Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da
6'ncı kez Türkiye'ye gidecekler

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Anayasa tartışmaları

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Eylül 2007, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye, yeni anayasa konusunu tartışıyor. Prof. Ergun Özbudun başkalığında hazırlanan anayasa metni açıklandı. Alternatif anayasa önerileri hazırlama çalışması yapan başka kurumlar var. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin ana gündem maddesini anayasa konusunun oluşturacağına kuşku yok. Önemli olan anayasa tartışmalarının düzeyli ve yapıcı bir şekilde sürdürülmesi, sonuçta Türkiye'yi ileriye görürecek özgürlükçü, çağdaş bir anayasanın ortaya çıkmasıdır.

Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi var mı? Kuşkusuz evet. Anayasa tartışmalarında hemen hemen herkes yeni bir anayasanın gerekliliğini kabul ediyor. Görüş ayrılıkları, yeni anayasanın içeriği ile ilgili. Anayasa, bir ülkenin siyasi sistemini belirler. Türkiye'nin çağdaş, Avrupa düzeyinde bir siyasi sisteme kavuşması, 21. yüzyılın kalkınmış, güçlü Türkiye'si olabilmesi için yeni bir anayasa şart. 1982 Anayasası, ülkeyi bu hedeflere ulaştıramaz. Bu anayasada (şimdiye dek yapıldığı gibi) kısmi değişiklikler yapılması, ihtiyacı karşılamıyor. Aslında Türkiye'nin uzun süreden beri yeni bir anayasaya ihtiyacı vardı. Geçmişteki hükümetler bu konuya el atmadı. AKP hükümeti bu konuda girişim başlatmakla olumlu bir iş yaptı.

Yeni anayasa hazırlamanın kolay bir iş olmadığını herkes kabul ediyor. Aslında sık sık anayasa değiştirmek iyi bir şey değil. İyi hazırlanmış bir anayasa çok uzun süre bir ülkenin ihtiyaçlarını karşılayabilir. ABD Anayasası 1787'de hazırlandı. Bu anayasada şimdiye dek sadece 27 değişiklik yapıldı. Demek ki, ABD Anayasası'nı hazırlayanlar iyi iş yapmış. Türkiye'de şimdi hazırlanacak yeni anayasanın da uzun ömürlü bir anayasa olması gerek. Bunun mümkün olması için yeni anayasanın uzlaşma ürünü olması, toplumun geniş kesimleri tarafından kabul görmesi gerekir. Dayatma anayasaların uzun ömürlü olmayacağı ortada.

Türkiye ilk kez olağan koşullarda yeni bir anayasa hazırlığı yapıyor. Bu çok önemli. 1924 Anayasası, Cumhuriyet'in kurulmasından hemen sonra, o dönemin zor koşullarında hazırlanmıştı. Daha sonraki iki anayasa askeri darbelerin ürünüydü. 27 Mayıs Anayasası, askeri darbe ürünü olmakla birlikte özgürlükçü bir anayasaydı. 1982 Anayasası ise, tam tersine özgürlükleri kısıtlayan bir felsefeye dayanıyordu. Şimdi, olağan koşullarda yeni bir anayasa hazırlama çalışmaları ve tartışmaları yapılıyor. Toplumun daha geniş kesimlerinin katılabileceği bu tartışmalar, ortaya uzun ömürlü, uzlaşmaya dayalı, özgürlükçü bir anayasanın çıkmasını sağlayabilir. Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerek.

Tartışmaların çok kolaylıkla sertleştiği, kamplaşmaya dönüştüğü Türkiye'de anayasa gibi çok önemli bir konuda seviyeli bir tartışma mümkün olabilecek mi? Bu, tartışmaya katılan tarafların tavrına ve niyetine bağlı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle yaşanan gerginliklerin anayasa tartışmalarında devam etmesi olasılığı yüksek. Bunun ilk belirtilerini bir süredir görüyoruz. Bundan kaçınmak için hem iktidarın, hem de muhalefetin özenli davranması gerekecek.

Şu ana kadar izlediğimiz tartışmalarda laiklik konusunun ön plana çıktığını görüyoruz. Prof. Özbudun başkanlığında hazırlanan anayasa metninin laiklik ilkesini zayıflattığı kaygıları var. Bu kaygıların arkasında AKP'nin laik düzeni zayıflatmak istediği kuşkuları yatıyor. Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel ilkelerinden biridir. Laikliği zedelemeye kalkışmak hiç kimseye yarar getirmez. Gelecekte yeni çatışmalar yaşanmasının yolunu açar. Özgürlükçü anayasa hazırlamayı sadece dini özgürlükler konusuna indirgemek yanlış olur. AKP, seçimlerde aldığı yüzde 47 oya dayanarak sadece kendi hassasiyetlerini gözeten bir anayasa dayatmaya çalışırsa, yanlış yapar. Seçim sonuçları beş yıllık bir dönemi kapsar. Halbuki anayasa uzun sürelidir. Bu nedenle, geniş bir toplumsal uzlaşmaya dayanması şarttır. Aksi takdirde, daha sonra seçimleri kazanacak başka bir siyasi güç anayasayı yine değiştirir.

AKP yeni anayasa girişimini başlatmakla doğru bir adım attı. Bu sürecin sonunda geniş kesimlerin içine sindirdiği, özgürlükçü bir anayasa ortaya çıkarsa, AKP iktidarı en önemli reformu gerçekleştirmiş olacak. Gerçekten reformcu olduğunu kanıtlayacak. Böylesi bir anayasa sadece AKP'nin değil, tüm Türkiye'nin başarısı olacak.

Bu yazıda anayasa konusunda genel bazı görüşler ortaya koymaya çalıştım. Prof. Özbudun başkanlığında hazırlanan anayasa metni ve ortaya konacak diğer anayasa metinlerinin detayları ile ilgili tartışmayı önümüzdeki dönemde yapacağız.

   981 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   G-8 zirvesi
03 Temmuz 2008, Perşembe   Sarkozy'nin Akdeniz projesi
29 Haziran 2008, Pazar   Batı ve Türkiye
26 Haziran 2008, Perşembe   İsrail İran'ı vuracak mı?
22 Haziran 2008, Pazar   Petrol zirvesi
19 Haziran 2008, Perşembe   AB krizde (mi?)
15 Haziran 2008, Pazar   Dünya petrol krizi
12 Haziran 2008, Perşembe   Cengiz Aytmatov
08 Haziran 2008, Pazar   Dünya gıda krizi
05 Haziran 2008, Perşembe   Obama ve değişim



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital