|
Geçen hafta cuma günü döviz yine patladı...
Bir "tsunami" tehlikesi daha atlattık.
Dua edelim, bunun ardından daha şiddetlisi gelmesin.
Ekonomistlere göre, 2009 sonuna kadar tehlike var.
Yandık demek!
Dolar halen 1,2530, euro 1,9280, sterlin 2,5180 seviyelerinde.
Dalgalanma biraz duruldu gibi ama önümüzdeki günlerde ne olur bilinmez.
Döviz borçlusu vatandaş tedirgin.
Dövizin ateşi düşürülemezse, bu son dalgalanmayla YTL bazında uğradığı kayıp daha da artabilir.
***
Neymiş...
Küresel kredi piyasalarında görünüm kötüleşmiş...
Bu durum ABD ekonomisinde zayıflık işaretleriyle bir araya gelince yatırımcıları tedirgin etmiş ve ABD'nin resesyona gireceğine ilişkin haberlerle bütün dünyada satış eğilimi artmaya başlamış.
Ekonomi dilinden ne anlarız, anlasak da ne yazar.
Anladığımız, hemen her şeyin dövize endeksli olduğu ülkede cebimizdeki paranın giderek eridiğidir.
Tabii, dolar bazında hesaplanan milli gelirimiz de düşüyor.
Peki ne yapacağız?
Yapabileceğimiz bir şey yok
Elimize geçen parayla durumu idare edeceğiz.
Ülkede fazla bir pahalılık yok zaten!
Baksanıza, Devlet Planlama Örgütü geçen ayın hayat pahalılığını yüzde 0.6 olarak belirlemiş.
Demek ki, bizdeki fiyatlar Türkiye'de olduğundan daha ucuz!.
Orada aynı ayın hayat pahalılığı yüzde iki olarak ilan edilmiş.
***
Ev ya da araba, beyaz eşya derken, vatandaş büyük miktarlarda döviz borcuna girdi...
Çocuk okutuyorsa üniversite harçlarını euroyla, dolarla ödüyor...
Çarşı pazarda daha yığınla ev eşyasının yanında marketlerdeki bazı malların fiyatları da dövize endeksli.
Kurlarda bir ara görülen düşüşe bakarak, "belki erken öderim de borçtan kurtulurum" umuduna kapılan millet,
şimdi kara kara düşünüyor.
Bakmayın siz ülkedeki görece zenginliğe.
Memur kesiminin, dar ve sabit gelirlilerin, on binler olarak telaffuz edilen döviz borcu var.
Döviz kurlarında son haftalarda görülen yüzde 8 dolayındaki artışın insanımızın belini bükeceği, bunun yanında ekonominin daha da durgunlaşacağı açıktır.
Yolda olan zamlar ayrı bir dert.
Dövizin tırmanışını sürdürmesi halinde bunun bir çok mal ve hizmete yansıyacağı, etiketlerin yukarılara çekileceğini söylemeye gerek yok herhalde.
Fiyatlar yukarıya çekildi mi kolayına indirilmez de.
Döviz kurlarının en düşük seviyelerde seyrettiği dönemlerde bile hangi malın fiyatının indirildiği görülmüştür.
***
Kim ne derse desin...
Döviz kurlarında, bazen aşırıya da kaçan dalgalanmalardan etkilenmemiz kaçınılmazdır.
Umut ve temennimiz, döviz patlamalarının "tsunami"ye dönüşmemesi.
Vatandaş; "Ya daha beteri olursa?"diye soruyor.
Beterin beteri de olsa yapabileceğimiz bir şey yok.
Meğer ki, Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulunsun ve istikrarlı bir para birimine sahip olalım.
Bu, bizim için hala bir hayal.
|