Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Çek felaketi
Beşparmaklar dişsiz kadınmış
Erdoğan: Yapıcıyız ve barıştan yanayız
Lion's eğlencesi havuza taşıyor
Sarp Başkent'le "Nikahı kıyacak"

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Ne olacak Türkiye'nin hali?

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Ekim 2007, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

22 Temmuz seçimlerinde AKP'nin yüzde 47 oranında oy alması, genelde büyük iyimserliğe neden olmuştu. Türkiye, güçlü bir hükümetle yoluna devam edecekti. Ekim ayı ortalarına vardık. Gelişmeler hiç de beklendiği gibi değil. AKP hükümeti, seçim ve Abdullah Gül'ü Çankaya'ya çıkarma başarılarının sevincini tam olarak yaşamadan çetin dış politika sorunları ile karşı karşıya. Sanki birileri düğmeye bastı. Türkiye, her yandan baskı altında. Herkes bir fatura çıkarmış önüne koyuyor. Hükümet ve kamuoyu devamlı bu durumla meşgul. Hükümetten beklenen büyük icraatlar arka planda.

İnsanın aklına ister istemez "neden şimdi?" sorusu takılıyor. Dış politikada zamanlama çok önemli. Dört yandan gelen baskılar raslantı mı? Birileri bunun zamanlamasını yapmış mı? AKP'nin elde ettiği seçim zaferinin bu gelişmelerde payı var mı? Dış güçler "bu iktidarla istediğimizi elde edebiliriz, bastırma zamanı" diye mi düşünüyorlar? AKP'nin beş yıldır izlediği dış politikanın bu gelişmelerde payı var mı? İşte size bir dizi zor soru.

Beş yıl önce iktidara geldikleri zaman AKP yöneticileri dış politika konusunda deneyimsizdi. Ancak, esas sorun bu deneyimsizlikten çok, kendini büyük dış politika uzmanı sanma yanılgısıydı. Deneyimsiz insan öğrenebilir. "Ben herşeyin en doğrusunu bilirim, benden önceki herkes yanlış yapıyordu" diyen insan öğrenmeye kapalıdır. Daha çok hata yapar. Hatırlanacağı gibi AKP dış politikada büyük iddialarla yola koyuldu. Ellerindeki sihirli değnekle Türkiye'nin önemli dış politika sorunlarını çözümleyip ülkeyi nurlu ufuklara götüreceklerdi. Bunlar güzel idealler. Ancak hayatın gerçekleri var. Bu gerçekler hesaba katılmadan dış politika yapılamaz. Yapmaya kalkarsanız baltayı taşa vurursunuz. Şimdi varılan nokta bu. Çözümleneceği söylenen sorunlar yerinde duruyor. Bunlara yenileri de eklendi.

Beş yıllık süreç içinde AKP hükümeti dış politika konusunda deneyim kazanmadı mı? Elbette kazandı. Bu nedenle ilk dönemlerdeki söylemler rafa kaldırıldı. Eski iyimserliğin yerinde yeller esiyor. Çok güvenilen dağlara kar yağdı. Ancak, hataların faturası ortadan kalkmıyor. Kalkması için mentalite değişikliği gerekir. Böyle bir değişim yaşandı mı? Dışta ABD ve AB'ye, içte borsaya dayalı dış politika yürütme anlayışı hâlâ devam ediyor. Yanlış anlaşılmasın! Türkiye, ABD ve AB ile kavgalı olmalı veya borsaya önem vermemeli demiyorum. ABD, AB ve borsanın güdümünde başarılı dış politika olmaz diyorum. Ortak çıkarlar temelinde ABD ve AB ile işbirliği çok iyi bir şey. Ama, çıkarlar çelişiyorsa, her ülke önce kendi çıkarlarını düşünür. Genel kural budur. ABD ve AB bunu yapıyor.

Her ülke, kendi çıkarlarını nasıl koruyacağına kendi karar verir. Ancak bu konuda dış dünyaya verilen mesajlar son derece önemlidir. Diplomatlar, görev yaptıkları ülkenin hükümetinden gelen mesajları, çalışmaları yorumlayarak kendi hükümetlerine iletirler. Bu analizler temelinde sözkonu hükümetin kararlılık oranı belirlenir ve ona göre politikalar geliştirilir. Kararsız bir hükümete daha fazla baskı yapılır. Daha fazla taviz koparılmaya çalışılır. Kararlı olan ve bu kararlılığını pratikte kanıtlayan hükümetlere daha dikkatli yaklaşılır. Türkiye'ye karşı şimdi uygulanan politikalar, son beş yılın analizlerine dayanıyor.

Başbakan Erdoğan, şimdi sert açıklamalar yapıyor. İyi de, bu sert açıklamalar inandırıcı olur mu? Ciddiye alınır mı? İsrail Başbakanı sert açıklama yaparsa, buna herkes inanır. Çünkü, İsrail söylediğini hayata geçirdiğini defalarca kanıtladı. Başbakan Erdoğan'ın açıklamaları etkili olacak mı? Bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Dış politikada başarılı olmak için dışa verilen mesajlar kadar ülke içinde yapılanlar da önemlidir. Dış politika sorunlarının her zaman iç boyutları vardır. İçte güçlü olmayan ülkeler, dış politikada güçlü olamazlar. Türkiye'nin dış politikada etkili olabilmesi için ekonomisini, sosyal adaleti, eğitimi, demokrasiyi ileri götürmesi, bölgeler arası uçurumları ortadan kaldırması gerekir.

22 Temmuz seçimleri öncesinde, seçimleri kim kazanırsa kazansın, Türkiye'nin en önemli sorununun Irak konusu olacağını yazmıştım. Gelişmeler bunu doğruladı. Tabii, bu soruna bir de ABD Temsilciler Meclisi'ndeki gelişmeler eklendi. Dış politikada çetin bir sonbahar yaşanacağı ortada. AKP iktidarı gerçekten sınavda. Bakalım sonuçta nasıl bir karne alacak.

   902 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Temmuz 2008, Perşembe   Ergenekon, ampul, El Beşir
13 Temmuz 2008, Pazar   Enerji, Türkiye, İran, ABD
10 Temmuz 2008, Perşembe   Bir de D-8 var
06 Temmuz 2008, Pazar   G-8 zirvesi
03 Temmuz 2008, Perşembe   Sarkozy'nin Akdeniz projesi
29 Haziran 2008, Pazar   Batı ve Türkiye
26 Haziran 2008, Perşembe   İsrail İran'ı vuracak mı?
22 Haziran 2008, Pazar   Petrol zirvesi
19 Haziran 2008, Perşembe   AB krizde (mi?)
15 Haziran 2008, Pazar   Dünya petrol krizi



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2119 1.2203
1 STERLİN 2.4281 2.4462
1 EURO 1.9293 1.9429



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

NİYE KAPATILMIYOR VE KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

CTP, nasıl şamar oğlanı oldu? (*)

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Tek'li yol ve bastır Hristofyas!..

Ahmet Tolgay

Yerel bir film çekmek... (*)

Bilbay Eminoğlu

Ne hallere düştük

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden kor...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

RESM-İ İŞKENCE

Sevilay SADIKOĞLU

Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Ergenekon, ampul, El Beşir

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

GÖZLERİNE DAĞILIRDI BENİM ANNEM

Psikolog Ayla Kahraman

Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Çikolatalı Bitkiler

Osman Ertuğ

Ayrılma hakkı

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KKTC TANINMAYA MI GİDİYOR

Mehmet RATİP

Kılavuzu Kissinger olanın...

Dr. Orhan Aydeniz

Taş ocakları sorunu

Harid Fedai

Sünühât Gazetesi Yüksek Katına

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital