoyunu bilgilendirme gereğini duymuş bulunuyoruz.
Sayın Ergün Aydoğan, bakanlığımız tarafından uzunca bir süredir takip ve tedavi edilen bir hastamızdır. Hastamız bu gün itibarı ile karaciğer nakli yapılması gereken bir hastadır. Bakanlık olarak Ergün Aydoğan'ı son iki yıl içerisinde gerekli olan karaciğer naklini yaptırabilmesi için Sağlık Kurulu kararı ile dört kez Türkiye'ye göndermiş bulunuyoruz. Ancak her seferinde farklı farklı nedenlerle karaciğer nakli yapılamamıştır.
Hastamız halen karaciğer nakli listelerinde yer almaktadır. Bakanlığımız uygun karaciğer bulunması halinde daha önceleri olduğu gibi Sayın Ergün Aydoğan'ı hemen nakil için Türkiye'ye gönderecektir.
Söz konusu nakil için gerekli olan ücret ise bakanlığımız tarafından karşılanacaktır.
Duyarlılığınıza teşekkür eder, saygılarımı sunarım.
Asaf Şenol
Müsteşar
Sağlık Bakanlığı.
***
Ergün Aydoğan'a uygun karaciğer bulunması halinde yapılacak operasyonun ücretinin Sağlık Bakanlığı'nca karşılanacak olması sevindirici. Ama asıl sevindirici haberi, uygun karaciğer bulunması ve başarılı bir operasyonla Ergün'e nakledilmesiyle almış olacağız. Dualarımız onunla... Dileğimiz kısa zamanda iyileşmesi, sağlığına kavuşması.
Uzak olmayacağına inandığımız o güzel güne kadar, Gazeteciler Birliği olarak ona sahip çıkma kararlılığındayız.
Başta barodaki arkadaşları olmak üzere, hayır kuruluşlarımızın, hayırsever insanlarımızın da aynı ilgi ve duyarlılığı göstereceğinden eminiz.
Yukarıda da işaret ettiğim gibi para miktarının hiç önemi yok. Damlaya damlaya göl olur. Yeter ki, belki de en temel gereksinimlerini bile karşılamayan bin YTL'nin biraz üzerindeki sosyal sigorta maaşının yanında ona acil bir durumda kullanabileceği bir miktar para sağlayabilelim. Bu ona maddi destekten çok moral verecektir... Yaşamdan kopmama azmine güç katacaktır.
Ergün kardeşimizin trajik öyküsünü anlattığı mektubunun köşemde yayımlanmasının hemen ardından, büyük ilgi ve duyarlılıkla acılarını yürekten paylaşan, ona para yardımında bulunan, başlatacağımız kampanyaya maddi destek vereceklerini söyleyen tüm güzel insanlarımıza sonsuz teşekkürler.
|