|
Geçtiğimiz gün bebeğini aşı için getiren bir anne kapıdan girer girmez telaş içinde bir soru sordu: 'bizim çocuğa menenjit aşısı yapılmış mıydı doktor bey?'
Aynı soru son bir hafta içinde pek çok anne-baba tarafından tekrarlanınca bunun nedeninin medyaya yansıyan 'çocukluk çağı menenjit hastalığı' haberleri olduğunu öğrenmek çok uzun sürmedi.
Özellikle Türkiye'de son dönemde peşpeşe görülen menenjit vakaları ve buna bağlı çocuk ölümleri deniz aşırı etki yaratarak ülkemizde de büyük bir yankı uyandırdı. Peki neydi bu menenjit hastalığı? Aşı ile korunmak mümkün müydü? Tedavisi var mıydı? İşte merak ettiğiniz bazı soruların cevapları:
Menenjit mikropları havada dolaşıyor!
Özellikle bahar aylarında salgınlar yapan menenjit hastalığına neden olan bakteri ve virüsler soluduğumuz havada dolaşmaktalar.
Bu mikroplar kişiden kişiye genellikle solunum yoluyla bulaşmaktadırlar.
Normalde soğuk algınlığı, ishal ve orta kulak enfeksiyonu gibi rahatsızlıklara neden olan bu mikroorganizmalar bağışıklık sisteminin zayıfladığı hassas kişilerde menenjite neden olabilmektedirler.
Menenjit dediğimiz hastalık ise "beyin zarının iltihabı" anlamına geliyor.
Çocukluk çağındaki menenjitlerin en sık görülen tipi etkeni virüsler olan "aseptik menenjit"tir. "aseptik"in sözlük anlamı ise "mikrobik olmayan" !
Bu tür menenjit hastalığı pek çok kişide istirahat ile veya fark edilmeden basit bir baş ağrısı ve kusma hastalığı şeklinde atlatılabilir.
Bakteriyel menenjitler ve bir diğer önemli ajan olan "tüberküloz" hastalığına bağlı menenjitler daha ağır seyreder. Bu hastalar tedavi edilmezse ölüm veya sakatlıklar ortaya çıkabilir.
Bağışıklık sistemi normal olara çalışan, iyi beslenen, şeker, diyabet, tekrarlayan enfeksiyon, kafa travması ve salgın bölgelerinde hasta kişilerle temas hikayesi olmayan kişilerde ağır menenjit hastalığının gelişmesi beklenmez.
Buna rağmen zaman zaman -Kıbrıs'ta bile!- hafif, aseptik menenjit vakaları görülmekte. Yılda bir kaç kez ağır menenjit hastalıklarına rastlanmaktadır.
Yüksek ateş, baş ağrısı ve kusma menenjitin habercisi olabilir!
İyi bir hekimin aklından hiç bir zaman çıkmaz bu olasılık! Özellikle birdenbire başlayan yüksek ateş, baş ağrısı (büyük çocuklarda) ve kusma bizlere -düşük ihtimal da olsa- menenjit hastalığını çağrıştırır. Halbuki bu şekilde başlayan hastalıkların pek çoğu çocuklardaki mide-barsak hastalıkları, gıda zehirlenmeleri, üst solunum yolu enfeksiyonları ve orta-kulak enfeksiyonlarına bağlıdır.
Menenjit hastalığı, hastalığa neden olan mikrobun tipine göre değişik bulgular verir. Aseptik denen -virütik- menenjitlerde tek bulgu baş ağrısı olabilirken; ağır menenjit hastalarında ensede sertlik (boyun hareketlerinde kısıtlılık), çocukta cenin pozisyonu (başını ayaklarına değdirme), huy değişikliği, havale, gözlerde kayma, solunumda düzensizlik ve hatta koma hali görülebilir.
Ateş ve kusmalar ile birlikte görülen uygunsuz davranışlar (durup durduğu yerde kahkahalar, ağlamalar, çığlıklar) ağır menenjit veya ensefalit (beyin dokusu iltihabı) belirtileri olabilir. Ağızda uçuk görülmesi veya vücutta pul pul döküntüler olması yine bu hastalıkların bulguları arasındadır.
Menenjit aşısı olan menenjite yakalanır mı?
Bu sorunun cevabı çok karmaşık ve zor. Menenjite neden olan pek çok mikroba karşı aşı geliştirilmiştir. Bunlarda pek çoğu vücutta başka organlarda yerleşmekte daha sonra beyin tutulumuna neden olmaktadır. Halen bu aşılardan bir kısmı -ülkemizde de- rutin olarak uygulanmaktadır. Aşıların tipleri ve koruyuculukları ise değişkendir. Aşıların koruyuculukları kavrayabilmek için menenjite neden olan mikropların tiplerini bilmek gereklidir.
HİB aşısı menenjit ve ortakulak iltihabında etkili!
Menenjit aşısı olarak adlandırılan aşı sıklıkla "HİB (Haemophilus İnfluenza B)" adıyla bilinen ve genellikle 2-5 yaş arası çocuklarda orta kulak iltihabına neden olan bakterinin aşısıdır. HİB aşısı son yıllarda tüm bebeklere 2.aydan itibaren rutin(zorunlu) olarak DBT (Difteri, boğmaca, tetanoz) ve çocuk felci aşılarının yanında 5'li aşı (DBT Polio HİB) olarak yapılmaktadır. Karma aşıların içinde yapılan bu aşı aynı zamanda bu mikrobun neden olduğu ve ağır seyirli menenjit hastalığına karşı da koruyucu etki göstermektedir.
Yeni yüzyılın menenjiti mikrobu ve aşısı: Pnomokok!
Menenjite karşı koruyuculuk sağlayan bir diğer aşı ise "Pnomokok (Zatüree)" aşısıdır. Bu mikrop adından da anlaşılacağı gibi genellikle akciğere yerleşerek zatüree hastalığına yol açar. Sağlıklı beslenen ve bağışıklık sistemi güçlü kişilerde görülmesi düşük ihtimalli olmasına rağmen; alerjik bronşit, böbrek, şeker, kalp ve diğer kronik hastalıkları olan kişilerde görülme riski artar.
Aynı zamanda kreş çocuklarının boğazlarına yerleşerek dirençli kulak iltihapları da yapabilen bu mikrobun menenjit hastalığına yol açması sık görülen bir olay değildir. Buna rağmen diğer menenjit mikroplarına karşı aşılama programlarının yaygınlaşması ile birlikte şu anda -özellikle gelişmekte olan ülkelerde- en sık görülen menenjit etkenleri arasında sayılmaktadır.
İngiltere gibi gelişmiş bir Avrupa ülkesinde bile 2005 yılı içinde 247 kişi Pnomokok menenjitine yakalanmıştır. Bu mikroba karşı yapılan aşı gelişmiş ülkelerde -devlet eliyle- zorunlu aşı olarak 2.aydan itibaren tüm bebeklere yapılmaktadır. Pnomokok menenjitine yakalanan çocukların büyük bir bölümünün kaybedildiği, önemli bir bölümünün ise sekelli -sakatlıkla- iyileştikleri bilinmektedir. Bu gözlem son dönemde TV reklamları olarak gösterilmekte ve halkımızın da ilgisini çekmektedir. Bu gerçek göz önüne alındığında aşının önemi daha da artmaktadır. Ülkemizde de bu aşının yapılması gelişmiş ülkelere paralel olarak giderek yaygınlaşmıştır. Aşı, pnomokok hastalığının ağır seyretmesi sonucunda gelişecek ölüm-sakatlıkların önlenmesi konusunda çok etkilidir.
Hac yolcuları ve fakir ülkelerde Meningokok!
Meningokok denen hastalık ise daha çok hijyenik koşulları kötü ortamlarda görülen bir menenjit türüdür. İngiltere gibi ülkelerde bebeklere rutin olarak yapılan aşılar (Meningokok C) ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz-orta doğu coğrafyasında yeterli koruyucu etkiyi sağlamamaktadır. Bunun nedeni meningokok hastalığının aşısında bulunan mikrop tiplerinin bu coğrafyada hastalık etkeni olarak görülmemesidir. Dolayısıyla ülkemizde rutin olarak uygulanmasının bir anlamı yoktur. Özellikle hacca gidecek olan kişilerde o yöreye özel meningokok aşılarının yapılması gereklidir. Bu kişiler seyahatleri sonrasında küçük çocuklara da hastalığı bulaştırabilmektedir.
Tüberküloz ve diğer menenjitler!
Verem (Tüberküloz) aşısı da bu hastalığın görüldüğü veya risk altındaki bireylere yapıldığı takdirde hastalığın beyine yayılımını sınırlandırabilmektedir.
Bu saydığımız aşılar dışında görülen menenjit türlerine (aseptik-viral vb) karşı rutin olarak etkili bir aşılama yöntemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla menenjit hastalıklarının çoğu aşı ile önlenemeyen tiplerdir.
Mevcut aşıların koruyuculukları da hiçbir zaman yüzde yüz değildir, ancak uygun şekilde yapıldıkları takdirde önemli oranda koruyuculuk sağlamaktadırlar.
Gelecek hafta menenjitin tanı yöntemleri ve tedavisi konusunda bilgiler vermeye devam edeceğim. Bu konudaki sorularınızı bana e-posta yoluyla ulaştırabilirsiniz.
Nane&Limon 2 yaşını doldurdu!
Bundan tam iki yıl önce kaleme almaya başladığım "Nane&Limon" köşesi bugün 2.yaşına girdi.
"Nane&Limon" fikri ilk kez çocuk hekimi olarak aldığım eğitimin ardından çalışma fırsatı bulduğum İngiltere'nin saygın Tıp Okullarından birisinde doğdu.
O ekibin içinden çıkan makalelerin dünyanın okuduğu saygın gazetelerde sağlıklı yaşam ve tıp dergilerinde manşetlere taşındığına şahit oldum! Sokaktaki adamın Avrupa'nın en fakir ülkesinde bile tıptaki en son yenilikleri tartıştığının, yazılı ve görsel medyanın bu konulara olabildiğince geniş yer ayırdığının farkına vardım. Böyle bir ortamın kendi ülkemizde de yaratılması gerektiğini düşündüm.
Bu şekilde binlerce kilometre ötede başlayan bu heyecan iki yılın ardından kendi ülkemde de devam etmekte halen.
Nane&Limon, geçtiğimiz 2 yıl içinde yaklaşık 100 farklı başlıkta anne-çocuk sağlığı, halk sağlığı, koruyucu tıp uygulamaları, sağlıklı ve doğal yaşam konularına değindi. Bitkisel tedaviler ve alternatif tıp yöntemleri ilgi gösterdiğiniz yazılar arasındaydı.
İnternetten veya sözel olarak bana ulaşan beğeni ve eleştirilerini ileten tüm okuyucularımıza teşekkür ederim. Amacım Kuzey Kıbrıs'ta kendi alanında bir ilk ve öncü olan bu köşeyi daha da genişleterek, çağdaş dünya basınındaki benzerleri seviyesine getirmek. Bunun için de öneri ve eleştirileriniz benim için çok büyük önem taşımakta!
Her zaman olduğu gibi: Mutlu ve Sağlıklı günler!
|