Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yeni giysiler yeni bir hayat
Yeni kabine ağustosta
Talat: Yıl sonuna kadar çözüm olabilir
Güzeller bu çatıya güvendiler
Başkentte köşe başı keyfi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Bir kez ölmek...

Songuç KÜRŞAD

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Futbol Federasyonu kulüplerin topladığı imzalar sonrasında cumartesi olağanüstü genel kurul yapıyor.

Bu çok kritik bir genel kurul olacak.

Tabloyu netleştirelim.

Federasyonun iki yıldır süren ve her kesimi de dahil ettiği çalışma sonrasında ortaya çıkan ve 1 Temmuz'da yürürlüğü koyacağını açıkladığı yeni transfer tüzüğü ve yeni lig statülerinin uygulanması için hazırlıkları sonuçlandı.

Bu çalışmalara muhalefet eden bazı kulüp ve bazı çevreler de yeni transfer yönetmenliğinin kulüpleri maddi zora sokacağı ve yeni lig statülerinin 3. ligi kaldıracağı gerekçesi ile uygulanmaması için çalışma içerisine girdiler.

Bu çalışmaların odağında olan ve 3 trilyonluk bir başlangıçla sözü verilen havuz konusunda Başbakanlık Müsteşarı Öntaç Düzgün ile Futbol Federasyonu arasında bu paranın kullanılması konusunda transfer tüzüğü ve lig statülerinin uygulanması şartı ile bir protokol imzalandı.

Şimdi eğer olağanüstü genel kurulda 42 takımın yarısından fazlası hayır biz bunların uygulanmasına karşıyız derse film kopacak.

Ne mi olacak?

Başbakanlık Müsteşarı Öntaç Düzgün'ün defalarca açıkladığı gibi devlet bundan sonra takımların malzeme, sağlık, saha ve kulüp binası bakım ile hakem paralarını ödemeyecek.

Futbol Federasyonu ise uygulayamayacağı bir protokolün ortadan kalkması ve futbolda devrim olarak nitelediği yenilikleri yapmamanın verdiği sıkıntı ile nereye kadar gidebilecek bilinmez.

Bu durumdaki bir federasyonun genel kurulun yaptığı yeniliklere şu veya bu nedenle hayır demesi durumunda süratle istifa ederek onurlu bir davranış sergilemesi gerekmektedir.

Federasyon yönetiminde bu yaklaşımları aşırı hassasiyetle karşılayan ve istifa etmezsek onursuz mu olacağız yaklaşımda olanlar varsa hiç demagojiye girmesinler.

Kendilerine bağlı kulüplere söz geçiremeyen, attığı her adımdan geri dönmek zorunda bırakılan, verdiği sözleri tutmayan, federasyon yönetmesi sadece maç günleri belirlemek, hakem atamak ve saha bulmakla sınırlanan bir federasyonda görev yapmayı mideleri kaldırıyorsa bu onların bileceği bir iştir.

İnsan bir kez ölür.

Hergün korku ile ölmekten beter olmaktansa bir kez onuru ile ölünür ve biter.

Kulüpler siyasi ihtiraslar, günlük çıkarlar, eski hesaplaşmalar, küçük beklentiler ve ülke futbolu değil de kendi egolarına yönelik bir davranış içine girecek ve verecekleri oyun getirisi ile götürüsünü hesaplamadan genel kurula gideceklerse bu da onların bileceği iştir.

Önümüzdeki sezon eskiden olduğu gibi hakem paralarını herkesten üç beş kuruş toplayarak denkleştirerek hakemlerden lisansları alabildikleri günlere geri dönecek, nostaljik bir lig yaşayacaklar.

KULÜPLER "YA DEVAM, YA TAMAM"

Bakanlık da "Ya herro, ya merro"

Duvar

HAVUZ ALTINDA ZIPKINLA HEDEF VURMA YARIŞI VAR. DENİZLERDE BALIK KALMADI NE YAPACAĞIMIZI ŞAŞIRDIK

Güler misin?

Bizim gibi sıcaklara alışık ülke insanlarının bile kaldırmadığı sıcak günler yaşıyoruz. Akşam saatlerine kadar süren ve insanı bezdiren bu sıcaklarda 22 teknik direktör adayı antrenörümüz iki hafta boyunca ter döküyor. Hem de nasıl bir tempoda. Günün 6-7 saatini sahadaki pratik uygulamalarla geçirmek durumunda olan teknik direktör adayı antrenörlere geçen yıl yapılan kursun ilk aşamasında olduğu gibi bu yıl da "Spor medyası-teknik direktör ilişkileri" konusunda bir sunum yaptım. O aşırı sıcağın ısıttığı ve konsantrasyonun bozulmasının doğal olduğu ortama karşın bütün teknik direktör adaylarının büyük bir dikkat ve katılımla sunumu izlemeleri keyif vericiydi. Futbol olgusunda birbirlerinden beslenen teknik direktörler ve spor medyasının varılacak hedef konusunda pek farkları yok. İki taraf da ülke gençlerini, ülke futbolunu düşünüyor. Tabii bu yolda yürürken eleştiriler, muhabbetler, kızgınlıklar, kırgınlıklar, sevinçler, övgüler, küsmeler de olacak. Yeter ki ilişkiler saygı ve yazılı olmayan kurallar çerçevesinde olsun. Teknik direktör adayı pırıl pırıl genç antrenörler spor medyasının kendilerini anlamalarını, dinlemelerini, olumlu yönde eleştirmelerini, yargısız infazla mahkum etmemelerini istiyorlar. Et de, bıçak da elinde spor medyasından fazla birşey istemiyorlar.

Ağlar mısın?

Önemli konularda tarafsız gibi görünmek ve o zırhın arkasına saklanmak kadar tehlikeli bir duruş şekli olamaz. Seçimlere bakınız. Oy istikameti belli olmayan tarafsızların serseri mayın gibi kime çarpacağı, kimi patlatacağı belli değildir. Son iki yıldır futbolun gündeminde yeni transfer yönetmenliği ve yeni lig statüleri var. Antrenörler, spor yazarları, kulüp başkan ve yöneticileri, bakanlık yetkilileri, futbolcular, eski yöneticiler, hatta taraftarlar bu konuda görüşlerini ortaya koyuyor, olumlu ya da olumsuz tezlerini savunuyorlar. İki yıldır süren bu tartışmaların son günlerinde futbol hakemler derneğinin konuyu değerlendiriyoruz, daha sonra açıkama yapacağız yaklaşımı tam bir sorumluktan kaçma, tarafsızlıkla her kesime şirin görünme, korkaklık, pısırıklık ve tinyozluk örneğidir. Kişiliksiz bir duruştur. Yenilikleri savunanlarla, statükonun sürmesini isteyenler arasında iki yıldır süren bu tartışma ortamında hiçbir fikri olmayan bir kesimin hiçbir konuda ve hiçbir kararda fikri yok demektir. Fikirsiz, görüşsüz, vizyonsuz, kendi gelecekleri ile ilgili bir konuda söz söyleme yeteneğinden yoksun bir kurum olamaz. Olursa da bu şeklide olur. Hakemler bu pozisyonlarını gözden geçirsinler.

Bak sen

Spor Dairesinin parasını kim daha çok koparırım anlayışının artık değişmesi gerekir, havuz bunun için oluşturuldu (Ö. Düzgün-Müsteşar)

35 derece üzerindeki sıcaklarda futbol oynamak çok tehlikelidir, federasyon yükselme ligini ertelese iyi olur (H. Yücel-Spor Hekimi)

Tüzüğü hatalarla dolu Kulüpler Birliği bizi temsil etmiyor, yakında bu yönetimi değişmek için adımlar atılacak (Z. Ziya-Çetinkaya Bşk.)

Profesyonel adımlar atılıyorsa nizami ölçülerde olmayan Tatlısu ve Ozanköy sahalarında maç oynanmaması gerekiyor (B. Yüksekbaş-Gönyeli Bşk.)

3. ligi kaldırmayı amaçlayan bir düşünce patlamaya hazır bomba gibidir, federasyon bunu düşünmek zorundadır (Ö. Tahsin-Kul. Bir. Bşk.)

Çok merak ediyorum

Herkesin sezonu açmaya hazırlandığı bir dönemde daha başkan bulamayan Mağusa Türk Gücü'nün durumuna "Ultra Crows"lar ne diyor?

Ünlü isimlerin çekilmesi ile sadece 2-3 takımı kalan plaj voleybolunun büyük bayanlar kategorisi ne zaman kaldırılacak?

Son dönemde sık sık kullanılan ve kurulmasına karar verilen havuzun aslında içi su dolu yüzme havuzu olmadığını biliyormuyuz?

Futbol Federasyonun kader toplantısı olabilecek yarınki genel kurulda katılımcılara simit helvası mı dağıtılacak?

TEHLİKE

İnanılmaz sıcak günler yaşıyoruz.

Hava sıcaklıkları gölgede bile 40 dereceyi buluyor.

Güneşte hissedilen ise anlatılmaz.

Uzmanlar sürekli olarak güneşe çıkılmaması, evlerde oturulması, sık sık duş yapılması, bol su tüketilmesi, şapka takılması yönünde uyarılar yapıyorlar.

Bu kadar tehlikeli boyutlarda olan bu günlerde Bölgesel Terfi Müsabakları (BTM) maçları saat 17.30'da başlayarak oynanıyor.

Güneş altında durduğunuz zaman 50 derece hissettiğiniz sıcaklık, güneş altında, toprak sahada 90 dakika boyunca koştuğunuz zaman hangi boyutlara geliyor düşününüz.

Kış aylarındaki 1. lig maçlarında bile sağlıkla ilgili hiçbir önlemin alınmadığı ülkemizde bu şartlarda oynanan bu maçlar bir gerçeği ortaya koyuyor.

Takım sayısının azaltılması ve bölgesel terfi maçlarının başka statülerle daha çağdaş zemin ve zamanda oynatılmasına burun bükenler ve ille de köyümüzde takım olsun anlayışını sürdürenler, mevcut düzenin sürdürülebilir olduğuna inananlar ve insanları bu anlamda kandıranlar tablodan mutlu iseler bir diyeceğim yok.

Onları da o toprak sahada, 50 derece sıcakta, güneşin altında, futbolcularla birlikte koşturtup yaşanan trajediye ortak etmek gerekir.

Bakalım o zaman her köye, her mahalleye bir takım, her bölgeye bir çim saha diye ısrarda devam ediyorlar mı?

 

   917 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
25 Temmuz 2008, Cuma   Eldeki silah yerinde kullanılır
18 Temmuz 2008, Cuma   Kartlar açılmaya başladı
13 Haziran 2008, Cuma   Derin havuzlarda yüzelim
06 Haziran 2008, Cuma   Seçim sen nelere kadirsin?
30 Mayıs 2008, Cuma   Ödül töreni var, ödül töreni var...
23 Mayıs 2008, Cuma   Federasyon seçimleri ve toz duman
16 Mayıs 2008, Cuma   Londra'nın çivisi çıktı
02 Mayıs 2008, Cuma   Sporu sahiplenme zamanı...
25 Nisan 2008, Cuma   Toplumsal duyarlılık...
18 Nisan 2008, Cuma   Spor bu kadar önemsiz olamaz...


Yorum Sayısı:   2
  UltraCrows         - Mağusa 04 Temmuz 2007, Çarşamba 18:53 
Bir de Songuç beyin de mailini sitede yayınlarsanız seviniriz. Kendisine ulaşmak isteyenler daha kolay ulaşabilir.
  UltraCrows         - Mağusa 04 Temmuz 2007, Çarşamba 18:53 
Sorduğunuz "UltraCrows ne diyor" sorusuna bugün UltraCrows anasayfasında cevap vermiştir. Eğer ilgilenirseniz.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1971 1.2055
1 STERLİN 2.3775 2.3952
1 EURO 1.8759 1.8891



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KRİTİK GÖRÜŞME

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Güven aşağı, öfke yukarı doğru giderken...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar 25

Akay Cemal

Hadi kolay gelsin! Ama...

Ahmet Tolgay

Suda bireysel çözümler...

Bilbay Eminoğlu

Haydi hayırlısı

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Cilt kanseri ve risk faktörleri

Dr. Umut Altunç

Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey

Aysu Basri

SİSTEMİN BİZE KAYBETTİRDİKLERİ

Sevilay SADIKOĞLU

İçimizden biri: Arif Albayrak

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Suç ve ceza

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

ALMANYA, ŞİİR VE YOLCULUKLAR

Psikolog Ayla Kahraman

MESLEK SEÇİMİ

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?

Osman Ertuğ

Basın yoluyla müzakere (1)

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

RUM SİYASİLERDEN AL DOĞRU HABERİ

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Su Kıtlığı Üzerine

Harid Fedai

Osmanlılardan Vatan Sevgisi

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital