Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yeni giysiler yeni bir hayat
Yeni kabine ağustosta
Talat: Yıl sonuna kadar çözüm olabilir
Güzeller bu çatıya güvendiler
Başkentte köşe başı keyfi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Kulağınızda bulunsun

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Mart 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Anlaşılan, bundan sonra marketlere elimizde bir listeyle gitmek zorunda kalacağız.

Yanlış anlamayın...

Sözünü ettiğim liste, bazılarımızın zaman zaman yaptığı gibi, marketlerden mutfak gereksinimlerimizi karşılarken ne alacağımızı unutmamak için bir kağıt parçasına yazdığımız malların listesi değil.

Ya ne listesi?

Kanserojen katkı maddeleri listesi.

Alacağımız hazır gıda maddesinin, bir takım rakamlarla ifade edilen kanserojen katkı maddesi içerip içermediğine bakacağız.

Bu listeden bir tane de buzdolabının kapısına ya da mutfağın bir köşesine asacağız.

Bazı gıda maddelerini yanlışlıkla almış olabiliriz.

Tüketmeden önce bir daha kontrol edeceğiz.

Ve 'şüpheliler', 'tehlikeliler' ya da 'en tehlikeliler' sınıfına giren kanserojen bir şeyler almışsak ya geri vereceğiz

ya da çöpe atacağız.

Söz konusu maddeler uzmanlarca beş sınıfa ayrılmış:

Zararsızlar, şüpheliler, tehlikeliler, kanserojenler ve en tehlikeli kanserojenler diye.

Her sınıfın ayrı ayrı rakamları var.

Zararsız olarak tanımlanan katkı maddesi rakamları yaklaşık 80 tane.

En tehlikeli kanserojen katkılar ise E harfli altı, üç sayılı rakamla gösterilmiş:

"E330, E250, E300, E320, E223, E322"

***

Böyle yazdığıma bakmayın, bu işin gerçekten şakası yok.

Dünkü KIBRIS'ta haberi gördünüz herhalde...

Piyasada satılan hazır gıda ürünleri içerisindeki bazı katkı maddelerinin insan sağlığına ciddi derecede tehlikeli olduğu belirtildi.

Hacettepe Üniversitesi'nin yaptığı araştırma sonuçlarına göre, bilinçsizce tüketilen hazır gıdaların içerisindeki katkı maddeleri kanser, kalp hastalıkları, damar hastalıkları gibi insan hayatını tehdit edici rahatsızlıklara yol açıyor.

Bir de kalkıp da 'kanser vakaları, kalp ve damar hastalıkları arttı, ölümler en çok bu hastalıklardan kaynaklanıyor' demez miyiz?

Yıllardır kim bilir ne kadar 'E330' ya da başka E300'lü kanserojenler tüketmişiz.

***

Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı, sevgili dostumuz Raziye Kocaismail, Hacettepe Üniversitesi'nin yapmış olduğu çalışmanın, daha da geniş alana yayılarak, vatandaşların bilgilendirilmesi için kullanılması gerektiğini vurguladı.

"Her vatandaşın buzdolabında ya da mutfağının bir köşesinde bu zararlıların listesinin asılması gerekir" diyen Kocaismail, çalışmayı sonuna kadar desteklediklerini söyledi.

Raziye Hanım'a yürekten katılıyoruz, bu alandaki çalışmaları biz de destekliyoruz.

Ne var ki iş bununla bitmiyor.

Tehlikeden korunmak yerine o tehlikeyi ortadan kaldırmak daha akılcı bir iş olmaz mı?

Tamam; tehlikeden korunalım da nereye kadar?

Bu potansiyel tehlikeye karşı daha ne kadar direneceğiz, daha doğrusu direnebileceğiz?

Özellikle E123 ve E110 katkı maddesi içeren gıdalar, başta ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, Japonya olmak üzere bir çok ülkede yasaklanmış.

Peki biz ne yapıyoruz?...

Bu gıdalar ülkemize nasıl giriyor ve serbestçe satılıyor?

İlgililer, bazı katkı maddelerinin kanserojen olduğunu yeni mi öğrendi?

***

Konunun ciddiyeti ve ivediliği ortada...

Ve uzmanların tartışma götürmez bulgu ve uyarıları, halktan çok halkın yöneticilerinin önlem almasını gerektiriyor.

Önce ilgililer görevini yapacak, halk da gönüllü denetleyiciler olarak ilgililere yardımcı olacak

Yoksa vatandaş, kanserojen maddeler listesini sürekli cebinde taşıyacak kadar konuya duyarlılık gösterecek olsa bile bu görünmez tehlike ortadan kaldırılmaz.

Kaldı ki, uzmanların gıda güvenliği konusundaki uyarılarını, başta gençler olmak üzere halkın çoğunluğunun umursamadığı görülüyor.

Uzmanlar, doğal olmayan koşullarda yetiştirilen sebze ve meyvelerin de kanser riskini artırdığını söylüyor.

Ama görüyorsunuz aldıran yok. Evine , sera ürünü olduğunu bile bile domates, salatalık götürmeyen mi var?

Zaten, "onu yemeyin, bundan sakının, şundan uzak durun" uyarılarıyla insanlar da ne yapacağını şaşırdı.

Yadsınamayacak gerçek şu:.

Ülkemizde kanser vakaları, kalp ve damar hastalıkları ve buna bağlı ölümlerde artış var.

Ve bunda yediklerimizin içtiklerimizin de etken olduğu tartışılamaz.

Beğensek de beğenmesek de uzmanların uyarılarını dikkate almakta yarar var.

Aksi halde rasgele yaşamış oluruz.

   376 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
25 Temmuz 2008, Cuma   Haydi hayırlısı
24 Temmuz 2008, Perşembe   -Acele ambulans gönderin! -Gönderemeyiz! Ambulansın önünde araba var, çıkamaz!
23 Temmuz 2008, Çarşamba   Ne sihirdir ne keramet, el çabukluğu marifet
22 Temmuz 2008, Salı   Neler olacağını hep birlikte bekleyip göreceğiz
20 Temmuz 2008, Pazar   1974'ten birkaç yaprak
19 Temmuz 2008, Cumartesi   Ne olacak bu memleketin hali diye söylenmeye devam!
18 Temmuz 2008, Cuma   Ne hallere düştük
17 Temmuz 2008, Perşembe   Yol kenarlarındaki ağaçlara da göz diktiler
16 Temmuz 2008, Çarşamba   Gazimağusa'daki utanç tablosu üzerine...
15 Temmuz 2008, Salı   Neden dokunulamıyor o ucube yasaya?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1971 1.2055
1 STERLİN 2.3775 2.3952
1 EURO 1.8759 1.8891



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KRİTİK GÖRÜŞME

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Güven aşağı, öfke yukarı doğru giderken...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar 25

Akay Cemal

Hadi kolay gelsin! Ama...

Ahmet Tolgay

Suda bireysel çözümler...

Bilbay Eminoğlu

Haydi hayırlısı

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Cilt kanseri ve risk faktörleri

Dr. Umut Altunç

Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey

Aysu Basri

SİSTEMİN BİZE KAYBETTİRDİKLERİ

Sevilay SADIKOĞLU

İçimizden biri: Arif Albayrak

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Suç ve ceza

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

MESLEK SEÇİMİ

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?

Osman Ertuğ

Basın yoluyla müzakere (1)

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

RUM SİYASİLERDEN AL DOĞRU HABERİ

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Su Kıtlığı Üzerine

Harid Fedai

Osmanlılardan Vatan Sevgisi

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital