Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Kasım 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Şu bizim Merkezi Cezaevi aktif bir yanardağdan farksız!

Bir süre sessiz kalıyor, ansızın patlayıveriyor.

Şu günlerde yine duman püskürüyor...

Umalım ki patlamaz.

Dünyanın hiç bir yerinde eşine rastlanamayacak bir cezaevine sahibiz.

Kapasitesinin çok çok üzerinde tutuklu ve mahkumu barındırıyor.

Bir trafik suçundan ya da başka bir suçtan yargılanmayı bekleyen hükümsüz tutuklular mahkumlarla bir arada tutuluyormuş.

İdarenin ise, gardiyanlarda değil, mahkumlarda olduğu söyleniyor.

Bazen idarenin el değiştirmesi için mahkumlar arasında "iktidar kavgası" oluyormuş.

Anlatıldığına göre, içeride ne isterseniz var.

Uyuşturucudan cep telefonuna, sustalı çakıdan şişlere kadar.

Gardiyanların can güvenliği yok.

 

                                                                  ***

Dün saat 15.30 sıralarında mahkumlar arasında yine kavga çıktı.

Muhabirimizin anlattığına göre bir koğuştaki mahkumlar demir kapıları kırarak başka bir koğuşa girdi.

Ve gardiyanlar, "can güvenliğimiz kalmadı, artık yeter" diye genel grev başlattı.

İçişleri Bakanı Özkan Murat cezaevine giderek, olay hakkında bilgi aldı.

Bu satırları yazdığım sırada durum özetle bundan ibaretti...

Bakalım ne olacak... Bekleyip göreceğiz.

Haaa! Bu dertten kurtulmamızın bir yolu yok mu?

Olmaz olur mu?                                                                  

Ama ülkenin hangi sorununa kalıcı çözüm getirdik de cezaevi sorununu da halledeceğiz!                                                                    

 

                                                             ***

 

Son söz avcıların!

 

KIBRIS'taki haberi gördünüz.

Av bulamayan bazı "avcılar" ağaç katliamı yapmış...

Fıstık ve kızılçam ağaçlarının sürgünlerine acımasızca saçma yağdırmışlar.

Tanrı aşkına söyleyin; başka bir ülkede görülebilir mi böyle bir şey?

Bunun bir mazereti olabilir mi?

Yapılan en hafif tanımlamayla ayıptır ve kuşkusuz bütün avcılara mal edilemez.

Hiç bir şekilde mazur görülemeyecek olayı avcı örgütlerinin ve avcıların büyük çoğunluğunun kınadığına

kuşkumuz yoktur..

Ne ki, her kimse avcı diye geçinen bu kişi ya da kişilerin, avcılık kurallarına taban tabana zıt bu sorumsuzca davranışının avcılarımızın, benzeri bazı münferit olaylarla zaten iyi olmayan siciline yeni bir sabıka olarak

işleneceği açıktır.  .

İş mi bu yaptıkları...

Av yoksa, başka hedef mi bulamadılar...

Ne istediler o gencecik ağaçlardan...

Bu kuraklıkta, bu susuzlukta kolay mı ağaç yetiştirmek.

Bölge orman dairesi sorumlusu, gördüğü manzara karşısında çılgına dönmüş.

Nasıl sinirlenmesin, nasıl üzülmesin...

10 yıl adeta çocuğu gibi bakmış o ağaçlara...

                                     

                                                                            ***

Avcılık Federasyonu Başkanı Nilhan Tayfunlu'nun açıklaması doğa severlerin yüreğine biraz su serpti.

Olaya son derece tepkili.

"Federasyonumuz, ağaçlara ateş eden zihniyetlerin, avcılıkla uzaktan yakından  ilgisi olmayan, kendini bilmez, tedavi olması gereken kişi veya kişiler olduğu düşüncesindeyiz" dedi.

Bunu yapanların en ağır cezayı alması için çalışma başlattıklarını bildirdi ve bu konuda bilgisi olanların, federasyonun ihbar hattına (0533 / 863 7776) iletmesi çağrısında bulundu.

Tekrar edelim...

Toplumda öfke uyandıran olay bütün avcılara mal edilemez.

Sayın Tayfunlu'nun vurguladığı gibi, avcılık camiası, avcılıkla ilgisi olmayan, avcılık kurallarından habersiz kişilerle aynı kefeye konulamaz.

Öyle de, bunun bir takım girişimlerle topluma kanıtlanması gerek. Bu yıl sezonun biraz erken kapanmasına razı olmak gibi, mesela!

Hükümetin oy kaygısıyla böyle bir şey yapma niyeti yok gibi ama, federasyon isterse bunun gerçekleşmesini sağlayabilir. Avdan üç beş gün geri kalmakla ne çıkar. Zaten av kalmamış; avcıların kendileri söylüyor bunu.

Nitekim kuraklığın, doğanın dengesinin bozulduğunun, av hayvanlarının büyük ölçüde azaldığının bilincinde olan çok sayıda avcının, hükümetin avı açarken bir kaç hafta sonra yeniden değerlendirileceğini söylediği kararını beklemeden ava çıkmaktan vazgeçtiği görülüyor.

Yine de avcılar bilir... Son söz onların!                                                                       

   4276 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Mayıs 2012, Çarşamba   Deli Dumrul’un köprüsü
15 Mayıs 2012, Salı   Felaketin görünmeyen yüzü
13 Mayıs 2012, Pazar   Öfke seli
12 Mayıs 2012, Cumartesi   Trajikomik film gibi
11 Mayıs 2012, Cuma   Anketler yalan söylemez
10 Mayıs 2012, Perşembe   Çamlıbel bizim mi?
09 Mayıs 2012, Çarşamba   Ciddi sonuçlar doğma dan…
08 Mayıs 2012, Salı   Neden bizim de olmasın?
05 Mayıs 2012, Cumartesi   Basın dişi kabağa!
04 Mayıs 2012, Cuma   Esnaftan “Bitiri liyoruz” feryadı