Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yeni giysiler yeni bir hayat
Yeni kabine ağustosta
Talat: Yıl sonuna kadar çözüm olabilir
Güzeller bu çatıya güvendiler
Başkentte köşe başı keyfi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Anne sütündeki zehir: Kuru temizleme ilaçları ve kanser !

Dr. Umut Altunç

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Ekim 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çok önceden biliniyor olmasına rağmen kuru temizlemenin yol açtığı çevre ve sağlık sorunları ile ilgili pek çok haber gündeme oturdu bu hafta!

Sizlerden gelen çok sayıda elektronik posta ve soru nedeniyle bu hafta da bu konu hakkında merak edilen noktaları aydınlatmaya çalışacağım.

Kuru temizleme nedir? Nasıl çalışır?

İlk kez 19.yüzyılın sonlarında Paris'te kullanılmaya başlanan kuru temizleme teknolojisinin keşfi aslında bir rastlantıya dayanıyor. Bu dönemde yaşayan Joly Belin ismindeki bir Fransız kirli elbisesinin üzerine kazara kerosen (gaz yağı) dökünce giysisinin üzerindeki lekenin kaybolduğunu fark etmiş. İşte bu gözlemden sonra kerosen benzeri Etilen ve son olarak da Perkloroetilen (PCE, PERC) veya diğer ismi ile Tetrakloroetilen (TCE) bu amaçla kullanılmaya başlanmış.

Kirli giysilerin buhar aracılığıyla bu maddelerle temizlenmesi kısaca "kuru temizleme" ismi ile anılıyor.

Kuru temizlemede kullanılan PCE maddesi aynı zamanda otomobil endüstrisinde, yağ çıkarma amacıyla kullanılmaktadır. Pek çok soğutma sisteminin (klima ve buzdolapları) içinde de bu kimyasal maddeyi bulmak mümkündür.

Kuru temizleme ilaçları kanser yapıyor mu?

Bu çok tartışılan konunun cevabı maalesef: Evet! Kuru temizleme merkezlerinde kullanılan PCE (Perkloroetilen) veya TCE (Tetrakloroetilen), deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda "kanserojen" etkisi ispatlanmış, insanlarda 2A sınıfında (olası kanserojen) olarak nitelendirilen kimyasal bir maddedir.

Uzun zamandır kanserojen etkisi bilinen bu kimyasallar ile ilgili pek çok bilimsel çalışma yapılmıştır. Uluslararası Kanser Araştırma Enstitüsü (IARC)'nün 1995 yılında yaptığı çalışmada kuru temizleme işleminde kullanılan PCE ve TCE isimli kimyasalların başlıca yemek borusu, rahim ağzı, rahim, mesane kanserleri ve Non-Hodgkin Lenfoma (lenf bezi kanseri) gibi kanser türlerine yol açtığı gösterilmiştir. Bu merkezlerde çalışan kişilerde özellikle mesane ve rahim ağzında görülen kanser riskinin normal kişilere göre yaklaşık yüzde 45 oranında arttığı saptanmış. Bu maddelerin mide ve pankreas kanserine zemin hazırladığı düşünülse de bu konuda henüz yeterince bilimsel kanıt saptanmamıştır. Her ne türü olursa olsun kuru temizleme sektöründe çalışan kişiler kanser ve benzeri hastalıklar yönünden risk altındadırlar!

Kuru temizlikçilerde ve bu maddelerle çalışanlarda görülen diğer sağlık soruları nelerdir?

Vücuda başlıca solunum, ağız ve deri yolları ile giren kanserojen PCE maddesi pek çok sağlık sorununa neden olmaktadır.

PCE maddesinin fazla miktarda ani solunması sinir sistemini etkileyebilir, sersemlik hissi, uyku hali, yürüme ve konuşmada güçlük, baygınlık, bilinç kaybı, koma hali hatta ölüme neden olabilir!

Bu madde aynı zamanda solunum yollarında ciddi tahriş ve kimyasal (tahrişe bağlı) zatürreye neden olabilir. Kronik (süregelen) öksürük ve diğer solunum yolu hastalıklarına yol açabilir.

Ciltle uzun süre temas sonrasında ise ciltte yaygın tahriş, düzelmeyen alerjik rahatsızlıklar görülebilir. Böbrekler ve karaciğerde harabiyet ise sayılabilecek diğer zararlardandır.

PCE ile ilgili yeni çalışmalar bu maddeye maruz kalan hamilelerde nedensiz düşüklerin daha sık olduğunu gösteriyor! Aynı zamanda hem erkek hem de kadınlarda doğurganlık oranının düştüğü bildiriliyor. Kronik maruziyet sonrası değişen (mutasyon geçiren) genetik yapı nedeniyle, temas eden kişinin çocukları ve sonraki nesiller de hiç karşılaşmadıkları bu madde nedeniyle zarar görüyor.

İçme suyumuzda, toprağımızda ve anne sütündeki zehir!

Pek çok konuda olduğu gibi sağlık konusunda da örnek aldığımız ABD'nde yapılan çalışmalar sonucunda iyi denetlenmeyen otomotiv ve kuru temizleme sektörü kaynaklı zehirli atıkların (PCE) bu ülkede bile içme sularına karışabildiği gösterilmiş!

Amerikan Hastalık Önleme Kuruluşu (CDC) tarafından 12 Haziran 2007 de yapılan açıklamaya göre ABD'nin Kuzey Carolina eyaletindeki Tarawa adlı bölgenin içme sularının, 30 yıl süreyle kuru temizleyiciler tarafından kontrolsüz olarak çevreye bırakılan PCE maddesi ile zehirlendiğini bildirdi! Bu sulardan yararlanan yaklaşık 75bin kişinin söz konusu maddenin zehirli etkilerinden zarar görmüş olabileceği düşünülüyor.

Daha çarpıcı bir örnek ise anne sütünde saptanan PCE maddesi! Yine ABD'nde 1977 yılında bildirilen bu vaka tıp camiasını oldukça şaşırttı. O dönemde, deri sektöründe kuru temizleme bölümünde çalışan eşini, öğle aralarında, düzenli olarak ziyaret eden bir annenin bebeğinde sarılık görülmeye başlandı. Bu sarılığın gittikçe uzaması ve tedaviye dirençli olması nedeniyle annenin sütü araştırıldı. Sonuçlara göre sadece kısıtlı bir süre için o ortamda bulunan annenin sütündeki PCE miktarı kat kat yüksek çıkıyordu. Anne sütü kesilen bebek hızlıca düzeldi. Bu olay kuru temizleyicilerde kullanılan kimyasalların zararları konusunda dünya tıp camiasını ciddi şekilde etkiledi ve önlemler almaya yöneltti.

Düzenli olarak denetlenmeyen ve kimyasal atıklarının çevreye bırakıldığı bölgelerde toprak da içme suları kadar zehirli kimyasal maddeleri barındırır. Bu maddeler önlem alınmadığı takdirde doğal döngü içinde bir şekilde tekrar insan vücuduna girmektedirler!

 

Kuru Temizleyici ilaçları kaynaklı sağlık sorunlarını önlemek için KKTC Sağlık Bakanlığına çağrı!

Uluslararası kuru temizleme yönetmelikleri kuru temizlikçilerin aylık PCE (perkloroetilen) tüketim kayıtlarını düzenli olarak yaptırmalarını zorunlu kılar.

Gelişmiş ülkelerde ayrıca bu cihazların aylık düzenli bakımlarının yapılması ve bu kayıtların incelenmesi zorunludur. Bu incelemeler sonunda hazırlanan raporlar her ay düzenli olarak ilgili sağlık teftiş birimlerine iletilir.

Kuru temizleme cihazlarının sağlık standartlarına uygunluğu ve de düzenli bakımının yapılması -tüm dünyada olduğu gibi- ülkemizde de ilgili sağlık kuruluşları tarafından düzenli olarak denetlenmelidir

Kuru temizleme sonrasında oluşacak kimyasal atıkların doğaya ve insan sağlığına zarar vermeyecek bir şekilde uzaklaştırılması sağlanmalıdır. Bu tür kimyasal maddelerle çalışan iş yerlerinin çalışanlarının sağlığına yönelik koruyucu önlemler (maske, eldiven vb) alması gereklidir. Bu kişilerin düzenli olarak sağlık taramasından geçirilmesi çok önemlidir!

Mutlu ve Sağlıklı Günler...

   1392 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
20 Temmuz 2008, Pazar   Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey
06 Temmuz 2008, Pazar   Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler
29 Haziran 2008, Pazar   KLİMA İLE GELEN ATEŞ!
22 Haziran 2008, Pazar   Bunları Biliyor muydunuz?
15 Haziran 2008, Pazar   Kene humması (Kırım Kongo Kanamalı Ateş, KKKA)
08 Haziran 2008, Pazar   Demir: Kullanılmalı mı kullanılmamalı mı?
02 Haziran 2008, Pazartesi   Anne karnında son üç ay (6-9.aylar)
25 Mayıs 2008, Pazar   ANNE KARNINDAKİ İKİNCİ ÜÇ AY (3-6.AYLAR)
18 Mayıs 2008, Pazar   Anne karnındaki bebek (ilk 3 ay) nasıl büyür?
13 Mayıs 2008, Salı   Elektrik hatlarındaki “gerilim” artıyor!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1971 1.2055
1 STERLİN 2.3775 2.3952
1 EURO 1.8759 1.8891



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KRİTİK GÖRÜŞME

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Güven aşağı, öfke yukarı doğru giderken...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar 25

Akay Cemal

Hadi kolay gelsin! Ama...

Ahmet Tolgay

Suda bireysel çözümler...

Bilbay Eminoğlu

Haydi hayırlısı

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Cilt kanseri ve risk faktörleri

Dr. Umut Altunç

Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey

Aysu Basri

SİSTEMİN BİZE KAYBETTİRDİKLERİ

Sevilay SADIKOĞLU

İçimizden biri: Arif Albayrak

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Suç ve ceza

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

MESLEK SEÇİMİ

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?

Osman Ertuğ

Basın yoluyla müzakere (1)

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

RUM SİYASİLERDEN AL DOĞRU HABERİ

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Su Kıtlığı Üzerine

Harid Fedai

Osmanlılardan Vatan Sevgisi

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital