Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Yedisi bir eşekte

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Temmuz 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yayın Koordinatörümüz sevgili Omaç Başat'a söz vermiştim.

Nostaljik pazar yazılarımdan birini, çocukluğunun unutulmaz anılarından birine ayıracaktım.

Araya başka yazılar girdi, bir türlü olmadı.

Köşem bugün onun.

Cuma günü söz verdim ona...

Pazara başka yazı yazmayacağım diye.

Fotoğrafı da kendisi verdi bana.

Kaç zamandır dosyamda duruyordu.

 

                                                                  ***

 

Günümüzden tam 57 yıl önce, 1951 yılında Baf'ın Melandra (Beşiktepe) köyünden bu kare.

Tabii siyah beyaz. Renkli fotoğraf ne gezerdi o zamanlar...

İlginç mizanseni, rahmetli babası Ahmet Osman Başat yaratmış ve basmış deklanşöre.

O yıllarda bir gazetenin düzenlediği fotoğraf yarışmasında birincilik ödülünü almış.

"Yedisi bir eşekte" diye isimlendirilmiş.

Omaç, yazının başlığının, "Yerli limuzin" de olabileceğini söyledi.

Ya da bana göre, "Çocukların limuzin keyfi"

Düşünüyorum da, o zamanlar kim bilirdi "limuzin"in ne olduğunu.

Adaya ilk getirilen ve günümüzdekilerin yanında gülünç kalan otomobillere bile hayran kalırdı insanlar. 

Fotoğrafta, dikkat etmişseniz çocukların tümü yalınayak...

Omaç hariç...

O ayakkabılı.

Şeher çocuğu olduğu nasıl da belli.

 

                                                                      ***    

Sevgili Omaç, o günlere ait anılarını özetle şöyle anlatıyor:

Melandra, Baf kazasında şirin bir dağ köyü.

Yürüme mesafesinde Zaharga'yla (Tatlıca) komşu bir köy.

İlkokul öğrencisi olduğum 1950'li yıllarda, yaz aylarında, annemle birlikte, Ksero'dan (Denizli) başlayıp Yayla (Yayla) , Magunda (Yakacık) ve Pelatusa (Karaağaç) köylerinden sonra Melandra'da (Beşiktepe) noktalanan Baf turuna çıkardık.

Melandra o zamanlar, biz şeherlilerin kışlık erzak temin ettiği köydü.

Kaçak Ali veya Ferdi'nin, o Kıbrıs'a özgü tahta kasalı Ford marka köy otobüsleriyle gittiğimiz köylerde, Lefkoşa'daki yaşantımızda özlem duyduğumuz eşeklerle kısa gezintiler yapmaya bayılırdık.

Bu hayvanlar biliyorsunuz, her gün gittikleri yolu ezberlediklerinden son durak olan yerlerini kolaylıkla bulurlar. Taşıdıkları insanların, onları başka yere yönlendirmeye çalışmasına rağmen yine de yönünü şaşırmaz ve ısrarla oraya doğru yol alırlar.

Eşekler, genelde inatçı olurlar. Üzerindeki semer dolu veya boş olsun fark etmez, hep son durak olan ahırlarının yolunu tutarlar inatla.

 

                                                                         ***

Beşiktepe köyünde, şimdi Yakın Doğu Üniversitesi'nin kurucu rektörü olan Dr. Suat Günsel'in dedesi Şevki Kıralp'ın evinde misafirdik.

Şevki dayının çocuklarıyla birlikte her gün kırlara, eşek turuna çıkardık.

Köye daha yeni varmıştık. Evin avlusundaki eşeklerden en "uslusu" bana tahsis edilmişti.

Boyum, hayvanın üzerine çıkabilmem için yetersiz kalınca evin büyükleri bana destek verdi ve eşek turuna çıkabilmemizi sağladılar.

Güzel bir kır gezintisinden sonra evin avlusuna döndük. Ben elimde kırbaç benzeri bir dal parçasıyla eşeğin ağaçların etrafından dolaşıp gitmesini sağlamaya çalışıyordum ama hayvan bildiği yolda gitmekte ısrar ediyordu.

Sonunda avludaki harnup ağaçlarının altına girdik. Eşeğin yolunu değiştirmeyeceğini geç de olsa anladım. Semerin üzerine uzanıp alçak dalların beni yaralamasına engel olmaya çalıştım. Buna karşın her tarafımın yara bere içinde kalmasını önleyemedim.

                                                                              ***

Omaç, ilkokulunu, komşu köy Zaharga'nın (Tatlıca) çocuklarıyla birlikte kullandığı bu şirin köyü en son 1972 yılında ziyaret etmiş... 

Evlerin genelde teraslanmış tepeler üzerine inşa edildiği köyün sakinlerinden Kıralp ailesinin mimar oğlu Mustafa Kıralp'ın, Melandra'ya duyduğu özlemi bir nebze olsun giderebilmek işin, köydeki baba evinin birebir kopyasını Mağusa'da inşa etmesini anımsattı bana.

Yazmıştım, ne güzel bir iş yapmış adam.

Salamis'in oralarda bir köy evi.

Çalışmalarını daha bitirmedi...

Evin etrafını bağlar bahçelerle çevreleyecek.

Bağlardan pekmez, şarap, paluze, sucuk yapacak.

Ve en önemlisi evin avlusuna eşek, keçi, tavuk gibi hayvanlar salacak.

Tabii eşek bulabilirse.

Ama bana göre yine de önemli bir şeyin eksikliğini duyacak Mustafa Bey o "Melandra evi"nde.

O güzelim köyün dağ havasını...

Yakındaki ormanlardan gelen çam kokulu esintiyi.

 

                                                                           ***

Eşek deyip geçiyoruz...

Bir zamanlar Kıbrıs'ın simgesi olan bu güzel gözlü hayvanların hiç itibarı kalmamış günümüzde.

İtibarı bir yana neslini de tüketmek üzereyiz.

Mekanlarına varıncaya kadar.

Oysa ülkemizde ve dünyada yüz yıllarca insanlığın yükünü taşıdı bu zavallı yaratıklar.

İşleri sürekli çalışmak oldu... Yorulmadan, yakınmadan en ağır yükleri bile taşıdılar.

İnsanoğlunun hayatının vazgeçilmez bir parçası oldular.

İster istemez, eşek gibi!

Ne var ki, çok sürmez bu hayvanları sadece fotoğraflarda görebileceğiz.

Güney Kıbrıs'ta çoktan korumaya alındılar.

Bizim buralarda ise çevremize bile sahip çıkamıyoruz.

 

                                                                           ***

Önümüzdeki hafta bir başka nostaljik yolculukta yine birlikte olmak dileğiyle esen kalın.

 

 

-------------------------------------------------------------

 

FOTOĞRAF ALTI:

Genelres'te YEDİSİ BİR EŞEKTE

Biraz irice kullanın lütfen

 

 

AHHH! O GÜZELİM ÇOCUKLUK GÜNLERİ... 1945 yılında Lefkoşa'da merkezi hapishanede gardiyan olarak görev almasından hayata veda ettiği 1995 yılına kadar geçen yarım asır içinde fotoğraf makinesini elinden hiç bırakmayan Ahmet Osman Başat 1951 yılının sıcak bir yaz günü çekti bu fotoğrafı. Eşeğin üzerindeki beş on yaşlarındaki ve beşi kardeş bu çocuklar, iyi yetişmiş, evlenip çoluk çocuğa kavuşmuş insanlar olarak, Allah daha ömür versin bugün hayatta. Soldan itibaren Kaya Kıralp, Meryem Altan, Cemil Kıralp, Omaç Başat, Ayşe Kıralp, Kasım Kıralp ve Ramadan Kıralp. Kıralplar'dan erkek olanlar YDÜ'nün kurucu rektörü Dr. Suat Günsel'in dayıları, kız olanı da teyzesidir. Meryem Altan ise meşhur tatlıcı rahmetli Altan'ın eşi ve Kıralp'ların amca kızlarıdır. Omaç'ı biliyorsunuz zaten

   365 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Ağustos 2008, Perşembe   Yiyin efendiler yiyin!
20 Ağustos 2008, Çarşamba   Zam ve zulüm Hikayeyi bilirsiniz ...
19 Ağustos 2008, Salı   Yeniden merhaba
27 Temmuz 2008, Pazar   Ne "Tavuri"ler gelip geçti bu adadan...
25 Temmuz 2008, Cuma   Haydi hayırlısı
24 Temmuz 2008, Perşembe   -Acele ambulans gönderin! -Gönderemeyiz! Ambulansın önünde araba var, çıkamaz!
23 Temmuz 2008, Çarşamba   Ne sihirdir ne keramet, el çabukluğu marifet
22 Temmuz 2008, Salı   Neler olacağını hep birlikte bekleyip göreceğiz
20 Temmuz 2008, Pazar   1974'ten birkaç yaprak
19 Temmuz 2008, Cumartesi   Ne olacak bu memleketin hali diye söylenmeye devam!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital