|
Kıbrıs'ta, Kıbrıslı Türkler olarak ne istiyoruz?
Adil ve kalıcı çözüm istiyoruz.
Kıbrıslı Rumlar ne istiyor?
Aynı şeyi istiyorlar.
Peki; "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin garantör ülkeleri Türkiye, Yunanistan ve İngiltere...
Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği...
Büyük, küçük, güçlü, güçsüz dünyadaki bütün devletler...
Ne diyorlar Kıbrıs için?
Soruna adil ve kalıcı çözüm bulunması gerektiğini söylüyorlar.
Kısaca, bu sözcükler yedi düvelin ağzına sakız olmuş.
Kimileri bunu "adil ve kalıcı barış" olarak seslendiriyor ama fark etmez.
Ha çözüm olmuş, ha barış; aynı şey.
Çözüm kalıcı olursa haliyle barış olur.
Olur da, keşke kulaklara hoş gelen, yürek okşayan bu sözcükleri dillendirenler, bunun nasıl hayata geçirileceğinin yolunu da gösterebilseydi.
Çözümün ya da barışın nasıl adil olabileceğini, ya da tersten okursak kalıcı çözüm ya da barışın hangi adilane şartlarla sağlanabileceğini söyleyebilselerdi.
Yoksa moda olmuş gibi bu kalıplaşmış sözcükleri yineleyip durmak vicdanları biraz rahatlatmaktan başka işe yaramaz.
***
Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın da önceki gün KKTC'ye gelişinde altını çizdiği gibi herkes adil ve kalıcı barış istiyor ama barışın nasıl kalıcı ve adil olabileceğinin içinin iyi doldurulması gerekiyor.
Bütün mesele bu...
Kıbrıs sorununa bunca yıl çözüm bulunamamasının nedeni de bu zaten.
Bütün dünya adil ve kalıcı barıştan söz ediyor ama iş içinin doldurulmasına gelince herkes elini ayağını çekiyor.
Birleşmiş Milletler bile bu işin altından kalkamadı.
Rum'un adil çözümden ne anladığı başka, bizimkisi başka.
İki tarafın da kırmızı çizgileri var...
Uyumlaştırılması zordan öte olanaksız keskin çizgiler.
Bizim de onların da "olmazsa olmaz" koşulları var.
Buna karşın yeni bir denemeye başlanıyor...
Yeni bir sürece, adil ve kalıcı çözüm arayışına giriliyor.
Bıçak sırtında bir barış arayışı bu.
***
Yalnız adada değil, bütün dünyada "masaya oturuyorlar, artık bu işi bitirmek istiyorlar" diye oluşan olumlu havayı dağıtmak istemiyorum ama daha yolun başında hoş olmayan mesajlar gelmeye başladı.
Hristofyas, "Türk tarafı, ilerleyebilmemiz için yeşil ışık yaktığı konusunda bizi ikna edemedi" diyor.
"Kıbrıs sorununun çok basit ve kolay zannedilmemesi gerektiğini" söylüyor.
Cumhurbaşkanı Talat da, Rum tarafındaki değişikliğin politika değişikliği olmadığına işaret ederek, Hristofyas'ın çözüm istediği izlenimi verdiğini ama bunun mutlaka anlaşacakları anlamına gelmediğini belirterek, kuşkularını dile getiriyor.
Çalışma grupları ve teknik komitelerin oluşturulması ve çalışmaların başlaması için 7 Nisan haftası hedef alındı. Hele bir başlasınlar, yaklaşık üç ay sonra masaya oturacak liderlerin önüne ne koyabilecekleri ortaya çıkmış ve buna bağlı olarak yeni müzakere sürecinin geleceği biraz belirginleşmiş olacak.
21 Mart'ta başlayan bahar havasının o güne kadar dağılmamasını umalım.
Umalım da, ne olursa olsun yadsınamayacak bir gerçek var.
Adil ve kalıcı barışa ulaşmak, içi kolayca doldurulamayacağından zor, çok zor olacak.
|