|
2007 yılını geride bırakıyoruz. 2008 yılı bize neler getirecek? İnsanoğlu her zaman geleceği merak eder. Gelecekte neler olacağını bilmek ister. Bu konuda bilim sayesinde geçmişe göre epey yol aldığımız bir gerçek. Bir çok konuda oldukça isabetli tahminler yapabiliyoruz. Bunlar daha çok sosyal alanın dışındaki konulardır. Sosyal gelişmeler konusunda isabetli tahminler yapmak oldukça zor. Sosyal araştırma yöntemlerinde önemli ilerlemeler sağlanmış olmakla birlikte, insan ve insan toplulukları faktörünün sözkonusu olduğu durumlarda tahminde bulunmanın zorlukları ve riskleri ortadan kalkmış değil. Bu zorluklar, bizi geleceğe yönelik tahminlerde bulunmadan alıkoymamıştır. 2008 yılının bize neler getireceği konusunda dünya basınında çok sayıda makale yayınlanıyor. The Economist dergisi, her yılın sonunda, ertesi yıla ilişkin tahminlerini kitap olarak yayınlar. Merak edenler The Economist'in 2008 yılı tahminlerine göz atabilir.
Konuları kendi önceliklerimize göre sıralamak en önemli özelliklerimizden biridir. Bir yıl içinde dünyada o kadar çok olay yaşanır ki, bunları kendimize göre öncelikler sırasına koymazsak anlam çıkarmamız zorlaşır. Latin Amerika'da yaşayan insanların 2008'e bakışı ve öncelikleri ile, Kıbrıs'ta yaşayan insanların bakışı ve öncelikleri aynı olamaz. Küresel ısınma gibi global sorunların tüm insanlığın öncelikleri arasında olduğu (veya olması gerektiği) yadsınamaz. Küreselleşme çağında, küresel süreçlerle yerel ve bölgesel süreçler birlikte ele alınmalıdır.
Peki, Kıbrıs'ta 2008'e baktığımızda ilgimizi hangi konular çekecek? Şubat ayında Kıbrıslı Rumların yapacağı başkanlık seçimleri ön plana çıkacak konulardan biri. Seçim sonuçlarının daha sonraki gelişmeler üzerindeki etkisi konusunda değerlendirme farklılıkları olsa da, herkes seçimi kimin kazanacağını merak ediyor. Şubat ayı yaklaştıkça konu ön plana çıkacak. Seçimlerden sonra ise, sonuçlarla ilgili tartışmalar yer alacak. Yılbaşından sonra seçim kampanyasının hız kazanması bekleniyor. Şu ana kadar en etkili seçim kampanyasını Dimitris Hristofyas yürüttü. Anket sonuçları da bunu yansıtıyor. İlk anketlerde üçüncü sırada yer alan Hristofyas, etkili seçim kampanyası ile ikinci sıraya yükselmeyi başardı ve Papadopulos ile arayı kapattı. Son anketler Papadopulos ve Hristofyas'ın başa baş gittiğini gösteriyor.
Papadopulos, şu ana kadar etkili bir seçim kampanyası ortaya koyamadı. Önümüzdeki iki ay içinde durumun değişip değişmeyeceğini göreceğiz. Ancak, kaybettiği zamanın Hristofyas lehine çalıştığına kuşku yok.
Yoannis Kasulidis'in de etkili bir seçim kampanyası yürüttüğü söylenemez. Kasulidis karizmatik bir kişiliğe sahip değil. Geleneksel sağın oylarını alacak ama ikinci tur için bu yeterli olmayabilir.
İkinci tura Papadopulos ve Hristofyas'ın kalması olasılığı yüksek. Böylesi bir durumda ikinci turu Hristofyas'ın kazanma olasılığı sanırım daha fazla. Seçimleri Hristofyas'ın kazanması, bazılarının beklediği gibi Kıbrıs sorunundaki gelişmeler açısından önemli sonuçlar doğurmayabilir. Ancak, Kıbrıs Rum siyasi yaşamı açısından önemli bir gelişme olacak. Böylesi bir başarı, öncelikle Hristofyas'ın kişisel başarısı, sonra da partisinin başarısı olacak. Hristofyas, herhalde AKEL Genel Sekreteri olduğu zamandan beri gün gele Cumhurbaşkanı olma arzusunu içinde taşımıştır.
Bu noktada bir anımı aktarayım. Tarihini tam olarak hatırlamıyorum. 1992 veya 1993 olabilir. Rahmetli Özker Hoca başkanlığında bir CTP heyeti AKEL'i ziyaret etmişti. Programda "Kırmızı Köyler" diye bilinen köylerden birini ziyaret de vardı. Arabalarla köye gittik. Solcuların kahvehanesinde Hristofyas ve Özker Hoca köylülere hitap edecekti. Köy meydanında, solcuların kahvehanesinin karşısında sağcıların kahvehanesi vardı. Hristofyas, bir ilke imza atarak, sağcıların kahvehanesine gitti ve orada oturanlarla el sıkıştı. Kanımca, Hristofyas'ın gün gele Cumhurbaşkanı olma yöneliminin ilk adımı orada atılmıştı.
2008 yılı önemli bir seçime daha sahne olacak. Kıbrıs'tan çok uzaklarda olsa da, ABD'deki başkanlık seçimleri tüm insanlığı ve bizi yakından ilgilendiriyor. Dokuz ay sonra yapılacak bu seçimlerin sonuçları, dünyamızın 2012'ye kadar hangi yönde ilerleyeceğini belirleyecek. Demokrat Parti cephesinde Bayan Hillary Clinton favori olarak görülüyor. İkinci sırada ise Barack Obama var. Bakalım ABD tarihinde ilk kez bir kadın veya bir siyah başkan olacak mı? Cumhuriyetçi Parti, arkadan geliyor ama Irak konusunun giderek gündemdeki yerini kaybetmesi, bu partinin durumunu değiştirebilir. Seçimleri Demokratların kazanması bir çok açıdan daha iyi olur. Ayrıca, Bush yönetiminden daha kötü bir yönetim olamaz herhalde.
Dileğimiz yeni yılın insanlığa barış, huzur ve refah getirmesi.
|