Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Lefkoşa Merkezi Cezaevi: Uyuşturucu ticareti merkezi
Birleşik Kıbrıs'ta tek egemenlik ve tek yurttaşlık kesindir
Talat yanlış yoldan dönsün, bunu yapamıyorsa istifa etsin
Eşel mobil grevi hayatı durduracak
Eski Cumhurbaşkanı Denktaş: Teslimiyete gidiyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Sendelemek var, düşmek yok...

Songuç KÜRŞAD

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Şubat 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Daha iyi tartışılmasına olanak sağlamak için yeni Transfer Yönetmenliği bir yıl ertelemeden sonra yürürlüğe girdi.

Yürürlüğe girme aşamasında da çok tartışıldı, çok eleştirildi, futbolun her kesiminden temsilcilerin nerede ise iki yıl süren hazırlıkları ile ortaya çıkan yeni yönetmenlik genel kuruldan kıl payı olsa da onay aldı.

40 yıldan sonra transfer ve futbolcunun kulübü ile olan sözleşmesine bir düzen getirecek olan yeni uygulama elbette mükemmel değildi ve olamazdı.

Uygulamada yanlış, eksik, aksak, fazla, az konular varsa bunların düzeltilmesi için yeni bir çalışma yapılabilir.

Yönetmenliğin süreç içerisinde ve uygulamada çıkan aksaklıklar görüldükçe düzeltilmesi mantıklı olan yoldur.

Ancak ortaya çıkan ilk sorunda bu bize uymaz, bunu yürütemeyiz, eskiye dönsek daha iyi demek kelimenin tam anlamı ile kolaycılığa kaçmaktır.

Bir adım atılmıştır ve bunun geriye dönüşü olmaz.

Elbette yanlıştan dönmek erdemdir ancak bu sistemin tümünü inkar anlamına gelmez, yanlışları düzelterek sistemin daha iyi çalışmasını sağlamak doğru olandır.

Yenicami kalecisi Mehmet'in sözleşmesinde olan ödemelerin 45 gün geçtiği için yapılmadığını iddia ederek menajeri avukat Barış Mamalı aracılığı ile sözleşmesini fesih etmek istemesi ile başlayan tartışma bu açıdan çok iyi olmuştur.

Futbol Federasyonu yönetim kurulunda olan deneyimli hukukçular Tahir Seroydaş ve Ezer Özsoy, Mehmet'in peşin ödeme aldığı için haksız olduğuna ve sözleşmesini iptal ederek serbest kalmasına ret cevabı verdiler ama bu hukuksal bir sorundur ve bunu Mamalı ile federasyonun avukatları büyük bir olasılıkla Tahkim Kurulunda çözeceklerdir.

Olay yeni transfer sözleşmelerinin yapılamasında kulüpler, futbolcular ve antrenörlerin ne kadar hassas olmaları gerektiğini göstermiştir.

Yenicami kalecisi Mehmet'in yaptığının etik olup olmadığını tartışanları hayretle izliyorum.

Eğer bir yönetmenlik hayata geçmişse ve kulüp ile futbolcu o yönetmenliğe dayanarak bir sözleşmenin altına karşılıklı olarak imza atmışlarsa bunun yaptırımlarına da uymak durumundadırlar.

Enayilik ve saflıkla, etik karıştırılmasın.

Bir futbolcu sözleşmede yazılanları yerine getirmez, antrenmanlar inmez, maça çıkamazsa ve kulübü de sözleşmeye dayanarak ona ceza verirse kulüp etik davranmamış mı oluyor?

Sezon başında sözleşmelerin tümünü de 100 YTL aylıkla dolduran bazı kulüplerin futbolcuları şimdi yaşananlardan sonra başlarına ne geleceğini görmüşlerdir umarım.

Kulüpleri ile yaşayacakları herhangi bir anlaşmazlıkta geçerli olan tek akit o sözleşmelerdir.

Ve eğer o sözleşmede 100 YTL yazıyorsa ve altında da imzaları varsa 100 YTL parayı alıp oturacaklardır.

O nedenle futbolcular kendilerine verilen bu hakkı doğru dürüst kullanmak için gerekenleri yapmak durumundadırlar.

Bu uygulamanın kulüplerin batmasına, mahvolmasına neden olacağı saptamalarını da abartılı buluyorum.

Doğrudur, kulüpler bu uygulama sonrasında batmadılar ancak ciddi anlamda zora girdiler.

Bunun nedenleri de bellidir.

Bu yönetmenliğin geçmesi döneminde 2.5 trilyonluk devlet katkısı oluşturulurken futbol federasyonunun sponsor ve reklam gelirleri ile havuzu güçlendirme, devletin de sponsorluk ile kulüplerin şirketleşmesi için yasal düzenleme yapma sözlerini yerine getirmemeleri bugün yaşanan sıkıntının ana nedenidir.

Ancak düzeltilebilen bu aksaklıklar var diye futbolun gelişimine katkı koyması hedefi ile çıkılan yolda hayata geçirilen transfer yönetmenliğinin külliyen reddedilmesi 40 yıl öncesine dönüşle eşanlamlıdır.

Gördüğümüz aksaklıkların düzeltilmesi, olmayanların eklenmesi, yanlışların çıkarılması ve asıl önemlisi federasyon ve devletin üzerine düşenleri yaparak kulüplerin kalıcı gelirlerle yönetilen şirketleşmiş kurumlar haline getirilmesi için baskı oluşturulacağına, bunu yürütemedik geri dönelim kolayına kaçmak yapılabilinecek en büyük yanlıştır.

