|
Gerek sağlık, gerekse magazin haberlerinde en sık rastladığımız konulardan birisi fazla kilolar ve obezite! İlginçtir, küresel ekonomik dalgalanmanın etkisini gösterdiği şu son dönemde ekonomi sayfaları da obezite'yi gündemine taşımaya başladı. İngiliz hükümeti'nin önümüzdeki 20 yıl içinde obezite ile mücadele için 372 milyon Sterlin ayıracağını bildirmesi geçtiğimiz hafta dünya basınının en çok konuşulan manşetleri arasında idi...
2050'de Obezler çoğunluk, zayıflar azınlık olacak!
Önceki haftalardaki yazılarımda dünyadaki obez kişilerin sayısının halıhazırda açlık çeken kişilerin sayısını geçtiğini yazmıştım... Şu anda toplumun belli bir kesimini ilgilendiren obezite, yapılan tahminlere göre artık -özellikle gelişmiş ülkelerdeki- nüfusun büyük bir bölümünü etkileyecek gibi görünüyor.
Yine geçtiğimiz hafta yayınlanan bir araştırma sonucuna göre gerekli önlemler alınmazsa önümüzdeki 40 yıl içinde İngiltere nüfusunun büyük bir bölümünün "obez" olacağı tahmin ediliyor. Buna göre 2050 yılında tüm İngiliz çocuklarının yüzde 25'i ; kadınlarının yüzde 50'si, erkeklerinin ise yüzde 60'ı obez kişiler olacaklar.
İngiliz toplumu ve kültürü ile olan yakınlığımız göz önüne alınırsa bu tahminleri ve rakamları bizim toplumumuz için de öngörmek yanlış olmaz sanırım.
Zayıflayana maaş!
Başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere dünya üzerindeki pek çok ülke obezite ile mücadele için değişik önlemler alıyor. Geçtiğimiz gün İngiliz hükümetinin sağlık işlerinden sorumlu devlet bakanı Alan Johnson'un sunduğu raporda da obezite ile mücadelede alışılmışın dışında yeni yöntemler kullanılması öngörülüyor.
Buna göre Obez çocuk ve erişkinlerin önümüzdeki dönemlerde verecekleri kilolar için kendilerine nakit para, hediye çekleri ve çeşitli ödüller verilecek!
Bu uygulamanın amacı ise obeziteye karşı mücadeleyi teşvik etmek, kişilerin daha sağlıklı ve kaliteli yiyeceklere ulaşmasını sağlamak ve verilen kiloların tekrar alınmasını önlemek...
İngilizler'den obezite ile mücadeleye bir servet!
Toplam 372 milyon sterlin bütçenin ayrıldığı bu kampanya hedeflerine ulaştığı takdirde ülkedeki aşırı kilolu ve obez çocukların sayısı 2020 yılı itibarı ile ancak 2000 yılı seviyesine çekilebilecek. Kimi kesimler için şimdilik çok gereksiz ve abartılı bulunsa bile, İngiltere'de 20-30 yıl içinde obeziteye bağlı olarak ortaya çıkacak kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı vb. göz önüne alındığında ve her bir bireye yapılacak onbinlerce poundluk sağlık harcamaları hesaplandığında bu proje "yatırıma değer (cost-effective)" niteliği kazanıyor!
Şimdiden İngiltere'nin gündemine oturan bu gelişme pek çok kurum ve sivil toplum örgütü tarafından destek görüyor. Daha önce kendi çalışanlarından kilo verenleri ödüllendiren ve bu konuda başarılı bir kampanya yürüten İngiliz Kalp Vakfı (British Heart Foundation) söz konusu projenin kalp hastalıklarını önleme açısından amacına ulaşacağı görüşünde... Genelde tutucu yapıları ve tutumluluklarıyla bilinen İngiliz toplumunun -sanırım kilo sorunu olmayan- bir bölümü ise bu harcamaların vergiler yoluyla kendi birikimlerinden karşılanacağını belirtip buna tepki duyuyorlar...
Yemek pişirme ve sağlıklı beslenme eğitimi zorunlu olacak
İngiliz sağlık bakanlığı obezite ile mücadele için bu proje kapsamında okullarda beslenme ile ilgili eğitim reformu yapmayı planlıyor. Bunun haricinde pek çok alanda milyonlarca sterling tutarında kampanyalar düzenlenecek. İngilizlerin bu bağlamda önümüzdeki 20 yıl boyunca hedeflediği işler ve harcama kalemleri şu şekilde öngörülüyor:
- Çocuklarına sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlıkları kazandırma eğitimi için ailelere yatırım yapılacak (75 Milyon Pound);
- Sağlıklı yaşam eğitimi, yürüme ve bisiklet sürmeyi özendirecek "Sağlıklı Şehir" ler kurulacak (30 Milyon Pound);
- Yiyecek ve içecek endüstrisi ile yapılacak uzlaşı ile daha sağlıklı gıda maddeleri üretimi teşvik edilecek;
- Kişisel kilo verme programlarına, iş yerleri ve toplumun diğer kesimlerinde kilo verme "yarışmalarına" destek amacıyla bu aktivitelere üç yıldan daha uzun süre bütçeden pay ayrılacak;
- Ortaokullarda "yemek pişirme" dersleri 2011 yılından itibaren zorunlu ders olarak müfredata eklenecek;
- Çocuklarda fast-food tüketimini teşvik eden reklamlarla mücadele edilecek...
KKTC Sağlık Bakanlığı'na çağrı:
Kendi ülkemizde de çığ gibi büyüyen düzensiz ve yanlış beslenme alışkanlıkları sonucunda çocuklarımız geçmiş nesillere oranla daha kilolu ve daha kırılgan yapıda oldukları apaçık bir gerçek. Bunun önüne geçebilmek için gerekli önlemleri almak, önümüzdeki on yıllar için stratejiler oluşturmak ve eğitim, tarama ve tedaviyi içeren bir eylem planını yürürlüğe sokmak sanırım Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumların en öncelikli hedeflerinden biri olması gerekiyor. Kıbrıs Türk Diyabet Derneği gibi bazı kuruluşların bu konuda ciddi çalışmaları olduğunu biliyorum. Aynı şeyi ne yazık ki kendi devletimizin sağlık plan ve projeleri açısından söylemek mümkün değil. Ingiltere kadar zengin bir ülke olmasak bile mevcut sağlık kurumlarını uygun şekilde yönlendirerek, kampanyalar başlatarak ve diyet klinikleri ile işbirliği içinde çalışarak zor da olsa bu sorunun önüne geçebiliriz!
Kim ne derse desin bu son gelişme de gösteriyor ki Obezite önümüzdeki on yıllar içinde insanlığın karşı karşıya kalacağı en büyük sağlık sorunlarından birisi olacak... Bu tür haberlere alışmaya başlasak iyi olur sanırım...
Kağıt paradaki virüs!
Sibirya soğuklarının etkisini üzerimizde hissettiğimiz şu günlerde nezle ve grip gibi virüs salgınları hemen her evi etkilemiş durumda. Çoluk çocuk yorgan döşek yatanların sayısı gün geçtikçe artmakta...
Şu virüslerle o kadar haşır neşir olmuşuz ki artık bu hastalıklar ile mücadele için alınması gereken önlemleri, hastalığın bulaşma yollarını bilmeyen yok gibi. Peki gündelik hayatımızda vazgeçilmez bir araç olan kağıt paraların (banknotların) da bu hastalığın yayılmasındaki rolü olduğunu biliyor muydunuz?
Geçtiğimiz haftalarda İsviçre'deki Cenevre Üniversitesi bilim adamlarının yayınladıkları araştırma sonuçlarına göre grip virüsünün kağıt paralar üzerinde yaşayıp, insandan insana bulaşabileceği bildiriliyor.
Buna göre kağıt banknotun üzerine bırakılan grip virüsü normal koşullarda bir-kaç saat canlı kalırken, insan mukus salgıları (salya, tükrük, sümük) aracılığıyla taşınan virüslerin paraların üzerinde 2 haftadan uzun bir süre canlı kalabildiği gösterilmiş.
Ütülemek veya yakmak kağıt paralarla bulaşmayı önlemek için pek akıllıca çözüm yöntemleri sayılamaz! Bunun yerine ellerinizi düzenli olarak yıkamanız ve çocuğunuza da erken yaşlardan itibaren el yıkama eğitimini vermeniz paralardan bulaşacak virüslere karşı sanırım en uygun önlem olacaktır.
Mutlu ve Sağlıklı Günler...
|