Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da
6'ncı kez Türkiye'ye gidecekler

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Sudan önemli mi?

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Ocak 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sudan Cumhurbaşkanı Ömer Hasan el Beşir, resmi ziyaret için 21 Ocak'ta Türkiye'ye gidecek. Bu ziyaretin epey tartışma yaratacağına kuşku yok. "Bir ülke cumhurbaşkanının başka bir ülkeyi ziyaret etmesinden doğal ne var?" diyebilirsiniz. Bu doğru ama Sudan normal bir ülke değil. Uluslararası topluluk tarafından Darfur'da soykırım yapmakla suçlanan bir rejime sahip. Ömer Hasan el Beşir, bu rejimin lideri. Darfur bölgesinde yaşanan olayın soykırım olup olmadığı konusunda farklı görüşler olabilir. ABD, soykırım yapıldığını savunuyor. Ortada tartışılmayan bir gerçek var. 2003 yılından bu yana Darfur bölgesinde 200 bin ile 400 bin arasında insan öldürüldü. İki buçuk milyon insan göçmen oldu. Ortada bir insanlık trajedisi var. Bu trajedinin baş sorumlusu Ömer Hasan el Beşir. Tartışma işte bu konuda yaşanacak. Böylesi bir devlet başkanını konuk etmek ne kadar doğru? AKP hükümeti, neden bu dönemde Sudan Cumhurbaşkanını Ankara'da ağırlayacak?

Devletlerarası ilişkilerde beğenmediğiniz rejimlerle de işbirliği yaparsınız. Özellikle ekonomik ve stratejik çıkarların sözkonusu olduğu durumlarda, diktatörlüklerle, otoriter rejimlerle de işbirliği yapılabilir. Peki, Sudan Türkiye için ekonomik veya stratejik açıdan önemli mi? Sudan'ın bir miktar petrolü var. Ancak, önemli bir petrol üreticisi değil. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere gelince. AKP iktidarı döneminde Türkiye-Sudan ekonomik ilişkilerinde belirli bir canlanma kaydedilmiş olsa da, 2007 yılında Türkiye'nin Sudan'a ihracatı 168.8 milyon dolar, Sudan'dan ithalatı ise 215.6 milyon dolardı. Sudan, Türkiye'nin ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında 65. sırada, ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında ise 61. sırada yer alıyor. Bu rakamlara baktığımızda ortada ciddi ekonomik çıkarlar olmadığı görülür. Sudan'ın Türkiye için stratejik önemi var mı? Bence yok. Bu durumda, tüm dünyanın gözünde insan haklarını ayaklar altına alan, kitlesel katliamlara yol açan bir rejimin liderini Ankara'da ağırlamak doğru mu?

Darfur trajedisi, halen dünyada devam etmekte olan en önemli trajedilerden biridir. Darfur bölgesindeki anlaşmazlığın çeşitli nedenleri var. Darfur, Fur halkının evi anlamına gelir. Fur halkı Müslümandır. Dolayısıyla anlaşmazlık din farklılığından kaynaklanmıyor. Anlaşmazlık genelde Arap-Afrikalı anlaşmazlığı olarak görülür. Fur halkı Afrikalı, Sudan hükümeti ise Arapları temsil ediyor. Darfur Kurtuluş Cephesi ile Sudan güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar 2003 yılından beri devam ediyor. Hükümet stratejisinin merkezinde Cancavid diye isimlendirilen milisler var. Bu milisler köyleri basıp insanları öldürüyor ve göçe zorluyor. Bunun sonucunda tüm dünyanın dikkatlerini üzerine çeken bir trajedi oluştu. BM, şiddet ve hastalıklar nedeniyle bölgede 450 bin kişinin öldüğünü hesap etti. Bölgeye gönderilen yedi bin kişilik Afrika Birliği Örgütü'ne bağlı Barış Gücü başarılı olamadı. Bunun üzerine BM Güvenlik Konseyi 31 Ağustos 2006'da bölgeye 17 300 kişilik BM Barış Gücü gönderilmesi kararı aldı. Sudan hükümeti bu konuda engelleyici oldu. Geçen yılın mart ayında BM, Sudan hükümetini Darfur'da insan haklarını ayaklar altına almakla suçladı ve sivil halkın korunması için acil eylem çağrısı yaptı. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Sudan İnsani İşler Bakanı Ahmet Harun ve Cancavid milisleri komutanı Ali Kuşayb'ı savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemekle suçluyor. Tüm bunlara rağmen Darfur bölgesinde insanlık trajedisi devam ediyor.

Sudan'da nasıl bir siyasi rejim var? Cumhurbaşkanı Ömer Hasan el Beşir, 30 Haziran 1989'da askeri darbe ile iktidara geldi ve otoriter bir rejim oluşturdu. O gün bu gündür iktidarda. Siyasi İslam'ın önde gelen isimlerinden Hasan el Turabi, parlamento başkanı olarak bir dönem el Beşir'le işbirliği yaptı sonra yolları ayrıldı. Sudan hükümeti, 1991 yılında ülkenin kuzey bölgelerinde Şeriat'ın geçerli olmasına karar verdi. (Ülkenin güneyi Hristiyan'dır.) İşte Türkiye'yi ziyaret edecek el Beşir böyle bir rejimi temsil ediyor.

Acaba dünya tarafından izole edilen Sudan Cumhurbaşkanı'nın Türkiye'ye davet edilmesinin arkasında ne yatıyor? Türkiye'yi demokrasi ve insan hakları konusunda Avrupa düzeyine yükseltmek istediğini söyleyen bir hükümetin, insan haklarını ve demokrasiyi ayaklar altına alan Sudan rejimi ile yakın ilişki içinde olması mantıklı mı? Bu ziyaret uluslararası alana ne gibi mesajlar verecek? Bunlar üzerinde düşünmekte yarar var.

   974 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   G-8 zirvesi
03 Temmuz 2008, Perşembe   Sarkozy'nin Akdeniz projesi
29 Haziran 2008, Pazar   Batı ve Türkiye
26 Haziran 2008, Perşembe   İsrail İran'ı vuracak mı?
22 Haziran 2008, Pazar   Petrol zirvesi
19 Haziran 2008, Perşembe   AB krizde (mi?)
15 Haziran 2008, Pazar   Dünya petrol krizi
12 Haziran 2008, Perşembe   Cengiz Aytmatov
08 Haziran 2008, Pazar   Dünya gıda krizi
05 Haziran 2008, Perşembe   Obama ve değişim



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital