|
Düşünün...
Bir yarışma yapılmış ve çocuğunuz dereceye girmiş...
Başarılı olan arkadaşlarıyla birlikte madalya alacak.
Mezun olduğu okuldan diploma alır gibi.
Sevinçlidir, gururludur.
Sizin bunu sıradan bir olay kabul edip sevincine kayıtsız kalmanız mümkün mü?
Aylarca azimle çalışmasının semeresini alırken onun yanında bulunup gururuna ortak olmaktan kaçınabilir misiniz?
Heyecanla gidiyorsunuz ve sabırsızlıkla adının anons edilmesini bekliyorsunuz.
Onu, kürsüde gururla durur ve size tebessüm ederken hayal ediyorsunuz.
Bir bir geliyor ve kürsüye çıkıyor çağrılanlar...
Göğüslerine madalyaları takılıyor.
Bir türlü adı duyulmuyor çocuğunuzun...
Daha da sabırsızlanıyorsunuz.
Hatta endişelenmeye başlıyorsunuz, bir aksilik mi var diye.
Ve korktuğunuz başınıza geliyor.
Çocuğunuz madalyasını almadan tören sona eriyor.
Hayretle ne oldu diye soruyorsunuz...
Birileri çıkıp size, geriye kalan madalyaların okullara gönderileceğini söylüyor.
Neden diye soruyorsunuz; verdikleri yanıt sizi adeta isyan ettiriyor.
Bu iş uzayacakmış, görevli bayanın listelere bakmaktan gözleri yorulmuş.
Tamam da, yerine bakacak başka birisi yok mu?
Yok herhalde...
Çaresiz, çocuğunuzla birlikte oradan ayrılıyorsunuz...
Sinir kesilerek.
***
Önceki akşam gazeteye, annesiyle birlikte bir bayan okurum geldi...
Sinirli bir halleri vardı, belli ki bir olaya canları sıkılmıştı.
O sırada tesadüfen bahçeye çıkmıştım.
Genç kadın beni görünce, "Bilbay Abi seni gökte ararken yerde bulduk" dedi
Hayrola diye sorunca, daha içeriye girmeden anlatmaya başladılar.
Meğer, yukarıda sözünü ettiğim ve ilgililer kusura bakmasın ama gayri ciddilik olarak tanımlanabilecek durumla karşılaştılar.
KKTC Atletizm Federasyonu tarafından düzenlenen yıllık faaliyet programı kapsamında yer alan "15 Yaş Altı ve Yıldızlar KKTC Şampiyonası"nın önceki gün sona ermesinin ardından madalya törenini izlemek için gittikleri Lefkoşa Atatürk Stadyumu'nda hayal kırıklığına uğradılar.
Kadının, şampiyonaya katılan ve dereceye giren çocuğuna madalyası verilmedi.
Madalyaların bir kısmı sahiplerini bulurken, o güzel anı yaşamak isteyen öteki başarılı atletlerin madalyalarının okullarına gönderileceği söylendi.
Ve anlatıldığına göre, buna gerekçe olarak, şampiyonanın sonuçlarını değerlendiren bayan görevlinin göz yorgunluğu gösterildi.
Yukarıda da belirttiğim gibi görevli bayan yorulmuş olabilir, bu doğal. Doğal olmayan öteki görevlilerin bu güzel organizasyonun sonunu getirememesi ve genç atletlerle ailelerini üzmesi.
Okurum; "Çocuğum büyük bir azimle bu şampiyonaya hazırlandı. Aylarca çalıştı, zaman zaman ders çalışmalarını da aksattı. Ve sonuçta başardı. Ama mükafatı bu olmamalıydı. O da o kürsüye çıkıp, boynuna madalyasının takılmasını bekliyordu. Onu orada görmeyi, onun mutluluğuna ortak olmayı o kadar çok isterdik ki..."diyor...
Haksız mı bu okurum ya da onun gibi, çocuklarıyla birlikte hayal kırıklığına uğratılan öteki aileler?
***
Başarılı çalışmalara imza atan Atletizm Federasyonu yetkililerinin bu yanlışlığı düzelteceğine inanıyoruz.
Atletizm sporuna ilgi duyan gençlerimizin bu kaliteli spor dalında yetiştirilmesinde her türlü teşvikin önemi yadsınamaz. Federasyon yetkililerinin bunun bilincinde olduğundan kuşkumuz yoktur.
Atletizm şampiyonasının finali, bazı çocuklarımızın yanında ailelerinin sevincini de buruklaştırdı...
Ve eminim, bir şekilde gönüllerinin alınmasının yolu bulunacaktır.
Her şeyimiz, göz bebeğimiz, geleceğimizin güvencesi çocuklarımızı üzmeyelim.
|