Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Mülkiyet formülümüz var, önereceğiz
KTOEÖS bugün tam gün grevde
Kalpler anneler için çarptı
Girne'ye yıldız yağacak
Kıbrıs'taki "bahar havası"nın başarılı olmasını diliyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Olimpiyatlar, Tibetliler, Uygurlar

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Nisan 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

2008 yılının en önemli olaylarından biri kuşkusuz Çin'de yapılacak Olimpiyat Oyunları. Oyunlar nedeniyle tüm dünyanın dikkatleri Çin'e yönelmiş durumda. İşte bu çerçevede Tibet halkının verdiği mücadele dünyaya daha kolay duyuruluyor. Tibet'in başkenti Lhasa'da 10 Mart'ta başlayan gösterilere karşı Çin güvenlik güçlerinin kullandığı şiddet, dünyada büyük tepki yarattı. Batı basınının konuya ilgi göstermesi nedeniyle Tibet konusu ve Tibetlilerin talepleri ön plana çıktı. Olimpiyat meşalesinin dünya turu, Tibetlilere protestolarını tüm dünyaya yayma olanağı veriyor. Protestolar, Olimpiyat meşalesinin Çinlilere teslim edildiği Yunanistan'da başladı. Londra, Paris, San Francisco ve Arjantin'de devam etti. Tanzanya'da ve diğer ülkelerde devam etmesi bekleniyor.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Çin güvenlik güçleri, Olimpiyat Oyunları sırasında saldırı yapmaya hazırlanan terörist bir grubu ortaya çıkardığını açıkladı. Tutuklananlar Uygur Türkleriydi. Batı basını ve Batılı liderler hep Tibet sorunundan söz ediyorlar. Çin makamları, Uygur Türklerinin verdiği mücadeleyi radikal İslamcı terör hareketi olarak niteleyerek Batı'nın gözünü boyuyor. Ne yazık ki, Uygurlarla ilgili haberler çok kıt. Çin'le iyi ilişkiler içinde olmak isteyen herkes bu konuya dokunmuyor. Bazen BBC bu konuda haberler veriyor. Şöyle veya böyle, şimdi Olimpiyatlar nedeniyle Çin mercek altına alınınca, Tibet sorununun yanısıra Uygur Türklerinin sorunları da duyuluyor.

Tibetlilerle Uygur Türklerinin ortak yönü Çin idaresi altında olmaları. Tibet ve Çinlilerin Xinjiang diye isimlendirdiği Doğu Türkistan, Çin idari sisteminde otonom bölgeler ancak bu otonomi kağıt üzerinde. Merkezden, Komünist Parti tarafından yönetiliyorlar. Teoride sosyalizmin ulusal sorunu çözen, enternasyonalizm temelinde, sınıf temelinde, etnik ayrım yapmayan bir sistem olduğu söylenir. Pratikte bunun tam tersi oluyor. Lenin, çarlık dönemindeki Rusya'yı "halkların hapishanesi" diye isimlendirmişti. Sonradan Sovyetler Birliği, aynı hapishane niteliğini sürdürdü. Sosyalist diye nitelenen ülkelerin tümünde şoven politikalar uygulandı. Jivkov yönetiminin Bulgaristan Türklerine yaptıklarını gözlerimle gördüm. Ulusal sorun konusunda başarı örneği olarak gösterilen Yugoslavya'nın akıbeti malum. Bu sistemler çöktü. Geriye Çin'deki sistem kaldı. Bu sistemin, etnik ilişkiler konusunda eski sosyalist ülkelerden farkı yok. Çinli olmayan halklar eziliyor. Olimpiyat oyunları, bu konunun biraz da olsa ön plana çıkmasına yardımcı oluyor ve olacak.

Tibet, tarihte uzun süre Çin veya Moğol idaresinde oldu. 1913'ten 1949'a kadar De Facto bağımsızlık yaşadı. Kasım 1949'da Çin Komünist Partisi'nin iktidara gelmesinden kısa süre sonra Mao, Tibet'in işgali emrini verdi. BM buna seyirci kaldı. 1959 yılında Tibetliler Çin'e karşı ayaklandı. Sonuçta Tibetlilerin lideri Dalai Lama ve 80 000 Tibetli ülkeyi terketti. Dalai Lama Hindistan'a yerleşti. Sürgünde hükümet kurdu ve günümüze dek halkının hakları için mücadele veriyor. Batı'nın Tibetlilere sempatiyle bakması önemli bir avantaj.

Uygur Türkleri, resmi adı Xinjiang Uygur Otonom Bölgesi olan ve kendilerinin Doğu Türkistan diye isimlendirdiği bölgede yaşıyor. Uygurlar 20. yüzyılda iki kez bağımsız devlet kurdu. 1933'te ilan edilen ilk bağımsızlık kısa süreli oldu. İkinci Doğu Türkistan devleti 1944'te ilan edildi ve 1949'a kadar sürdü. Çin ordusunun bölgeyi ele geçirmesi ile bağımsızlık sona erdi. Sonra bölgede Çinlilerin sayısı devamlı arttı. Şimdi Çinlilerin sayısı Uygurlardan fazla. Ancak bölgede Uygurların yanısıra Kazaklar, Kırgızlar, Özbekler de yaşıyor. Türklerin bölgede toplam nüfusu 8 milyon civarında. Bu önemli bir rakam. Uygurların en önemli sorunu bölgenin hızla Çinlileştirilmesi.

Olimpiyat Oyunları nedeniyle Çin'in insan hakları karnesinin zayıf olduğu ortaya çıkıyor. Çin Olimpiyat Oyunları'na ev sahipliği yapmayı talep ederken insan haklarını ve basın özgürlüğünü geliştireceği vaadinde bulunmuştu. Bu vaadler havada kaldı. İşte bu nedenle Çin'e duyulan tepkiler artıyor. BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Olimpiyat oyunlarının açılış törenine katılmayacağını açıkladı. İngiltere Başbakanı Gordon Brown da açılış törenine katılmayacak. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy de böyle bir karar alabilir. Nobel Barış Ödülü'nü kazanan Kenyalı Wangari Maathal, Tanzanya'da Olimpiyat meşalesini taşımaktan vazgeçtiğini açıkladı. ABD Temsilciler Meclisi ve Avrupa Parlamentosu, Çin'e ciddi eleştiriler yöneltiyor. Çin'in insan haklarını çiğnemesi, Darfur'da katliam yapan Sudan rejimini desteklemesi tüm dünyada kınanıyor.

Bilindiği gibi Çin ekonomide büyük başarılara imza atıyor. Dünyanın en hızlı gelişen ekonomisi. Ancak siyasi sistemi diktatörlük. Ekonomide dünyaya açılma politikası izleyen Çin, acaba politik sistemini ne zaman açacak, demokratikleştirecek? Bu hem Çin halkının, hem de Tibetliler, Uygurlar gibi Çin idaresindeki diğer etnik grupların yararına olur. Elbette, Çin'in siyasi sisteminin yakında değişmesi beklenmiyor. Yine de uluslararası tepkiler önemli.

   426 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Mayıs 2008, Pazar   Barroso'ya hatırlatmalar
08 Mayıs 2008, Perşembe   Medvedev dönemi (mi?)
04 Mayıs 2008, Pazar   Europa Avrupalı mı?
01 Mayıs 2008, Perşembe   1 Mayıs
27 Nisan 2008, Pazar   Kendi kendine gelin güvey olmak
24 Nisan 2008, Perşembe   Kafkaslar'a dikkat
20 Nisan 2008, Pazar   BAŞKA DÜNYA YOK
17 Nisan 2008, Perşembe   Nabucco'nun geleceği
10 Nisan 2008, Perşembe   "En az üç çocuk"
06 Nisan 2008, Pazar   Enerji perspektifleri



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2550 1,2700
1 STERLİN 2,4500 2,4780
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

YENİ BİR YER ALTI ÖRGÜTÜNE İHTİYACIMIZ VAR...

Hasan Hastürer

Anacığıma mektubumdur...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Akay Cemal

Anlaşılmaz tuhaf işler...

Ahmet Tolgay

SKANDALIN YENİ BOYUTU: PARKTA AĞAÇ KATLİAM...

Bilbay Eminoğlu

Bir zamanlar Lefkoşa'nın elektrik fabr...

Necdet Ergün

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası

Dilek ÇETEREİSİ

Tokel: LAÜ'de hocaların peşinde dedekt...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirli...

Aysu Basri

NEDEN KANSER OLUYORUZ Kİ?

Sevilay SADIKOĞLU

Zaman...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

"Sessizlik öncesi fırtına" mı?

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Ata ATUN

RUMLARIN YENİ TEZGAHI

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

İstemez vaad etmeyin cenneti bize dünya ce...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital