Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine polis, yine dayak
Yaşadığını zannettiği olaylar, ceza yemesine neden oldu
Kuzey Kıbrıs Turkcell'den sonra KKTC Telsim de (Vodafone) , hükümetten lisansını aldı
Şimdilik uyardılar süresiz grev kapıda
Zeyna, göreve hızlı başladı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Ne zaman bitecek bu azap?!!!

Mustafa ÖZSOY

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Temmuz 2007, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Turizm mevsiminin gelmesi ile birlikte sorunlar da beraberinde geldi.

Ülkemize turist gelecek diye sevinelim mi üzülelim mi bilemiyoruz.

Çünkü henüz binlerce gencin yanında turistlerin eğlendiği disko ve barların "ses kirliliği" sorunu çözülemedi.

Kısa bir süre önce yine bu sütunlarda " Burası İran mı?" isimli köşe yazımda Girne'de açılan yazlık mekanlara gençlerimizin yanında ülkemize gelen yabancı turistlerin de eğlendiği dakikalarda mekânların polis baskınına uğradığını yazdık.

Ertesi gün yüzlerce e- mail, faks aldım.

% 80 "ses kirliği" olmadığı görüşünü savunurken, % 20 de karşı görüşe sahipti.

Elbette ki her kesim aynı görüşte olmayabilir.

Ancak kanaatimce hükümetlerde iktidara gelen partiler ülkeyi halkın çoğunluğunun taleplerine göre yönetebilir.

Bir taraftan gençler "Ne zaman bitecek bu azap" diye sorarken, diğer taraftan işletme sahipleri paralarını yatırıp iş mekanı açtıkları için "Bin Pişman" bir durumda. Herkes ne olacak diye bir birine soruyor.

Bilen yok.

Zaman akıp geçerken çok basit çözülecek olayı bile askıda tutuyoruz.

Barların 01.00'deki izinleri 02.00 ye kadar uzatılırsa bu sorunların tamamen çözüme ulaşacağına inanıyorum. Diskoların zaten bu hususta sorunları yok.

Barlara geçmiş yıllarda verilen 01.00'e kadar izinler her ne kadar daha sonra uzatıldıysa da bu yıl yeniden kısaltılma yoluna gidilmiştir. Böyle bir durumda şüphesiz büyük yatırımlar yapan işletmeciler çok zor durumda kalarak yurt dışı bağlantılı organizasyonlarını iptal etmek zorunda kalacaklardır.

Hafta içi bar ve diskolar zaten kapalıdır.

Kaldı ki diskolarda yapılan akustik düzenlemelerle artık eskiden olduğu gibi çevreye ses taşmıyor.

Diğer taraftan gerek turistik otellere gerekse disko ve barlara evleri yakın olanların öyle aman aman da ses kirliğinden rahatsız olduğu söylenemez.

Turizm adası olan ülkemizde gençlerin hafta sonu eğlenmek için nereye gideceği hiç düşünüldü mü?

Ben söyleyeyim.

Anne ve babalardan bana gelen telefonlar çocuklarının Güney'deki Ayia Napa'ya gitmeye başladığı ve bu nedenle çok endişe duyduklarına yönelik feryatlarla inliyor.

Bu feryatlardan anlaşılan şu ki gençlerin kendi topraklarında eğlenmesine izin verilmediği için Güney'e gitmekten başka çareleri kalmıyor.

Her ne kadar bu eğlence mekanlarının izinleri İç işleri Bakanlığı'nın yanında Çevre Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olsa da "ana" sorun İç işleri Bakanlığı'ndan Özkan Murat'ın biraz daha cesur yaklaşımıyla ortadan kolaylıkla kalkabilir.

Girne Çevre Dairesi, Kaymakamlıkla ve işletmecilerle yapılan toplantıda son karar saat 01.00 olarak belirlendi.

Geçtiğimiz hafta sonu sorun devam etti.

Yaz sıcaklığı 40 derecenin üzerinde olan bir ülkede turistlerin gündüzleri deniz ve plajlarda eğlenmekle yetinip geceleri otel odalarına tıkılmalarını elbette bekleyemeyiz. Görülen o ki bu gidişle turistik bir ülke olmasıyla dikkat çeken güzelim memleketimiz; çözümü kolay kısıtlamalarla bu özelliğinden mahrum kalacaktır.

Diğer taraftan konuyu yaşadığımız hafta sonuna getirirsek; polisler eğlence mekanlarını geçtiğimiz cumartesi akşamı yine kuşattı.

Mekanlarda eğlenen gençler yine "paramparça" oldu.

Gençler soruyor "eğlenmek için Güney'e mi gidelim?"

İç işleri Bakanı Özkan Murat "sessizliğini koruyup" yanıt vermiyor. Şunun şurasında yazın bitmesine ne kaldı ki? Çok değil üç ay sonra zaten yaz bitecek.

Özkan Murat da basın açıklaması yapmak için böyle düşünüp üç ay sonrayı mı bekliyor acaba?(!).

Turist kaçıp güneye mi gidecekmiş? Kimin umurunda; Eğlence sahipleri iflasın eşiğine mi gelecek? Kimin umurunda; önemli olan turisti yok etmek değil mi? (!)

NOT: Bilmem bakanlık olarak farkında mısınız ama saat 01.00'de kapatılacak olan mekanların işletmecileri ile personeli ayakta kalmak için çırpınır dururken siz onu bitirmek için adeta ne gerekirse yapıyorsunuz.

Bir taraftan da işletmeciler mekanına yurt dışından sanatçı getirmeye kalktığı zaman "vergi" deyip sanatçıya ödenenin yarısını devletin cebine indiriyorsunuz.

Elbette ki hepimiz vergilerimizi verip devletimizi ayakta tutmaya çalışacağız. Ama bu kadar da fazla olmuyor mu?

Bir işletmecinin kendi mekanına getirdiği sanatçının üzerinden devlete ne kadar vergi verildiğine bir bakın.

İşte ödenen paralar:

Sanatçı stopajı % 10

KDV % 15

Belediye bilet satış fiyatından % 20 + 5 KDV

Benim bundan anladığım "Bu kadar vergiden sonra hadi sanatçı getirin de görelim." demek isteniliyor(!)

   902 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   "Görev Kıbrıs"
03 Temmuz 2008, Perşembe   "Barış Tüneli"nden Türkiye çıktı...
29 Haziran 2008, Pazar   Diskolara hayat geldi...
22 Haziran 2008, Pazar   Geriye dönüş...
15 Haziran 2008, Pazar   Yine mi ?
09 Haziran 2008, Pazartesi   Yaz bereketi...
30 Mayıs 2008, Cuma   Ödülün anlamı büyük...
25 Mayıs 2008, Pazar   Güzellik Yarışmaları ... Geçmişi unutmak ... ve Shantel...
19 Mayıs 2008, Pazartesi   Koşmaktan yorulmayız...
14 Mayıs 2008, Çarşamba   Beklentiler ve istekler....



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ESAS YÜZLEŞME...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz se...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (24)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Bilbay Eminoğlu

Gitti gider bu ülke!

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

EŞEL MOBİL KAVGASI

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital