|
"Sayın Bilbay Eminoğlu,
Bilindiği gibi, KKTC'nin elektrik altyapısını geliştirme çalışmaları çerçevesinde Gazimağusa Salamis bölgesinde de yüksek gerilim hatları değiştirilmeye başlanmıştır. Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu'ndan verilen bilgiye göre, mevcut 6 bin voltluk hatlar yerine, en az dört katı genişliğinde direkler üzerinde 155 bin volt taşınacaktır.
Yüksek gerilim hatlarının güzergahı Yeniboğaziçi köyünün yeni mahallelerinden geçmektedir. Mevcut hattın kaldırılması gerekirken, daha yüksek voltajla, evlerin arasından, çocuk parklarının üzerinden geçirilmesi planlanmaktadır ve bu konudaki çalışmalar son hızla devam etmektedir.
Hükümet yetkilileri ve projede görev alan yetkililer, yüksek gerilim hatlarının insan sağlığı üzerinde hiçbir zararı olmadığını söylemektedirler. Yalan söylemektedirler. Çünkü, yüksek gerilim hatları yakınındaki evlerde yaşayan çocuklarda çocukluk çağı kanserlerindeki artışın bilimsel olarak gösterilmesi ile tüm bu konudaki araştırmalar US National Academy of Sciences (Amerikan Bilimler Akademisi) tarafından tekrar incelenmiş ve 1996 yılında yüksek gerilim hatları yakınında yaşayan çocuklarda lösemi ve beyin kanseri görülme riskinin diğerlerine göre 1.5 katı fazla olduğu Amerikan Bilimler Akademisi tarafından kabul edilmiştir. Bunun böyle olduğu, yapılacak basit bir araştırmayla öğrenilebilir.
Yüksek değerlerde elektromanyetik alan yaratan yüksek gerilim hatlarının sağlık üzerindeki zararı sadece çocuklarla kalmamaktadır. Benzer oranlarda riskler yetişkinlerde de rapor edilmiştir.
Bunun dışında, bir SİT alanı olan bölgede birçok vatandaşımızın topraklarını kullanma hakkı yasaklanmış ama devlet söz konusu projeyi hayata geçirmek için, SİT alanı içerisinde üç metrelik direk çukurları açmakta bir sakınca görmemiştir. Diğer bir deyişle, devlet kendi yasağını bu proje için delmiştir.
Yüksek gerilim hatları yakınında yaşamanın riskini gören ve çocuklarımızla birlikte bu bölgede yaşamak zorunda olan biz bölge halkı, çeşitli eylemlerle bu projeyi durdurmaya çalışıyoruz.
Durum böyle iken, yetkililer gerçekleri gizleyip, yalan söyleyip, projenin devamını sağlamaya çalışmaktadırlar. Projenin bu halini engellemek için eylem yapan biz bölge halkına "Ağzınızla kuş tutsanız, bir şey yapamazsınız. Bu proje böyle bitecek" denilmektedir.
Biz bu konudaki mücadelemizi sonuna kadar sürdürmeye kararlıyız. Konuyu mahkemeye de taşıdık. Yüksek gerilim hattının yerleşim yerimizin dışına çıkarılmasını ve başka bir güzergahtan geçirilmesini talep ediyoruz. Sizleri de insani duyarlılıkla mücadelemize destek vermeye davet ediyoruz.
Saygılarımla,
Günay BOZKURT
Öğretmen."
***
Yukarıdaki elektronik posta, altındaki imzadan da görüleceği gibi Günay Bozkurt adlı okurumdan geldi.
Kendisi bir öğretmen, Yeniboğaziçi'nde yaşıyor.
Yazdıklarını okudunuz.
İş mi bu yaptığımız Tanrı aşkına?
Haksız mı bu insanlarımız, bu insani mücadelesinde?
Ne istiyorlar, ne yaptılar ki, kendilerine "haddinizi bilin" dercesine "Ağzınızla kuş tutsanız, bir şey yapamazsınız" denilebiliyor.
Asli görevi vatandaşa hizmet etmek olan devlet memurlarımız, nasıl oluyor da vatandaşa böyle konuşabiliyor?
Bu insanların bütün istediği, ciddi bir tehlike yarattığına kuşku bulunmayan yüksek gerilim hatlarının bölgeden kaldırılması.
Ama bunun yapılmaması bir yana, sanki inadına, evlerin arasından, çocuk parklarının üzerinden, 155 bin gibi daha yüksek voltajla gerilim hattı geçirilmesi planlanıyor.
Ve bu konudaki çalışmalar son hızla sürdürülüyor.
Olay, Dipkarpaz'a elektrik götürülmesi projesinde yaşananları anımsatıyor.
***
Sıradan bir insan bile, internette ilgili web sitelerinden herhangi birine girecek olsa, bir çok elektrikli ve elektronik cihazların yanında baz istasyonları, trafolar ve yüksek gerilim hatlarının elektromanyetik radyasyon yaydığının ve bunun çevreye olduğu kadar insan sağlığı için de büyük bir tehlike oluşturduğunun bilimsel çalışmalarla kanıtlandığını görecektir.
Buna karşın nasıl oluyor da; hükümet yetkilileri ve projede görev alan yetkililer, yüksek gerilim hatlarının insan sağlığı üzerinde hiçbir zararı olmadığını söyleyebiliyor.
Televizyon ekranları, fotokopi makineleri, mikrodalga fırınları gibi cihazların bile yaydıkları elektromanyetik dalgalar nedeniyle insan sağlığını tehdit ettiği, bilim adamlarının bu tür radyasyon yayan cihazlara mümkün olduğu kadar belli bir mesafede durulması gerektiğini; en çok dikkat edilmesi gerekenlerin ise küçük çocuklar olduğunu vurgularken projede görev alan yetkililerin tehlikeyi umursamamasını anlamak zor.
Yetkililerin konuya ilişkin bir açıklaması olacaktır herhalde.
|