Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yeni giysiler yeni bir hayat
Yeni kabine ağustosta
Talat: Yıl sonuna kadar çözüm olabilir
Güzeller bu çatıya güvendiler
Başkentte köşe başı keyfi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Nur içinde yat "Eşref Buba"

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Nisan 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Nostaljik yazılarımın kahramanlarından, eski dost Eşref Onbaşıoğlu'nu da yitirdik.

Önceki günkü pazar yazımda kardeşi Mustafa Tünay Onbaşıoğlu'ndan söz ederken onun da adı geçmişti.

Tünay Usta, bir zamanlar karma olan, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların birlikte çalıştığı Lefkoşa Belediyesi'nde temizlik şubesi memuru olarak görev yaparken ağabeyi Eşref Onbaşıoğlu da şubenin şef muavinliğini yürütüyordu..

Çok iyi, çok efendi, herkese karşı sevgili ve saygılı bir insandı.

Herkesin "buba"sıydı...

Yaşamı boyunca sevdikleri ona hep "Eşref Buba" diye hitap etti.

Tanrı ömür versin kardeşi Mustafa Tünay Onbaşıoğlu da, "Tünay Usta" olarak anılıyor.

Dünkü KIBRIS'ta ölüm ilanını gördüğümde inanamadım.

-Vay be! Eşref Buba da gitti, dedim.

Tünay Usta'yla cuma günü konuşurken kardeşini de anmıştık. Büyüğüydü Eşref Bey. Tünay Usta, yazının ne gün çıkacağını sormuş, ona "pazar günü" demiştim. Yazının çıktığı gün Eşref Buba'yı yitireceğimizi nerden bilecektik.

Yalan dünya işte...

İnsan bugün var, yarın yok.

***

Bu satırları yazarken başsağlığı dilemek için Tünay Usta'yı aradım.

-Cuma günü onu anmıştık. Yazının çıktığı gün sabah saat 09.00'da kaybettik onu, dedi.

Hasta olduğunu biliyordum.

Yaklaşık bir yıl önce onunla söyleşi yapmak için yalnız yaşadığı evine gittiğimde bana kapıyı açmak için yatağından kalkamamıştı.

Pencereden seslenmişti bana ve "Hap aldım, uyumam lazım; sonra gel, konuşuruz" demişti.

Tünay Usta doksanında olduğunu söyledi.

Telefonu kapatmak üzereyken bir şey anımsattı bana.

Ağabeyi Eşref'in ölümünden sonra, eski karma Lefkoşa Belediyesi'nde çalışan Kıbrıslı Türklerden iki kişi kaldıklarını söyledi.

Kendisi ve bir diğer belediye emeklisi Faik Hacıoğlu Efendi.

Mustafa Tünay ve Eşref Onbaşıoğlu ile Hacıoğlu eski karma belediyelere olduğu kadar 1958 yılından itibaren de yıllarca Lefkoşa Türk Belediyesi'ne değerli hizmetlerde bulundu.

***

-Belki de son yolculuğuna çıkarken bile cebinde piyango biletleri vardı, dedim Tünay Usta'ya...

- Kimbilir, belki de vardı; Bilet almaktan hiç vazgeçmedi, dedi.

Onunla ilgili nostaljik yazımda da anlatmıştım size.

Piyango biletleri onun yaşamıydı, her şeyiydi!

Şimdi size 6 Mayıs 2007 Pazar günü yayımlanan onunla ilgili nostaljik yazımdan bir bölüm aktarıyorum:

" "Eşref Buba" diye bilinen Eşref Onbaşıoğlu'nu, Bozkurt gazetesinde genç bir gazeteci olarak göreve başladığım 1960'lı yılların başında tanıdım. Yıllarca süren dostluğumuza karşın ona hep Eşref Bey diye hitap ettim...

Ülkemizde belki de bir eşi bulunamayacak kadar piyango meraklısı bir kişi olarak bildim onu, hep öyle anımsadım.

Bir dönem belediye meclis üyeliği de yaptığı yaşamı, her türlüsünden piyango biletleriyle, deyim yerindeyse haşır neşir olarak geçti.

Bir piyango düzenlenecek de Eşref Bey bilet almayacak; böyle bir şey kesinlikle olamazdı.

İster Türkiye'nin Milli Piyangosu, ister "Kıbrıs Cumhuriyeti" piyangosu, isterse bizim buradaki devlet piyangoları olsun, neredeyse elindeki bütün parayı piyango biletlerine yatırırdı...

Yalnız piyango bileti olsa neyse, koşu bileti, eşya piyangosu bileti de alır; yakın zamana kadar tombala çekilişlerini de kaçırmazdı.

Hangi köyde, hangi kulüpte tombala çekilişi varsa Eşref Bey oradaydı.

Bir bilim adamının önemli bir konu üzerindeki çalışması gibi, piyango biletleriyle ilgili araştırmalarda bulunur, bir takım hesaplamalar yapar, bir önceki çekilişte hangi seriden hangi numaralı biletlere ikramiye çıktığını belirler, istatistikler listeler hazırlar, kısaca ne yapıp eder kazanırdı.

En azından biletlere yatırdığı para kendisine geri dönerdi. Ancak bu, onu tatmin etmezdi. "Verdiğim parayı aldım" demekten hoşlanmazdı... Mutlaka kazanmalıydı, soranlara "Memnunum" demeliydi.

Piyango bileti satıcıları onu çok iyi tanırdı. Çünkü biletlerinin ilk müşterisi o olurdu. Deste deste biletleri eline alır şöyle bir karıştırır; inceler ve genellikle sıra halinde 20-30 bilet alırdı... Ondan sonra başka bir bayiye uğrardı.

Onunla daha çok Mulla Hasan'ın Kahvesi'nde buluşurduk... Ve hep kahve ocağının bulunduğu yerde, Mulla Hasan'ın kahveyi çalıştıran oğullarından Orhan'ın masasına oturmuş; önüne defterlerini, listelerini açmış hesap kitap yaparken görürdüm onu. "Gel otur Bilbaycığım" derdi ve arada bir başını listelerden kaldırarak, o hafta için şans tanıdığı biletlerin numaralarını söylerdi. Örneğin ceplerinden birinden bir deste bilet çıkarıp, "Bu haftanın büyük ikramiyesi bunların içinde!" derdi.

Çoğu kişiye tüyo da verirdi. Bilet almazdan önce gelip kendisine danışanlara, bilmem şu seriden, ilk üç rakamı bu numaradan başlayan bilet bulabilirseniz alın" derdi.

Aralarında Rumların da bulunduğu at koşusu meraklıları da gelir, haftanın favori atlarını öğrenirdi ondan.

Rum kesiminde kendisi gibi piyango biletlerine, bahislere meraklı bir Rum arkadaşı vardı, işbirliği yaparlardı.

Düşünüyorum da, o kadar çok samimi, o kadar dost olmamıza karşın bir gün bile, Eşref Bey'in tüyosuna uyarak bilet aldığımı anımsamıyorum.

***

Onu sevgi ve rahmetle anıyor, ailesine başsağlığı diliyorum.

Nur içinde yat Eşref Buba.

   446 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
25 Temmuz 2008, Cuma   Haydi hayırlısı
24 Temmuz 2008, Perşembe   -Acele ambulans gönderin! -Gönderemeyiz! Ambulansın önünde araba var, çıkamaz!
23 Temmuz 2008, Çarşamba   Ne sihirdir ne keramet, el çabukluğu marifet
22 Temmuz 2008, Salı   Neler olacağını hep birlikte bekleyip göreceğiz
20 Temmuz 2008, Pazar   1974'ten birkaç yaprak
19 Temmuz 2008, Cumartesi   Ne olacak bu memleketin hali diye söylenmeye devam!
18 Temmuz 2008, Cuma   Ne hallere düştük
17 Temmuz 2008, Perşembe   Yol kenarlarındaki ağaçlara da göz diktiler
16 Temmuz 2008, Çarşamba   Gazimağusa'daki utanç tablosu üzerine...
15 Temmuz 2008, Salı   Neden dokunulamıyor o ucube yasaya?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1971 1.2055
1 STERLİN 2.3775 2.3952
1 EURO 1.8759 1.8891



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KRİTİK GÖRÜŞME

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Güven aşağı, öfke yukarı doğru giderken...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar 25

Akay Cemal

Hadi kolay gelsin! Ama...

Ahmet Tolgay

Suda bireysel çözümler...

Bilbay Eminoğlu

Haydi hayırlısı

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Cilt kanseri ve risk faktörleri

Dr. Umut Altunç

Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey

Aysu Basri

SİSTEMİN BİZE KAYBETTİRDİKLERİ

Sevilay SADIKOĞLU

İçimizden biri: Arif Albayrak

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Suç ve ceza

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

MESLEK SEÇİMİ

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?

Osman Ertuğ

Basın yoluyla müzakere (1)

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

RUM SİYASİLERDEN AL DOĞRU HABERİ

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Su Kıtlığı Üzerine

Harid Fedai

Osmanlılardan Vatan Sevgisi

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital