|
Yüzlerce takımın, binlerce lisanslı futbolcunun olduğu ülkemizde futbol adına bir yere varmamız mümkün değildir.
Mevcut yapının sürdürülebilir olmadığı görülüyor.
Çeşitli baskı ve tehditlerle takım sayısının azaltılması adına yapılan girişimler sonuçsuz kalıyor.
Köyde yaşayan gençlerin sayısının takım çıkaracak kadar olmadığı yükselme ligi takımlarıyla, şampiyonluğa oynayan 1. lig takımlarının eşit muamele gördüğü, ayni pastadan pay kapma savaşı verdiği, ayni kitleye hitap ettiği bir yapıdan normal diye söz etmek mümkün değilidir.
Bu sistem bir gün mutlaka çökecek ve bazıları da altında kalacak.
Kulüp yöneticiliğinin modern dilencilik haline geldiği günümüzde herşeyin devletten beklendiği ancak özerkiz diyerek oralarda ger ger gezinildiği anormal bir yapı var.
Başkan bulamayan kulüpler, rakı geceleri ile prim toplamaya çalışan başkanlar, tombala oynatarak futbolcu maaşlarını ödemeye çalışan yöneticiler, ikide bir bakanlık kapısında elleri açık birşeyler koparabilmek için binbir dereden su getiren insanlar.
Böyle bir yapı nereye kadar gidecek?
Son dönemlerin en aklı başında çalışması Gençlik Gücü ile Hamitköy ve Ozanköy ile Düzkaya kulüplerinin birleşme çabaları oldu.
Yönetimlerinin genelde olumlu baktıkları bu düşünceye, camiaları da hazırlamaları gerekmektedir.
3-5 kişinin sırtına yüklenen mali sorumlulukla kulüp yönetildiği gibi zavallı bir düşünce içerisine girenler günü gelince yöneticiliği nasıl bırakıp da kaçacaklarını düşünüyorlar.
Hem de arkalarına bakmadan.
Birinci ligde mücadele eden, kulüp binaları olan, kendilerince bir camialara sahip Gençlik Gücü ve Hamitköy ile Düzkaya ile Ozanköy'ün atacakları olumlu adım kesin olarak başkalarına da örnek olacaktır.
İki adımda bir takımların olduğu, nerede ise sahalardan seken topların diğerinin sahasına düşeceği yapımızda bu köklü kulüplerin atacağı adımlar tetikleyici olacaktır.
Elbette bu birleşmeler sancılı olacaktır.
Kulübe eleştiriden başka tek kuruşluk yardımı olmayan bazı tiplerin muhalefeti ortaya çıkacaktır.
Takımları ecel terleri dökerken, Lig Tv.'de Türkiye takımlarının maçlarını rahat ortamlarda izleyenler hemen ayağa kalkacaklardır.
Hiç bunları dinlemeyin.
Hatta susturun.
Bu yapının devam etmesi mümkün değilidir, mutlaka çökecektir, çöküntünün altında kalmayanlar, birleşerek güçlenerek ayakta kalanlar olacaktır.
KULÜPLER BİRLEŞİYOR
Günaydın beyler günaydın
Duvar
İSMAİL MISTIKOĞLU YENİDEN GÖNYELİ YÖNETİMİNE GİRDİ. EYVAH Kİ EYVAH. HAKEMLER ŞİMDİ HAPI YUTTU
Güler misin?
Her şeyden önce şunu vurgulayım. İki yıldır yapılan ve Lig ile Kupa şampiyonlarımızı Londra'da buluşturan Londra Kupası futbolcularımıza motivasyon sağlaması açısından önemli organizasyondur. Sponsorlarla bunu devletin cebinden para çıkmayacak noktaya getirmek de bir başarıdır. Değişik alternatiflerle bunun devamında büyük yararlar vardır. Ancak Londra'daki Türklerin maçlara ilgisizliği ve her yıl tartışma konusu olan kafilenin sayısı konularında yeni düşünceler üretilmesi gerekmektedir. İki yılın tecrübeleri kafile konusunda bazı işaretler vermiştir. Bunların sağlıklı değerlendirilmesi ile kafile sayısı makul seviyeye iner, bulunan sponsorlar ürkütülmez, olayın bir gezi havasında olduğu eleştirileri önlenir ve bir sonraki organizasyonun hakkı yenmemiş olur. 18'er kişilik kadrolar, ikişer antrenör, ikişer yönetici, birer malzemeciden oluşacak takımlar 23'er kişiden 46 kişi, 4 hakem, 1 saha komseri, 2 bakanlık temsilcisi, 2 federasyon yöneticisi, 1 kafile doktoru, 4 spor yazarı olmak üzere toplamda 60 kişilik kafile en mantıklı olanıdır. Bu ekip amacına ulaşır.
Ağlar mısın?
Türkiye'de Gençlik ve Spor Genel Müdürlerinin büyük yetkileri var. Spor Bakanlığı olmadığı için, Spor Bakanı gibi davranırlar. Bizde bu makamın karşılığı Spor Dairesidir. Gençlik ve Spor Bakanlığı olduğu dönemlerde daire düzeyinde olan bu makam bakanlığın kaldırılması sonrasında Başbakanlık müsteşarı Öntaç Düzgün'ün yönetiminde spordaki ana karar merci olmaya başladı. Bu kadar önemli görev üstelenen bir dairenin Müdürü Besim Erdenay'ın söyledikleri dikkatle izlenmesi gereken boyuttadır. Erdenay, Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanını kabulünde birçok federasyonumuzun Türkiye federasyonları ile ilişkilerinin koptuğunu, bunun nedeninin isteksizlik olduğunu, bizim federasyonların oralara gidip istemek konumunda olması gerektiğini söylerken yetkili ve karar verici bir konumda olan birisi adına çözüm önerilerini de söylemek durumunda idi. Spordan sorumlu dairenin başında olan bir yetkili bunları söylüyorsa işimiz gerçekten zor demektir. İzolasyonlarla dışlanan sporumuzun tek çıkış kapısı olan Türkiye'nin federasyonları ile yaşanan bu kopukluk hayra alamet değil.
Bak sen
Amacına ulaşan Londra Kupası için yeni fikirlere ihtiyaç vardır, spor medyasını katkı yapmaya davet ediyorum (Ö. Düzgün-Başbakanlık Müsteşarı)
Birçok federasyonumuzun Türkiye ile ilişkileri koptu, bunun nedeni isteksizliktir, bizim oraya gidip birşey istememiz gerekir (B. Erdenay-Spor Md.)
Sporla siyasetin birbirine bulaşmaması ve gençlerin kötü alışkanlıklardan kurtulması için yeniden yapılanmaya gideceğiz (B. Yüksekbaş-Gönyeli Bşk.)
Takıma sponsor bulmamız durumunda ekip olarak yola devam edecek, 3-4 transferle üst sıralara oynayacağız (T. Çörekçioğlu-YAK Bşk.)
Bu yıl üçüncü kümeye düştük, bu acı olaya ne kadar inanmak istemiyorsak da, kabullenmek ve mücadele etmek zorundayız (B. Arkın-Yalova Bşk.)
Çok merak ediyorum
Triatlonda Masterler Türkiye şampiyonu olduğumuza, master takımları ile futbol maçları yaptığımıza göre yeni hedef masterler mi olacak?
Başarının şampiyonlukla ölçülemeyeceğini söyleyen Voleybol Federasyon Başkanı Enver Kaya ikincilerin ne çabuk unutulduğunu unuttu mu?
Geleceğin Avrupa şampiyonlarını yetiştirmek için Avrupa Bilardo şampiyonasına katılan bilardocular dönüşte altın ödülü isteyecekler mi?
Yüzecek havuzu olamayan ülkemizde yüzme dalında yarışmalar düzenleyen organizasyonlar bunun yerine yağlı direkte yürüme yarışı mı yapsınlar?
19 YAŞALTI
Her yaşanan bir deneyimdir.
Bundan çıkarılacak dersler bir sonraki adım için sağlam zemin oluşturur.
Bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Londra Kupasının olumlu ve olumsuz yanları değerlendirilirken önemli düşünceler de ortaya kondu.
Organizasyonun sorumluluğunu üstlenen Başbakanlık Müsteşarı Öntaç Düzgün'ün yaptığı görüşmeler sonrasında ortaya çıkan ve tartışılmaya başlanan bir fikir, üzerinde çalışılması gereken olumlu bir gelişme.
Londra'da yaşayan 100 binlerce Kıbrıslı Türk var.
Orada yaşayan ailelerin ikinci ve üçüncü jenerasyon olarak değerlendirilen çocuklarının okullarında aldıkları sağlam altyapı desteği ile bilimsel olarak futbolla ilgileri ön planda.
19 yaşaltı olarak değerlendirilen ve gerek okul takımlarında, gerekse kulüplerin altyapılarında iyi futbol eğitimi alan bu Kıbrıslı Türk çocuklardan oluşturulacak karma ile ülkemiz 19 yaşaltı futbolcularından oluşturulacak bir karmanın karşılaşma yapma fikri bende heyecan uyandırdı.
Takımların kadrolarında 21 yaşaltından futbolcu bulundurma zorunluğu, her kümenin genç takım şampiyonlarının 19 Mayıs Kupasında buluşturulmaları, bölge karmalarının maçları, milli takım oluşturulması genç futbolcular için önemli bir motivasyon oldu ve yeni yeni yıldızların ortaya çıkmasını getirdi.
Londra'da yapılacak böyle bir maç yeni bir motivasyon olur, ilişkileri geliştirir.
|