Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Denizde facia
Girne'de 30 villalık site inşaatı durduruldu
Kıbrıs Türk devleti kesinlikle kurulacak
Lefkoşa-Güzelyurt Anayolu 2. Etap duble yolu hizmete açıldı
Güney'de AİHM şoku

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Yaşlanmanın kodları

Türem Delikurt

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Mart 2007, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sağlıklı, uzun bir yaşam, şüphesiz ki, herkesin en büyük dileği. Hayatın kaçınılmaz bir gerçeği olan yaşlanma, bilim adamları için inanılmaz çekici ve gayrete getirici bir araştırma alanıdır. Yaşlanmanın insan vücudunu, akli kapasiteyi ve kişiliği nasıl etkilediğini araştıran bilim adamları şimdi de yaşlanmanın hücresel hatta genetik seviyede neler içerdiğini çözmeye çalışmaktadır. Hayatımız boyunca, vücudumuzda hücreler bölünür, çoğalır ve ölür. Eskiden, hücresel seviyede yaşlanma, hücre bölünmesini durduran bir 'hastalık' olarak tanımlanırken, şimdilerde, yaşlanma hücrenin 'kalite kontrolünü' etkileyen bir 'hastalık' olarak tanımlanmaktadır. Şöyle ki, yeni bir hücreyi, üretilen ve kalite kontrolünden geçen bir mal olarak düşünürsek, biz yaşlandık sonra, üretimde meydana gelen kalite kontrolünün azalması ve hataların (hatalı genlerin) çoğalması sonucunda, hücre görevini yitirmeye başlar. Dolayısıyla, hücrelerin oluşturduğu doku, dokunun oluşturduğu organ ve organlar, yani biz, tabi ki kendimize de nasıl baktığımıza bağlı olarak, 'yaşlanma' belirtileri göstermeye başlarız.

Yaşlanma üzerinde yapılan araştırmalar herkesi heyecanlandırmaktadır. Ancak, özellikle bilimde, hangi genlerin yaşlanmada nasıl rol oynadığını keşfetmenin hedeflerinden birisi de, bilim kurgu filmlerindeki gibi bize sonsuz gençliği bağışlamaktan ziyade, bu genlerin, yetişkin yaşta ortaya çıkan kanser, Alzheimer veya Huntington gibi başka hastalıklarla bağlantısı olup olmadığını da anlamaktır.

Yaşlanma başlı başına devasa bir konu. Yani yaşlanma birçok şeyi etkiler, örneğin cildimizi, kalp gibi önemli organlarımızı, akli kapasitemizi vs. Dolayısıyla, bu büyük konuyu ancak parça parça ve kendi içinde bölersek ve araştırırsak çözebiliriz. 'Başarılı yaşlanma' farklı uzmanlar ve araştırmacılar tarafından her zaman farklı farklı tanımlanmıştır. Yaşlanmayı konu alan araştırmalara en son örnek, Amerika'dan gelmiştir. Bilim adamları, 90 yaşına kadar akli kapasitenin korunmasında rol oynayan genleri keşfettiklerini açıkladılar. Bu araştırmada 'başarılı yaşlanma' en az 90 yaşına gelmiş ve akli kapasitesi etkilenmemiş durum olarak tanımlanmıştır.

Araştırmacılar, 90 yaşında veya daha yaşlı, akli kapasitesi iyi durumda olan 50'si kadın, 50'si erkek olmak üzere 100 kişiyi incelediler. Basit tarifiyle, bu 100 kişinin genetik yapısı, 18-25 yaş arası 100 gencin genetik yapısıyla, farklılık ve benzerliklerin keşfi için kıyaslandı. Araştırmada, sigara ve alkol gibi hayat tarzları da dahil edilerek, çevresel faktörlerin genetik yapıyla olası birleşimi göz önünde tutulmuştur. Yani 'başarılı yaşlılık' ta çevresel faktörlerin etkisi de dahil edilmiştir.

Araştırmanın sonuçları arasında kadınlar ve erkeklerin, keşfedilen genetik bulgular tarafından farklı şekillerde etkilendikleri gözlemlenmiştir. Gerçi, kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı, çoğu hastalığın kadınlar ve erkekleri farklı farklı etkilediği gibi bulgular daha önceki bazı araştırmalardan bilindiği için, bu sonuç pek de şaşırtıcı olmamıştır. Araştırmanın bir diğer sonucu da, sigara ve aşırı alkol kullanımının hem kadınlarda hem de erkeklerde 'başarılı yaşlanma' ya ne kadar çok zarar verdiği olmuştur. Tabi vurgulanması gereken önemli bir gerçek de şudur ki, bu araştırma hem türünün ilk örneğidir hem de üstünde araştırma yaptığı insan sayısı azdır. Bulguların tam olarak doğrulanması için, araştırma tekrarlanmalı ve içerdiği insan sayısı çoğaltılmalıdır. Bunun yanı sıra, bu araştırma Amerika'da yapılmıştır. Diğer ülkelerde de benzeri araştırmalar yapılırsa gerek genetik yapı farkı, gerekse hayat tarzı farkından dolayı farklı sonuçlar elde edilebilir. Dolayısıyla, sonuçları incelerken bunları da göz önünde tutmamız önemlidir.

Ancak, şüphesiz ki bu araştırmanın en çok heyecan verici yönü, yaşlanmada rol oynayan genlerin ve çevresel faktörlerin keşfiyle, yaşlılığı daha iyi anlayarak, ileride, insan ömrünün sağlıklı olarak uzatılmasıdır.

Sevgili okurlar, bir sonraki köşemizde buluşmak üzere, huzur ve sevgi dolu günler sizlerin olsun.

   1944 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Temmuz 2008, Çarşamba   Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyolojik bir sigorta mı?
08 Temmuz 2008, Salı   Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım
27 Haziran 2008, Cuma   Multipl Skleroz
03 Haziran 2008, Salı   BÜNYE FARKLILIKLARI
20 Mayıs 2008, Salı   Bir umut ışığı...
08 Nisan 2008, Salı   Bir babanın anlatımıyla...
25 Mart 2008, Salı   Yani her şey için bir 'gen' var mı?
12 Mart 2008, Çarşamba   Klinefelter (XXY) Sendromu nedir?
27 Şubat 2008, Çarşamba   Huntington hastalığı
13 Şubat 2008, Çarşamba   Nörofibromatosis Tip 1 (NF1)


Yorum Sayısı:   1
  TÜRKAN ÖNDEŞ         - LEFKOŞA 20 Mart 2007, Salı 23:41 
Renk Körlüğü hakkında bilgi edinmek istiyorum.Neden nasıl niçin olupve nasıl son buluyor mu ?


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2119 1.2203
1 STERLİN 2.4281 2.4462
1 EURO 1.9293 1.9429



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS'TA DARBEYİ KİM YAPACAKTI?

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Otuz dört sene yetmedi...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Erdoğan'ın ziyareti, "Türkiye olar...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

1974'ten birkaç yaprak

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Cilt kanseri ve risk faktörleri

Dr. Umut Altunç

Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey

Aysu Basri

RESM-İ İŞKENCE

Sevilay SADIKOĞLU

Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Su, geleceğin en önemli sorunu

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?

Osman Ertuğ

Ayrılma hakkı

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

İKİ ÇİPİL GÖZDEN ANILARIMDA KALAN

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Taş ocakları sorunu

Harid Fedai

Sünühât Gazetesi Yüksek Katına

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital