Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da
6'ncı kez Türkiye'ye gidecekler

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

SINAV

Songuç KÜRŞAD

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hayatın her dönemi sınavdır.

İlle de okuldaki gibi önünüze sorular konarak onların çözümünü ve soruları çözmedeki başarınıza göre değerlendirilme yapılıp geçip geçmediğinizin sonucu değildir sınav.

Yaptığınız ya da yapamadığınız işlerin sonucu da sınavdır.

Bunda da başarılı olup olmadığınız sonucu çıkar.

Sınıfta kalırsınız, başarısız olursunuz, okul yıllarının deyimi ile çakarsınız.

Şimdi önümüzde bir sınav var.

Futbol Federasyonu ve devletin vereceği bir sınav.

Geçen yılın rakamlarına göre 6 trilyon gibi ülke şartlarımıza göre dudak uçuklatan bir rakamın aktarıldığı futbolda yaşanacak bir sınav bu.

Sürdürülebilir bir yapı olmaktan çıkan futbolun ayağa kalkabilmesi için atılması gereken adımları korkmadan atabilme sınavıdır bu.

Bunun çok fazla demagoji ile laf kalabalığına boğularak anlaşılamaz hale gelmesi gerekmiyor.

Geçen yıl ertelenen ve bu yıl yürürlüğe gireceği açıklanan yeni transfer talimatının 1 Temmuz'dan başlayarak yürürlüğe girmesi, devletin bu yıl oluşturacağını açıkladığı havuz sisteminin gerçekleştirilmesi, takım sayısının azaltılmasına yönelik olarak yeni lig statülerinin kararlılıkla uygulanması.

Bu üç konuda sınav var.

Futbol Federasyonu eyyamcılık yaparak, topu sürekli olarak devlete atarak, seçim ve oy gailesine kapılarak atması gereken adımları atamazsa bu sınavı geçemeyecek.

Sınıfta kalacak.

Çakacak.

Başka yolu yok.

Sınavı geçemeyip başarısız oldukları için de daha fazla o koltukta oturmamaları gerektiğini de bilecekler.

İstifa edecekler.

Bizi gaza getirip istifa ettirmeye çalışıyorlar kolayına kaçmasınlar sakın.

Federasyon yönetmek sadece maç günlerini ayarlamak, hakemleri atamak ve lisans paralarını toplamakla olmuyor.

Futbolun ayağa kalkabilmesi için radikal kararlar alma, bunları kararlılıkla uygulama, verdiği sözlerin arkasında durma ve futbola yeni bir vizyon kazandırmakla oluyor.

Bir başka sınav ise spordan sorumlu müsteşar Öntaç Düzgün'ün vereceği sınav olacak.

Devletin 2.5 trilyon katkı koyacağını açıkladığı havuz konusunda geciken adımı mutlaka atmakla sınavı geçecek pozisyona gelecek.

Bu adımı attıktan sonra ayak sürüyen kulüpler olursa geçen yıl olduğu gibi hakem parası, şort, çorap, forma, top parası, saha sulama parası, doktor parası, kulübü boyama parası, sigorta parası, çim parası, sahayı telleme parası, o parası, bu parası diye kaynakları harcamaya devam ederse Öntaç Düzgün de sınıfta kalacak.

O da çakacak.

Mevcut durumdan şikayeti olmayan varsa başının çaresine bakmak zorundadır.

Futbolcusunun maaşını ödesin, hakem parasını ödesin, malzeme parasını ödesin, bakalım nereye kadar dayanacak.

Hem ülke futbolu için atılacak her adıma köstek olmayı bir misyon üsteleneceksiniz, hem de devletin hak deyince yemek, huk deyince de su vermesini bekleyeceksiniz.

Oh guzzum oh ne güzel düzen.

Spordan sorumlu başbakanlık müsteşarı Öntaç Düzgün ve Niyazi Okutan başkanlığındaki futbol federasyonunun önlerinde önemli bir sınav var.

Ya bu sınavı geçerek başarılı olacaklar, ya da sınıfta kalarak çakacaklar.

Bunu görmek için çok uzun bir zaman yok.

Sınavın sonuçları 1 Temmuz'da alınmış olacak.

KULÜPLER BİRLİĞİ HERŞEYE KARŞI

Sizi gidi "Statükocular" sizi

ÖNTAÇ DÜZGÜN "DÜŞÜK PROFİLLİ KAVGADAN BIKTIM" DİYOR. DÜŞÜK PROFİLDE BÖYLEYİZ, YA YÜKSEK PROFİLDE?

Güler misin?

Spordan sorumlu Başbakanlık Müsteşarı Öntaç Düzgün katıldığı her platformda ısrarla kulüplerin şirketleşmesi ve mali yapılarını güçlendirecek formüller üretmelerini, bunu yapan kulüpleri devlet olarak destekleyeceklerini söylüyor. Kulüplerin sürdürülebilir bir yapıda olabilmeleri için yeni yollar ve alternatifler üretmeleri kaçınılmazdır. Mevcut yapının sürdürülmesinin mümkün olmadığı ortada. Kulüplerin birleşme konusunda girişimlerde bulunmaları başarısızlıkla sonuçlansa da bunun bir ihtiyaçtan kaynaklandığı herkes tarafından kabul ediliyor. Ancak belli ki girilen bu süreç ve futbola getirilmek istenen yapı bir şeklide rayına oturacaktır. Şirketleşen, güçlerini birleştiren, kulübe yeni kaynaklar yaratan, mali yapılarını profesyonel anlayışla düzenleyen kulüpler ayakta kalacak, diğerleri bu çullisine oynandığını düşündükleri oyunun dışında kalacaktır. Paralı başkanlarının kendi egolarını tatmin ettiği, yolunacak kaz gibi görüldüğü, kulüp yönetmenin hobi olarak görüldüğü anlayışın sürdürülmesi mümkün değildir. Çetinkaya'nın şirketleşme için genel kurulunu olağanüstü toplaması ve bir komite oluşturması bundan sonra kulüplerin atacakları adımın bir göstergesidir. Benzer şeklide Yenicami'nin Paşa Group ile isim birleştirme operasyonu ve bunun kulübe sağlayacağı mali destek şirketleşme yolunda bir girişimdir. Bazı kulüp başkanlarının kendi egolarını tatmin için mevcut düzen savunuculuğunda devam etme dirençlerinin başlatılan bu olumlu girişimlerin karşısında ayakta durma şansı olmayacaktır.

Ağlar mısın?

Ülkenin elit atletlerinden olan Zafer Sukuşu'nun büyük bir cesaret örneği göstererek basına atletizmde yaygınlaşan doping olayının boyutlarını açıklaması futboldaki transfer talimatı tartışmalarının gölgesinde kalmasına rağmen ülkenin gündeminde birinci sırada olması gereken bir konu. Özellikle de Spor Dairesi Genel Yönetim Kurulu üyesi ve spor hekimi olan, ayrıca doping araştırma konusunda oluşturulan ekibin sorumluluğuna getirilen Dr. Hikmet Yücel'in bazı atletlerin doping kullanımı nedeniyle ölümden döndükleri açıklaması şok yaratıcı bir değerlendirmedir. Diğer bazı elit atletlerin Sukuşu'nun açıklamalarına tepki göstermeleri isim kullanmayarak herkesi zan altında bırakması açısından doğru olabilir ancak haksız rekabeti oluşturan ondan da önemlisi atletlerde kalıcı hastalık hatta ölümlere neden olan doping konusunda toplumda oluşacak ve yetkilileri harekete geçirecek bir harekete onların da destek vermesi gerekmektedir. Alınan doping ilaçlarının aradan üç gün geçtikten sonra kanda bulunmayacağını bilerek isteyen gelsin test yapsın hepimiz temiziz kahramanlığına kargalar bile güler. Böyle ucuz demagojilerle ülkede var olduğu bilinen ancak son dönemlere kadar seslendirilemeyen doping illetinin üzerine cesaretle gidilmesi gerekmektedir. Sorunları yok sayarak veya erteleyerek onların büyümesine ve kontrol edilemez boyutlara gelmesine neden oluruz. İddialar ve uyarılar çok ciddidir. Konuşanları bir yerlerden düğmeye basarak susturmak doğru bir yönetim olamaz.

Bak sen

Atletizmde Hacettepe Üniversitesi ile yapılan doping anlaşması federasyona bildirilmiş ancak ne halse bakanlığımıza dönen hiçbir bilgi olmamıştır (Ö. Düzgün-Müsteşar)

Transfer talimatı havuz sistemi devlet tarafından oluşturulmayacaksa geçen yıl olduğu gibi bu yıl da yürürlüğe konulmayabilinir (N. Okutan-F. F. Bşk.)

Transfer Talimatı'nı engellemek için Kulüpler Birliği'nin Futbol Federasyonu'nu genel kurul çağrısı futbola çok büyük zararlar verecektir (Futbolcular Derneği)

Türkiye'den getirtmek istediğimiz ve büyük oranda anlaştığımız teknik direktöre önümüze kıstaslar koyarak engel olunması bizi üzmüştür (B. Yüksekbaş-Gönyeli Bşk.)

