|
49 yıllık aradan sonra bir Yunanistan Başbakanı Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiriyor. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 2004 yılının Mayıs ayında Atina'yı ziyaret etmişti. Yunanistan Başbakanı Karamanlis'in iade ziyareti üç buçuk yıl sonra, gecikmeli olarak gerçekleşiyor. Bilindiği gibi ziyaret üç kez ertelendi. Şimdi, yarım asırlık aradan sonra bir Yunan Başbakanı Türkiye'de. Bu bile başlı başına önemli bir gelişme.
1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından bu yana iki komşu ülke arasında Başbakan düzeyinde gerçekleşen ziyaretlerin sayısı çok azdır. Türk-Yunan ilişkilerinde 1930'lu ve 1950'li yıllarda iyileşme yaşandı. Az sayıdaki ziyaret, bu dönemlerde gerçekleşti. 1930'da Başbakan Elefterios Venizelos Türkiye'yi ziyaret etti. 1931 yılında Başbakan İsmet İnönü, iadei ziyarette bulundu. 1933'te Yunanistan Başbakanı Çaldaris, Ankara'yı ziyaret etti ve Balkan Antantı'nın temelleri atıldı. 1937'de Başbakan İnönü Yunanistan'ı ziyaret etti. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra 1952 yılında Yunanistan Başbakanı Sofokles Venizelos (E. Venizelos'un oğlu) Türkiye'yi ziyaret etti. 1952 yılında Türkiye ve Yunanistan birlikte NATO üyesi olmuştu. Başbakan Adnan Menderes de 1953 yılında iadei ziyarette bulundu. Yunanistan'dan Başbakan düzeyinde son ziyaret, Mayıs 1959'da dönemin Başbakanı ve şimdi Ankara'yı ziyaret etmekte olan Başbakan Karamanlis'in amcası Konstantinos Karamanlis tarafından gerçekleştirilmişti. (Yunanistan siyasi yaşamında da hanedan türü ilişkiler önemlidir. Son 50 yıllık dönemde merkez sağa Karamanlis, merkez sola da Papandreu ismi damgasını vurmuştur.) 1959 ziyaretinin arkasında Türkiye ile Yunanistan arasında Kıbrıs konusunda varılan uzlaşma yatıyordu. 19 Şubat 1959'da Londra ve Zürih Antlaşmaları imzalanmıştı. 1963 yılında, Kıbrıs'ta bu antlaşmaların ürünü olan ortaklık cumhuriyetinin yıkılmasından sonra Türk-Yunan ilişkileri gerginleşti ve Ege anlaşmazlıkları ile birlikte günümüze dek Yunanistan'dan Ankara'ya üst düzey ziyaret olmadı.
Başbakan Erdoğan'ın 2004 Atina ziyareti ve Başbakan Karamanlis'in dün başlayan Türkiye ziyareti, Türk-Yunan ilişkilerinde yaşanmakta olan üçüncü iyileşme döneminin sonucudur. Bu süreç, 1999 yılında iki ülkede meydana gelen depremler sonrasında başladı. Aslında depremler bir vesileydi. 1996 yılında Kardak krizi nedeniyle iki ülke savaşın eşiğine gelmiş, 1999 başlarında Abdullah Öcalan'ın Kenya'da Yunanistan elçiliğinde olduğunun tepit edilmesi ile ilişkiler dibe vurmuştu. Her iki ülkeyi yönetenler, ilişkileri daha iyi bir zemine oturtmak gerektiği sonucuna vardılar. Aslında 1997'de Madrid'de NATO zirve toplatısı çerçevesinde Başbakan Demirel ve Başbakan Simitis tarafından yayınlanan ortak deklarasyon, ilişkileri daha sağlıklı bir temele oturtma arayışının ilk adımıydı. Depremlerin oluşturduğu hava ile yeni dönem başladı ve günümüze dek devam ediyor. Bu sürecin başlamısında dönemin Dışişleri Bakanları rahmetli İsmail Cem ve Yorgo Papandreu'nun önemli rol oynadığını unutmamalıyız. Eski Başbakan Simitis'in Türkiye ile ilişkileri geliştirmede daha cesaretli davrandığını, Başbakan Karamanlis'in ise daha ihtiyatlı bir politika izlediğini de not etmek gerek.
Yeni dönemin temel özelliği ilişkileri kriz zemininden çıkarıp aşamalı olarak geliştirmektir. İşe zor sorunlardan başlamak yerine çözümü daha kolay konulardan başlama felsefesi benimsendi. Bunun sonucunda zor sorunların çözümü zamana yayıldı. Son sekiz yılın bilançosu çıkarıldığında ekonomik ilişkilerde önemli gelişmeler olduğunu görürüz. 1999 yılında iki ülkenin ticaret hacmi 200 milyon dolar idi. Şimdi bu rakam üç milyar Avro'ya ulaştı. İki ülke doğal gaz boru hattı ile birbirine bağlandı. Ünlü teorisyen David Mitrany, ekonomik ilişkiledeki iyileşmenin süreç içinde siyasi ilişkilere de taşacağını savunuyordu. Nitekim İkinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya ile Fransa arasındaki sorunların çözümünde bu model uygulanmıştı. Türk-Yunan ilişkilerinde de buna yakın bir düşünce uygulanıyor. Tabii, şu ana kadar çözümü zor sorunlarda (Kıbrıs, Ege) ciddi bir ilerleme kaydedilmiş değil. Başbakan Karamanlis'in Ankara ziyareti sırasında bu konularda önemli gelişmeler beklenmiyor. Bu sorunların çözümü zaman alacak. Kolay olmayacak. Bu süre içinde diğer alanlarda sağlanacak yakın ilişkiler, halklar arası karşılıklı anlayışın güçlenmesi, Kıbrıs ve Ege sorunlarının çözümüne yardımcı olabilir.
Başbakan Karamanlis'in üç günlük Türkiye ziyaretinin sonuçlarını izleyip değerlendireceğiz. Ziyaretin
sembolik yönü önemli. İki komşu ülke arasında karşılıklı üst düzey ziyaretlerin daha sık yapılması yolunu açabilir. Türk-Yunan ilişkilerini ele alırken aşırı iyimserliğe kapılmamak, büyük beklentiler içine girmemek, ihtiyatlı olmak en doğru yaklaşımdır. Küçük de olsa ileri doğru adımlar atılması, hiç adım atılmamasından veya gerilemekten daha iyidir.
|