Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Futbolcular istediğini aldı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

İçme suları, koli basili ve otizm!

Dr. Umut Altunç

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Eylül 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu haftaki yazımı aslında geçen hafta çıktığım kısacık tatil sonrasında yaşadığım cilt sorunlarına (güneş yanıkları), öldüren obezite haplarına ve de Ramazan ayı sağlık sorunlarına ayırmayı planlamıştım!.. Fakat çok hızlı değişen sağlık gündemi nedeniyle bugün tamamen farklı şeyler okuyacaksınız... Pek çoğumuzun aşina olduğu, yaşadığı veya duyduğu konular...

Sularımızdaki mikrop!

Yakın dönemde yapılan analizler sonucunda bazı şirketlerin piyasaya sürdüğü içme sularında, koli basili denen mikrop saptandı!

İsmini çok sık duyduğumuz bu mikrop genellikle deniz suyu kirliliğinin bir göstergesi olarak anıla gelmiştir. Oysa ki bu mikrop çok uzakta değil, içimizde, bağırsaklarımızda bizlerle birlikte yaşayan bir bakteri!

Tıp dilindeki adı ile Escherichia Coli, insan florasında (vücudun doğal mikrop içeriği) bulunan binlerce bakteriden sadece birisidir. Kalın bağırsakta yaşantısını sürdürürken vücutta bazı vitaminlerin üretilmesine ve bazı maddelerin dönüştürülmesine yardımcı olur. Vücudumuzda bizimle birlikte yaşayan bu mikrop bağışıklık sisteminde herhangi bir sorun olmayan kişilerde hastalık yapmaz. Bağışıklık sisteminin ve vücut direncinin zayıfladığı durumlarda ise kolibasili pek çok hastalığa neden olabilir.

İdrar yollarından menenjite koli basili enfeksiyonları..

Koli basili (E.Coli)'nin kaynağı genellikle insan veya hayvan dışkısıdır. Her insan dışkı yoluyla günde yaklaşık 100 milyar ile 1 trilyon arası değişen sayıda koli basili çıkarır. Bu mikroplar tuvalet sonrası iyi yıkanmamış ellerden, lağım sularının şebeke sularına karışmasından ve kişisel temizliğin iyi yapılamamasından dolayı insan vücuduna girerek hastalığa neden olabilir. Koli basili olarak bilinen E.Coli'nin neden olduğu bazı hastalıklar:

- İdrar yolu enfeksiyonları

- İshaller (özellikle turist-yaz ishalleri)

- Yenidoğan servisi sepsisleri (ölümcül enfeksiyon)

- Karın içi abseler

- Periton iltihabı

- Meme iltihabı

- Akciğer enfeksiyonları

- Menenjit

Bebeklerinizi koli basilinden koruyun!

Özellikle küçük kız çocukları ve bebeklerde görülen idrar yolu enfeksiyonlarının büyük bir bölümünün etkeni koliform bakterilerdir. Kişinin normal dışkısında bulunduğundan dolayı; özellikle kız bebeklerin altlarının uzun süre kaka ile bulaşmış bir şekilde bekletilmesi veya temizliğinin uygun şekilde yapılmaması sonucunda koli basili mikropları idrar yollarına bulaşacaktır. Kız çocuklarının altlarının arkadan öne temizlenmesi veya temizliklerinde kolibasili içeren kontamine(mikropla bulaşmış) suların kullanılması da bu hastalıklara zemin hazırlar. Kullanma sularınızın temizliğinden emin olmanız, depolarınızın bakımını mutlaka düzenli olarak yaptırmanız, kendi ellerinizi sık sık yıkamanız bebeğinizi bu tür enfeksiyonlardan koruyacaktır.

İçme suyunda koli basili olur mu?

İçme sularına koli basili karışması kabul edilemeyecek bir olaydır. "Koliform indeksi" şu anda içme sularının hijyeninin göstergesi olarak dünyada en yaygın olarak uygulanan ölçüm metodudur. Buna göre 100 ml suyun içinde hiç koli basili saptanmaması gereklidir. Bu değerin 1 olması bile suyun kullanımının mümkün olmadığını gösterir. Her ne kadar diğer parazit, virüs ve enfeksiyon etkeni mikropları saptamada yetersiz olsa da suyun hijyenik kalitesini belirleyen en önemli gösterge koliform indeksi'dir. Suların içinde koli basili bulunması pratik olarak bu suların insan veya hayvan dışkısı ile temas halinde olduğunu düşündürür. Bu tür suların kullanılması ise pek çok bulaşıcı enfeksiyon hastalığına zemin hazırlar.

Neden sularımıza koli basili karışıyor?

Kıbrıs'ta düzenli bir kanalizasyon sistemi bulunmadığından lağım kuyuları bir müddet sonra yer altındaki içme suyu kaynaklarına boşalabiliyor. Başı boş hayvanlar, kemirgenler ve kuşlar kuyuları ve su depolarımızı kirletebiliyorlar. Bu hayvanların dışkıları ve de içme sularına karışan lağım suları kolibasilinin en önemli kaynaklarıdır.

Ne yapmalı?

İçme sularımız henüz Avrupa standartları düzeyinde değil. Musluğu açıp çeşmenin altından doldurduğunuz suyu içmek maalesef henüz mümkün değil. Bu konuda bazı belediyelerimizin ciddi çalışmaları olduğunu biliyorum. Otomatik klorlama sistemi ve hatta daha güncel bir su temizleme sistemi olan ozonlama yöntemini uygulayan belediyelerimizin diğerlerine de örnek teşkil etmesini umuyorum. Bunun yanı sıra hazır içme sularının, şebeke sularının ve de ev depolarındaki suların analizlerinin düzenli olarak yapılması belediyelerin yanı sıra bizlerin de duyarlılık göstermesi gereken bir konu. İstenmeyen hastalıkların önüne geçebilmek için depolarınızın temizliğini düzenli olarak tekrarlayın, kuyularınızın klorlamasını aksatmayın, su analizlerini düzenli olarak yaptırın.

İleri anne-baba yaşı otizme zemin hazırlıyor!

Bu konuya da değinmeden geçemedim bu hafta. Özel Eğitim Vakfı'nda geçirdiğim süre zarfında otistik çocuklarla daha çok ilgilenme fırsatı buluyorum. Bu vesileyle de otizmin gerek dünya gerekse Kıbrıs içinde ne denli önemli ve sık görülen bir hastalık olduğunu ailelerle birlikte yaşayarak öğreniyorum.

ABD Oakland, California'dan Dr Lisa Croen ve ekibinin yaptığı çalışma otizmle ilgili çok çarpıcı bazı sonuçları ortaya koydu. Geçtiğimiz aylarda saygın bir tıp dergisinde yayınlanan çalışmanın sonuçlarına göre henüz nedeni tam olarak bilinmeyen otizm hastalığının görülme riski, anne-baba yaşı ile ilgili olarak değişiyor! Bu çalışmaya göre anne-baba yaşının ortalama değerden 10 yıl daha yüksek olması otistik çocuk sahibi olma ihtimalini anlamlı bir şekilde yükseltiyor. Bu risk kız çocukları için ise daha da yüksek oranlarda saptanmış. Henüz nedeni bilinmeyen bu hastalıkla ilgili daha pek çok yeni bilimsel çalışmaya ihtiyaç var. Ondan önce yapabileceğimiz şey belki de onları daha iyi anlamaya çalışmak olacak.

Bu konuya ilgi duyan, destek olmak isteyen herkesi ÖZEV, Özel Eğitim Vakfı, Lefkoşa (tel 0392 227 1956) adresine bekliyoruz.

Mutlu ve sağlıklı günler...

   1379 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler
29 Haziran 2008, Pazar   KLİMA İLE GELEN ATEŞ!
22 Haziran 2008, Pazar   Bunları Biliyor muydunuz?
15 Haziran 2008, Pazar   Kene humması (Kırım Kongo Kanamalı Ateş, KKKA)
08 Haziran 2008, Pazar   Demir: Kullanılmalı mı kullanılmamalı mı?
02 Haziran 2008, Pazartesi   Anne karnında son üç ay (6-9.aylar)
25 Mayıs 2008, Pazar   ANNE KARNINDAKİ İKİNCİ ÜÇ AY (3-6.AYLAR)
18 Mayıs 2008, Pazar   Anne karnındaki bebek (ilk 3 ay) nasıl büyür?
13 Mayıs 2008, Salı   Elektrik hatlarındaki “gerilim” artıyor!
05 Mayıs 2008, Pazartesi   Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirlilik ve Yüksek Gerilim Hatları Hakkında Merak Edilenler



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital