|
Bir de kalkmışlar kapısına kocaman bir tabela asmışlar.
"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne hoş geldiniz" diye.
Tam bir ironi...
Kendi kendimizle alay ediyoruz...
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, dünyaya açılmasını istediğimiz en önemli deniz limanının yolcu salonuna bakın diye.
Dünkü Kıbrıs'ta "Utanç limanı" diye manşete çektik rezilliğimizi.
Sözcüğün tam anlamıyla dökülüyor sözde bina...
Çatısı asbest...
Duvarlarında çatlaklar oluşmuş...
Çürüyen kapılarda delikler oluşmuş...
İçeride oturacak sandalye yok, havalandırma yok...
Tuvaletlere pislikten, kötü kokudan girilemiyor...
Fareler, kediler cirit atıyor salonda...
Yıllardır tek çivi çıkılmamış orada.
Yetkililer şikayetleri umursamıyor.
"Yapacağız, edeceğiz" diye masal okuyor.
***
Bir de sıkılmadan turizmden söz ediyoruz...
İzolasyonlardan, limanlarımızın uluslararası seferlere kapatılmasından yakınıyoruz.
Yabancılar ülkemize girerken daha ayağının tozuyla böylesine bir rezaletle karşılaşırsa, bedava konaklama hizmeti bile versek bir daha gelir mi buralara?...
Ülkelerine döndüklerinde ne söyleyecekler bizim için?
Ülkemizi tanıtma çabalarımızda hangi yüzle kalkıp da KKTC'nin güzel ve temiz bir ülke olduğundan söz edeceğiz?
Hiç düşünmüyor muyuz bunları?
Bu utanç tablosunun ortadan kaldırılması için kaç para gereklidir acaba?
Yeni bir bina yaptırabilecek paramız olmasa da varolanı en azından bakımdan geçirmeye de mi gücümüz yetmiyor?
O zaman nasıl oluyor da Cumhurbaşkanlığı ve bazı bakanlıkların binaları yenileniyor?
Yeni Gazimağusa Hastanesi için nerden bulundu para?
Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi'nin ek binaları için nasıl oldu da kaynak yaratılabildi?
Daha yığınla örnek gösterebiliriz.
Yapmayın Tanrı aşkına!
Bizi bunları yazmak, kendi kendimizi el aleme rezil etmek durumunda bırakmayın.
Bugünden tezi yok, kaldırın o pisliği oradan...
Süratle, prefabrik bile olsa bir şeyler yapın yerine...
***
Hastane dedim de aklıma geldi.
Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi polikliniğinin hemen yakınındaki kanaldan çirkef akıyormuş.
Kötü koku bir yana, sinekler uçuşuyormuş havada...
Polikliniğe giden hastalar şikayet ediyormuş.
Sağlık hizmeti verilen bir yerde nasıl olabiliyor böyle bir şey?...
Vatandaşın gördüklerini neden yetkililer, ilgililer göremiyor?
Galiba boşuna yazıyoruz bunları...
Çevre ve doğa değerlerimizin acımasızca katledildiği bu ülkede kılını kıpırdatmayan yetkililer şimdi kalkıp da Gazimağusa Limanı'ndaki pislik ya da hastanedeki çirkef kanalıyla mı uğraşacak.
Yapılacak daha önemli işler var.
Baksanıza hükümetin başı dertte...
200 milyon YTL'ye ihtiyaç varmış...
Türkiye'den istemişler "ret" yanıtı almışlar.
Bu parayı bir yerden bulmak lazım!...
Bunu halka izah etmek lazım!...
Zamlara alıştırmak lazım...
Çevre mevre sonraki iş!
|