Kulüp başkanlarına transfer bilgilendirilmesi diye yapılan toplantıda başkanların seviyesiz konuşmalarını anlamakta güçlük çekiyorum (A. Küçük-Tatlısu Bşk.)

Çok merak ediyorum

Dünya alem federasyonun dağıttığı ödülleri almaya geldi de bir tek gençler liginde şampiyon olan Mağusa Türk Gücü'nün yöneticileri yolu bulamadıkları için mi gelemediler?

Başka ülkelerde de, bizim ülkede olduğu gibi yabancı futbolcuların ülkelerine gittikten sonra geri gelip gelmeyeceklerini kulüp yöneticileri fala bakarak mı öğreniyor?

Finlandiya'da yapılan Junior Games atletizm yarışlarında rekor sayıda madalya kazanarak ülkeye dönen genç atletlerimiz doping tartışmalarına da anlamlı bir yanıt mı verdiler?

Transfer Talimatı konusunda görüş bildiren Futbolcular Derneği'ne kendi işlerine baksınlar diye kızan Kulüpler Birliği Başkanı Özel Tahsin futbolcuların işinin ne olduğunu zannediyor?

POLATPAŞA

Son yıllara sığan 6 KKTC ilkokullar voleybol şampiyonluğu.

Geçen yıl Türkiye İlkokullar arası Voleybol Şampiyonasında elde edilen 3.lükten sonra bu yıl daha iyi bir başarı ile gelen Türkiye ikinciliği.

Hem de Polatpaşa çocuklarının şampiyon olmaması için saha içinde ve saha dışında organize edilen, elden gelen her türlü entrikaya karşın kazanılan bir ikincilik.

Başarının bir tesadüf olmadığının en büyük kanıtı Polatpaşa İlkokulu çocuklarının elde ettiği Türkiye ikinciliği.

Hani bir söz var ya onlar gönüllerin şampiyonu diye o söz tam yerine onlar için oturuyor.

Onlar bizim gönüllerimizin şampiyonu.

Peki bu genç ve cesur yüreklere gereken değer veriliyor mu?

Futboldaki keşmekeş ve tarafların sorumsuz şımarıklığından, atletizmdeki doping skandalından, hentboldaki yetki kavgasından basında kendilerine yer bulabilseler onlara da hak etikleri değerin kamuoyuna aktarıldığını görmenin keyfini yaşayacaklar.

Ancak bu hiç önemli değil.

Bu gencecik çocuklar, onları çalıştıran öğretmenleri, destek veren okul idaresi ve en önemlisi çocuklarının bizleri gururlandıran bu başarıya imza atmasına olanak sağlayan, kendilerinden feragat ederek onlara veren aileler başarılar geldikçe bu hazzı zaten yaşıyorlar.

Futbola akıtılan trilyonlarla yakalanan başarı ortada.

Birçok branşta sporcuların parayı görmeden sahaya çıkmadıkları gerçeği var.

Amatör ruhun fatihasının okunduğu ve helvasının yendiğini kabul etmemiz gerekiyor.

Bakanlık ve kuruluşlarımızın bu çocuklara sahip çıkması ve başarılarının ilerleyen dönemlerde daha da üst noktalara gelmesini teşvik etmesi kaçınılmazdır.

Cullisine işlere harcanan onca paranın boşuna gittiği bir dönemde bu çocuklara yatırılacak her kuruş kat kat faizi ile birlikte geri dönecektir.

Polatpaşa çocuklarının bunu analarının ak sütü gibi hak ettiklerini hepimiz de biliyoruz.

Onuncu 1

Gözlüksüz çıkmam abi!

Onuncu 2

Dikkat et de düşmesin

   756 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
13 Haziran 2008, Cuma   Derin havuzlarda yüzelim
06 Haziran 2008, Cuma   Seçim sen nelere kadirsin?
30 Mayıs 2008, Cuma   Ödül töreni var, ödül töreni var...
23 Mayıs 2008, Cuma   Federasyon seçimleri ve toz duman
16 Mayıs 2008, Cuma   Londra'nın çivisi çıktı
02 Mayıs 2008, Cuma   Sporu sahiplenme zamanı...
25 Nisan 2008, Cuma   Toplumsal duyarlılık...
18 Nisan 2008, Cuma   Spor bu kadar önemsiz olamaz...
14 Nisan 2008, Pazartesi   Onur savaşçısı Tatlısu...
11 Nisan 2008, Cuma   Su yatağını mutlaka bulacak...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital