|
Dün 1 Mayıs İşçi Bayramı'ydı.
Güneşin yüzünü de göstermesiyle tatili fırsat bilen vatandaşlarımız piknik alanlarını doldurdu. Boğaz Piknik alanında mangallar kuruldu, kebaplar pişip afiyetle yendi. Oyunlar oynandı. Tatilin keyfi çıkarıldı.
Mayısın gelmesi ile birlikte yaz mevsiminin de eli kulağında...
Kısa bir süre sonra yaza gireceğiz.
Turistler ve özellikle de İngiltere'den yaz tatilini adamızda geçirmek isteyen vatandaşlarımızın yapacakları tatille plajlarımız rengarenk olacak.
" İnşallah!"
Akdeniz'in mavi sularına kendini bırakacak olan turistler gecede eğlenmek için bar bar, disko disko gezip eğlencenin tadını çıkarmak isteyecek.
Ekonomi ve Turizm Bakanı Enver Öztürk, ülkemize turist getirmek için İngiltere başta olmak üzere yanına aldığı medya ordusu ile Avrupa ülkelerinin yollarını aşındırdı durdu.
Hedef ülkeye turist getirmek.
İçişleri Bakanlığı, Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile Ekonomi ve Turizm Bakanlıkları bir araya gelip bu soruna birlikte çözüm bulmalıdırlar.
Geçtiğimiz yaz hep karşımıza çıkan ve turizmimizin can damarı olan Girne'nin eğlence mekânlarında, barlardaki ve diskolardaki "ses kirliliği" öne sürülerek yapılan baskılar sonrasında "müzikler kapatılıp eğlencelerin yarım kaldığını" sanırım çok iyi biliyorlar.
Girne'de eğlence mekânları yaz hazırlıklarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl Girne'deki eğlence mekânlarında "ses kirliği" nedeniyle birçok sorun yaşanmıştı.
Gençler kendilerini tam eğlencenin içine bırakırken müzikler susturulup kapılar kapatılıyordu. Enver Öztürk, yaz sezonu gelmeden bu sorunu mutlaka çözmek zorundadır.
Disko ve barların saat kaça kadar açık olacağını, iş sahipleri ile bir araya gelip onların düşüncelerini alıp eğlence rotalarını ona göre çizmelidir.
Bu sorunun dışarıya taşmadan kendi içimizde çözülmesi gerekiyor. Disko izni alamayanlar, kaçta kapatılacak, sabaha kadar mekânlar eğlenceye açık mı tutulacak?
Gençlerin eğlendiği dakikalarda bunu yapmamalıyız. "Biz tatile eğlenmeye geldik" bu yapılır mı sorusunu sordurmayalım.
Enver Öztürk'e düşen görev, mekân sahiplerine çağrıda bulunup bu yaz "ses kirliliği"nin olup olmadığını, bar veya diskoların müzik izni olup olmadığı bildirilmelidir.
Eğlencenin tam ortasında turistlerin "nasıl bir ülkeye geldik" sözünü söyletmemelidir.
Bar ve disko gibi mekânların izinleri saat kaça kadar verilmiştir, bu mekânlar kapılarını saat kaça kadar açık tutacaktır.
*** *** ***
Ekonomi ve Turizm Bakanı eğlenceye destek veren bir Bakan olabilir. Öztürk'ü her mekân açılışında, konserlerde ve eğlencelerde görüyoruz.
Bir Turizm Bakanı'nın da yapması gereken budur. Çünkü bir ülkenin kalkınmasına en büyük katkı payı turizmden gelmektedir.
Şu anda henüz daha zamanımız vardır.
Sorun hâlâ daha devam ediyorsa çözülmelidir.
Yazda bu sorunların bizim karşımıza gelmesini istemediğimiz gibi vatandaşlar ve turistlerin de karşısına gelmemelidir.
Turist ... Turist ... diye nutuklar atılıyor ama turistin ülkemize geldikten sonraki durumlarını hiç değerlendirmiyoruz. Türkiye'nin güney bölgelerinde bir tatil beldesine giden turistler 100 YTL verirken, bizim Ercan Havaalanı'ndan Lapta'ya taksiyle gitmek isteyen turistler neredeyse uçak parasına eşdeğer parayı veriyor.
Sonra da turist turist diye ağlayıp sızlayarak yollara düşüyoruz.
Sayın Bakanımız hiç vakit kaybetmeden Türkiye'nin güney sahillerine de gidip konuklama ve ulaşım ücretlerini araştırmalıdır. Ve sonra ülkemizde otel ve ulaşımcılarla toplantılar yapıp fiyat ücretlerini belirlemelidir.
Yoksa umutla beklediğimiz yaz mevsimini umutsuzluğa dönüştürüp, turistlerin ulaşım ücretlerine ve uçak rötarlarına bir de "ses kirliği" eklenirse ülkemize turistin gelmesini daha çok bekleriz.
Bizden uyarması...
|