Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yeni giysiler yeni bir hayat
Yeni kabine ağustosta
Talat: Yıl sonuna kadar çözüm olabilir
Güzeller bu çatıya güvendiler
Başkentte köşe başı keyfi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Siz olsanız ne yapardınız?

Türem Delikurt

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   31 Temmuz 2007, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Şüphesiz ki her hastalık sadece hastalıktan etkilenen kişiyi değil ailesini de etkiler. Aileler, hem duygusal açıdan hem de daha bir çok yönden, ailede hasta olan kişiye yardımcı olabilmek için bazı adaptasyonlardan geçmek zorunda oluyor.

Kalıtsal olduğu bilinen bir hastalık aileleri diğer hastalıklardan biraz daha da farklı etkiliyor. Çünkü kalıtsal olduğu bilinen bir hastalık, diğer aile bireylerinin de ayni hastalıktan etkilenme riski taşıyabilir. Böyle bir ihtimalin yarattığı duygusal tepki kişiden kişiye, aileden aileye değişebiliyor. Kalıtsal bir hastalık çerçevesinde belki aileler birbiri benzeri senaryolarla karşı karşıya kalabiliyor ancak, her ailede bireysel veya ortak kararlar farklı da olabiliyor.

Genetik danışmanlık, genetik hastalıktan etkilenen veya riskte olan bireyleri ve ailelerini hem bilgilendiren hem de psikososyal destek vererek onlara kendileri için en doğru kararı verme yolunda yardımcı olan bir sağlık hizmetidir.

Kendilerini daha önce hayal bile etmedikleri durumlar içinde bulan insanların, karar verme yolunda yada aşamasında sık sık sorduğu bir soru vardır:

'Siz olsanız ne yaparsınız?'

Bir genetik danışmanın görevi, kişi (ve ailesini) doğru bilgilendirerek ve psikososyal destek vererek, kendi/leri için en doğru kararı kendi iradelerini kullanarak vermelerine yardımcı olmaktır.

Başkasının sizin için karar vermesi yada kararlarınızı başkalarının çözüm önerilerine dayanarak vermek şimdi 'basit' ve doğru bir çözümmüş gibi görünse de ileride birtakım zorluklar yaratabilir

Ancak hepimizin insanız ve hepimiz bu soruyu kendi kendimize sorarız!

'Ben olsaydım ne yapardım acaba?'

Farz ediniz ki ailenizde kalıtsal bir nörolojik hastalık olan 'Huntington Hastalığı' var. Hastalığın ilk semptomları (belirtileri) genellikle 30 ile 50 yaşlar arasında ortaya çıkar. Genellikle, kişide oluşan semptomları ilk olarak aile bireyleri veya yakınları farkeder, kendileri ise farketmezler. Semptomlar arasında, kontrol dışı kol, ayak ve vücut hareketleri ve bunun yanı sıra kişinin karakterinde gözlemlenen değişiklikler vardır. Kolay sinirlenme, depresyon, içine kapanıklık, ve konsantre olamama gibi, davranışlarda değişiklikler görülür. Hastalığın ileriki safhalarında, kişinin konuşmasında bozukluklar, yutkunmasında zorluk ve yürürken dengesini kaybetme ortaya çıkar. Mantıklı düşünme ve karar verme kişi için zorlaşmaya başar. Huntington hastaları genellikle, dengeleri çok kötü bozulduğu, bağışıklık sistemleri de zayıfladığı için ya düşme sonucu ya da zatürree tipi hastalıklar sonucu hayatlarını kaybederler. Bu hastalığa neden olan hatalı gen biliniyor ve onu bulmak için genetik test vardır. Huntington Hastalığından etkilenen bir kişinin bu gen hatasını çocuklarına verme ihtimali %50 dir. Bu gen hatası kendisine geçmiş kişilerde hastalığın ortaya çıkma ihtimalide kesindir. Ancak test size, hastalığın sizde hangi yaşta ortaya çıkacağına veya sizi nasıl etkileyeceğine dair hiçbir bilgi sunamaz.

Bu hastalığın anneannenizi nasıl etkilediğini görerek büyüdünüz... Siz aile kurma yaşlarına geldiniz... Hayatınızın bu aşamasında bazı kararlar vereceksiniz fakat önce, kalıtsal bir hastalık olduğunu bildiğiniz için, bu hastalığa neden olan gen hatasının size geçip geçmediğini bilmek istiyorsunuz. Bu isteğinizi ailenizle paylaştınız ve bir genetik danışmana danıştınız. Danışmanınız, bu gen hatasının anneannenizden annenize geçmiş olması halinde sizin riskte olabileceğinizi söylüyor. Ancak anneniz, kendi haklı ve kişisel nedenlerine dayanarak size kesinlikle kendi genetik durumunu bilmek istemediğini dile getiriyor. Yani o genetik hatanın kendisine geçip geçmediğini bilmek istemiyor. Eğer dilerseniz siz testi yaptırıp genetik statünüzü öğrenebilirsiniz. Fakat hatalı gen sizde tespit edilirse otomatik olarak annenizin de statüsünü öğreneceksiniz. Yani hatalı gen ona kendi annesinden geçti ve ileriki yıllarda hastalanacak. Böyle bir test sonucunu öğrenip annenizden saklamak da üstlenilmesi zor bir gerçek.

Artık vereceğiniz karar sadece sizi değil annenizi de etkileyecek.

Peki siz olsanız ne yapardınız?..

Bir sonraki köşemizde yeni bir konuda buluşmak üzere sevgi ve huzur dolu günler sizin olsun.

   1345 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Temmuz 2008, Çarşamba   Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyolojik bir sigorta mı?
08 Temmuz 2008, Salı   Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım
27 Haziran 2008, Cuma   Multipl Skleroz
03 Haziran 2008, Salı   BÜNYE FARKLILIKLARI
20 Mayıs 2008, Salı   Bir umut ışığı...
08 Nisan 2008, Salı   Bir babanın anlatımıyla...
25 Mart 2008, Salı   Yani her şey için bir 'gen' var mı?
12 Mart 2008, Çarşamba   Klinefelter (XXY) Sendromu nedir?
27 Şubat 2008, Çarşamba   Huntington hastalığı
13 Şubat 2008, Çarşamba   Nörofibromatosis Tip 1 (NF1)



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1971 1.2055
1 STERLİN 2.3775 2.3952
1 EURO 1.8759 1.8891



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KRİTİK GÖRÜŞME

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Güven aşağı, öfke yukarı doğru giderken...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar 25

Akay Cemal

Hadi kolay gelsin! Ama...

Ahmet Tolgay

Suda bireysel çözümler...

Bilbay Eminoğlu

Haydi hayırlısı

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Cilt kanseri ve risk faktörleri

Dr. Umut Altunç

Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey

Aysu Basri

SİSTEMİN BİZE KAYBETTİRDİKLERİ

Sevilay SADIKOĞLU

İçimizden biri: Arif Albayrak

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Suç ve ceza

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

MESLEK SEÇİMİ

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?

Osman Ertuğ

Basın yoluyla müzakere (1)

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

RUM SİYASİLERDEN AL DOĞRU HABERİ

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Su Kıtlığı Üzerine

Harid Fedai

Osmanlılardan Vatan Sevgisi

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital