Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yoldan çıkıp takla atan otomobilin sürücüsü öldü
Bebek kürtajla alınacak
Ya yasanız gidecek, ya da siz
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Kemal Sunal, mezarı başında anıldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Mevsim değişti, bizler ne zaman değişeceğiz...

Mustafa ÖZSOY

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Eylül 2007, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Turistler ülkeden ayrıldı. Sonbahar-kış döneminde ülkemize gelecek turist sayısın az olduğunu düşünürsek yine "biz bize" kaldık.

Yazlık eğlence mekanları kapılarını birer birer kapatıyor. Kışlık eğlence mekanları kapılarını açıp açmamakta

kararsız; papatya falı gibi acaba "açalım mı açmayalım mı?" diye kendi kendilerine sorup duruyorlar. Henüz bir yanıt bulamıyorlar.

Bu çark içinde bulmaları da imkansız.

Yaz boyunca yaşanan "ses kirliği" nedeniyle saat 01.00'de eğlence yerlerinin kapandığı, müziklerin susturulduğu bir ülkede işadamı neden eğlence sektörüne yatırım yapsın ki.

Yazı artık uğurlamaya çalışıyoruz. Hala daha "Ses kirliğine" bir türlü çözüm bulunmayan bir ülkede yaşıyorsak kış turizmine yönelik iş adamlarının kararsız kalması hayli normal.

Sonuç olarak bar ve diskoların kararsızlıkları bir yana yatırımcılar da aynı endişeyi taşıyor.

Plajlardaki rengarenk görüntüler artık yerini deniz dalgalarına bırakıyor.

Yazlık eğlenceler, kapalı mekanlar için gün saymaya başladılar.

Bu karmaşa içinde eğlence sektörü adamızda ayakta kaldıysa başarı sayılmalıdır.

İçişleri, ile Turizm ve Çevre Bakanlığı " bir birim oluşturup" en azından bu eğlence sektörünün sorunlarına çareler aramalıdır.

Mekan sahiplerinin "ses kirliği " sorununu çözmek için kapı kapı dolaşması hem işletmecileri usandırıp bıktırıyor hem de vatandaşlarımızı yatırım yapmaktan bezdiriyor.

Diğer taraftan düşündüğümüzde yaz turizmi ve kış turizminde yanı başımızdaki Güney'de çok değişik eğlence programları var. Gerek turistler gerekse yerli halk gecenin ilk saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar gönüllerince eğleniyor, coşuyor. Ülkelerin eğlence merkezlerinde bir renklilik, bir canlılık alıp başını gidiyor.

Biz ise iklim ve güzellik açısından turistlere hitap eden bir coğrafyada yaşamamıza rağmen değil güneşin ilk ışıklarına kadar saat 02.00'ye kadar bile eğlenceyi yaşayamıyoruz.

Keyifli vakit geçirmek için evinden ya da hotelinden çıkan eğlence severler trafikten kurtulup eğlenecekleri mekana ulaşana ve ortama girene kadar müzik çoktan kapanıyor. İnsanlara eğlenmek için topu topu bir saat kalıyor. O bir saatte de ne kadar eğlenebilirlerse.

Bunun akabinde ise hem eğlence severler, hem işletmeciler, hem yüzlerce çalışan ile haftada bir de olsa sahne alan sanatçılar mağdur durumda kalıyor.

Peki bu durum nereye kadar gidecek?

Turizmin cenneti Girne'de "ses kirliliği" nedeniyle gençlerin eğlenebileceği sadece bir kaç disko kaldı.

Artık buna bir çözüm bulunmalı. Eğlence merkezi ayrı bir bölgeye mi taşınır, "ses kirliliği" yasası makul bir saate mi çıkarılır orasını bilemem.

Bildiğim bir gerçek var ki; artık gençliğin sokaklarda ellerine aldıkları içki şişeleri ile sabahın ilk ışıklarına kadar başıboş bir şekilde eğlenmeleri "ses kirliliği"nden daha büyük bir sorun!

Yaz bitti, sonbahar geldi. Kış sezonu hazırlıkları başladı. Önümüzdeki ay bayramla birlikte Girne bölgesindeki casinolar sanatçı getirerek hareketlilik yaşamamıza vesile olacak.

Bizim sanatçılarımız ise her zamanki gibi boynu bükük bir şekilde görsel ve yazılı basında Türkiye'nin ünlü isimlerini seyretmekle yetinecek.

Zaten restoranlar ve barlar da sadece gece yarısına kadar alabildikleri izinle "boynu bükük garipler" gibi kendi sektörlerine küskün...

Mevsimler değişiyor, ama bu yanlışlıklar hala değişmiyor...

*** *** ***

Neyse ki Lefkoşa Türk Belediyesi, Gazimağusa Belediyesi ve Girne Belediyesi'nin ortaklaşa düzenledikleri Uluslararası Kıbrıs Türk Tiyatro Festivali'yle en azından sanata doyuyoruz.

Türkiye'nin gerçek anlamda tiyatro ustalarını izlemenin zevki bir yana bizim tiyatro sanatçılarının oyunlarını da gururla izledik. Tiyatroda büyük mesafeler aldığımız bir gerçek.

Bunda da hiç kuşku yok ki belediyelerin payı çok büyük. Tiyatrocularımızı kendi bünyelerinde alıp rahat bir çalışma ortamı yaratarak sadece sanatlarını yapmalarını sağlıyorlar.

Umarım belediyelerin sanata gösterdiği bu duyarlılık ülkenin turizmine de gösterilmeye başlanır ve saatler gece yarısını gösterdiğinde kapılara kilit vurulmaz.

   595 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Temmuz 2008, Perşembe   "Barış Tüneli"nden Türkiye çıktı...
29 Haziran 2008, Pazar   Diskolara hayat geldi...
22 Haziran 2008, Pazar   Geriye dönüş...
15 Haziran 2008, Pazar   Yine mi ?
09 Haziran 2008, Pazartesi   Yaz bereketi...
30 Mayıs 2008, Cuma   Ödülün anlamı büyük...
25 Mayıs 2008, Pazar   Güzellik Yarışmaları ... Geçmişi unutmak ... ve Shantel...
19 Mayıs 2008, Pazartesi   Koşmaktan yorulmayız...
14 Mayıs 2008, Çarşamba   Beklentiler ve istekler....
27 Nisan 2008, Pazar   Hedefimiz aynı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelç...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...

Bilbay Eminoğlu

Bir bardak yeşil çaya ne dersiniz?

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital