|
Hayvancı kardeşim;
Haklısın...
Zordasın.
Yıl kurak geçti...
Ovalarda yeşilden, yemden eser yok...
Hayvanların aç.
Yetkilileri sorunlarınıza duyarsız kalmakla suçlayarak eylem yapmışsınız.
Bunda da haklısınız.
Ama hayvanların suçu ne?
Zaten aç zavallılar.
Bir de kalkmış onlara "eziyet" ediyorsunuz.
Hükümete kızgınlığınızı onlardan çıkarmak istercesine.
O hayvanları, meclisin demir parmaklıklarından bahçeye atarken hiç mi acımadınız?
Hele o eşecik; Neye uğradığını şaşırmış biçare hayvan.
Fotoğraflara baktım, boynunun üzerine düşmüş.
Bir keçinin de ayakları kırılmış galiba.
Günah değil mi?
Onlar da bizim gibi canlı nihayet.
Onların da hakları var.
Bu gibi kötü muameleyi ha bir insana reva görmüşsünüz ha bir hayvana.
Hiç fark etmez.
Dahası o hayvanlar, sizin ekmek tekneniz.
Sizin emrinizdeler.
Koyun keçiler size süt veriyor; satıyorsunuz cebinize para giriyor.
Eşek yükünüzü taşıyor.
Size hizmette kusur etmiyorlar.
Dilleri olsa, "Bu mu mükafatımız?"diye soracaklar size.
Anladık, mücadeleniz onların karnının doymasına yönelik....
Ama, yetkilileri harekete geçirmek için ille de onları eyleminize ortak etmeniz mi gerekiyordu?.
***
Bir insan meslek olarak hayvancılığı seçmişse bilin ki o insanda havyan sevgisi vardır.
İçinde hayvan sevgisi olmayan insan hayvancılık yapamaz zaten.
Hayvancılarımızın bunun bilincinde olduğuna kuşkumuz yoktur.
Buna karşın meclis önündeki eyleme hayvanların alet edilmesini anlayamıyoruz.
Eylemin çirkin yanları kadar yadırganacak birkaç nokta daha var.
Kendisi veteriner ve asli görevi hayvanlara şifa dağıtmak olan Hayvan Üreticileri Birliği Başkanı Sayın Mustafa Naimoğluları nasıl olmuş da arkadaşlarının öfkesini oradaki masum yaratıklardan çıkarmasına engel
olmamış. Ya da belki de önleme girişimlerinde başarılı olamamış. Çünkü bir anda eylem çığırından çıkmıştı.
Dünkü haberlere baktım; Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Sayın Tomris Güven'den de ses çıkmamış.
Bizde sıradan bir olay olarak görülebilecek bu gibi davranışların gelişmiş ülkelerde hayvan severleri ayağa kaldırdığı biliniyor.
Neyse; olmuş bir kere.
Eminim hayvancı vatandaşlarımız yaptıklarına pişmandır.
Basına da boy boy fotoğraflarla yansıyan meclis önündeki o yakışıksız tablonun, hayvancılarımızın hayvan sevgisine güvenerek yinelenmeyeceğini umuyoruz.
***
Birilerinin çıkıp da "alt tarafı bir hayvan, bu kadar üzülmeye değmez" gibi bir düşünce içinde olacağını düşünemiyoruz...
Aynı şekilde "Hayvan hakları"ndan söz edilmesinin ülkemiz için lüks sayılacağını söyleyebilecek birilerinin çıkabileceğini de sanmıyoruz.
Bu konuda ileri ülkelere göre biraz geri kalmış olabiliriz ama, hayvan dostlarımıza kötü davranılmasına tepkisiz, duyarsız kaldığımız söylenemez..
Bu arada, Karpaz'dan dün yine "hür eşeklerin organize bir şekilde katledildiği"ne ilişkin haberler geldi.
Bölgede incelemelerde bulunan ve polisten bilgi alan Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Sayın Mustafa Gökmen, organize bir katliamın söz konusu olmadığını söyledi.
Nitekim Dipkarpaz sakinleri, yetiştirdikleri ürünlere zaman zaman zarar vermelerine karşın yıllardır bu hayvanlara dokunmadı. Bölgenin belediye başkanı da, konunun kendilerini ve bölge halkını derinden yaraladığını ifade ederek, bölgenin ava kapatılması halinde eşek ölümlerinin son bulacağına dikkat çekti. Oysa Avcılık Federasyonu da olaya
tepkili.
Polisin soruşturmaları sonucu konunun aydınlanacağına; nerde, ne zaman, hangi koşullar altında olursa olsun insanlarımızın hayvan dostlarımıza karşı merhametli davranacağına inanmak istiyoruz.
Unutmayalım ki, hayvanlar olmadan hayatımızı sürdürmemiz olanaklı değildir.
|