Duvar

Hamitköy'de Taner Ulutaş görevde. Şeker yok, un yok, simit yok, yağ yok, helvayı nasıl yapacak?

3 söz 3 yorum

Hakemler bizi hâlâ köy takımı olarak görüyor, aleyhimize çok kolay düdük çalıyor (A.Bayraktar-Ozanköy Bşk.)

Ne köy takımı ya! Geçen yıl küme yükselirken kurulan takımı unuttuk galiba. En pahalı transferler. Ülkenin en iyi yabancı futbolcuları. Milli takımın nerede ise yarısının yer aldığı kadro. Böyle köy takımına can kurban.

Yönlüer'in 90 bin YTL'lik malzeme yardımı, sıkıntılı olduğumuz bu dönemde ilaç gibi geldi (B.Yüksekbaş-Gönyeli Bşk.)

Gönyeli'nin sırtı yere hiç gelmez artık. Arkalarında Ahmet Yönlüer ve dolayısı ile de Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın malzeme yardımları varken kim tutar Gönyeli'yi. Zaten birisinin de tutmaya pek niyeti yok ya!

Futbolcuların akıllarında futboldan başka şeyler varsa bu takıma fayda sağlamaz (B.Öztoycan-Çetinkaya 2.Bşk.)

Futbolcuların akıllarında neler olabilir bir bakalım. Maaşları olabilir. Primleri olabilir. Transfer taksitleri olabilir. Okul taksitleri olabilir. Huzur olabilir. İlgi olabilir. Bunlar tamamsa futbolu düşünmeye başlarlar.

SEYİRCİSİZ MAÇLAR...

Hafta sonu oynanan lig maçlarında bile seyircinin ilgisizliğinden yakınıyoruz. Hafta arası oynanan kupa maçlarında seyirci bulmak ise hayal oluyor. Çarşamba günkü Küçük Kaymaklı-Yenicami kupa maçını izledim. Toplasanız 10 kişi yoktu. Futbol Federasyonu kupa maçlarının zamanlamasında yanlış yaptı. Öncelikle şampiyonluk veya kümede kalma mücadelesinin içerisinde kupa maçı oynanmaz. Takımlar ya ligi düşünür, ya kupayı. Maçlara kadrosunu bozarak çıkar. Oysa kupanın ilk turları ligin hemen başında, ilerleyen bir turu da devre arasında oynansa geriye kalan yarı final ve final da ligin hemen sonrasında oynatılarak amacına ulaşır. Maçlar hafta sonu olacağından seyirci artar, takımlar da hesap kitaba girmez.

ERTAN BİLE PES EDERSE...

Eski başkanların kulübün gidişini iyi görmedikleri için Hamitköy'le birleşme önerisi ile ortaya çıktıktan sonra oluşan tepkinin sonrasındaki zor dönemde göreve gelen ve önemli bir iş başararak bütün Gençlik Gücü sempatizanlarını bir araya toplayan Ertan Birinci de sonunda pes etti. Futbolcuların antrenör Erol Çağaloğlu'nu istemeyerek sergiledikleri tavır ve bilerek aldıkları başarısız sonuçlar Ertan'ın hak etmediği bir tavır. Kulüplerin parasızlıktan ağladığı bu dönemde maaşları takır takır ödenen, yurtdışında kamp yaptırılan, antrenman sahasına kavuşturulan futbolcuların isyan noktasına gelen çirkin davranışları sağlık sorunları ile uğraşan Ertan'ın kaldıracağı stres olamazdı. Ne yazık ki futbolcular yaşanan kaosun sorumlusudur.

KOSOVA VE KKTC...

Arkasına Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği'nin desteğini alan ve Sırbistan'dan tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Kosova'yı tanıma konusunda ülkeler yarış haline girdi. Olayın siyasi boyutunu siyasi yorumcular yapacak. Kosova bağımsızlığını ilan eder etmez, Uluslararası Olimpiyat Komitesi Başkanı Mario Pescent'nin açıklaması ilgimi çekti. Daha Kosova'yı tanıyacak ülkeler açıklama yapmadan Pescent'nin Uluslararası Olimpiyat Komitesinin Kosova'yı derhal ve kesinlikle tanıyacağı açıklaması yıllardır ülkemize uygulanan spor ambargosunun siyasi gelişmelerle ne kadar ilgili olduğunu gösterdi. Spordan dışlanmamız için elinden gelen gayreti gösterenler, Kosova konusunda nasıl da değişti.

SÖZ TUTULMALI

Kulüplerin yönetimleri maddi açıdan gittikçe içinden çıkılamaz duruma sürükleniyorlar. Bu yıl uygulamaya giren sözleşmeler ile futbolculara yapılacak maddi katkının hukuki olarak kayıt altına alınması ve kulüplerin bunları geciktirme gibi bir lükslerinin olmaması bu sıkıntının ana kaynağını oluşturuyor. Futbola devletin verdiği 2.5 trilyon paranın oluşturduğu havuzu federasyonun reklam ve sponsor katkısı bularak güçlendirme düşüncesi gerçekleşmedi. Bu konuda federasyon sınıfta kalmış, yeni transfer talimatının onaylanması için genel kurulda kulüplere verdiği sözü tutmamıştır. Verdiği sözü tutamayan devletin ise yaşattığı sıkıntı daha büyüktür. Havuza konan 2.5 trilyon ile yüzlerce kulübün masraflarının karşılanmasının mümkün olmadığı gittikçe çöken yapıdan anlaşılmaktadır. Havuz konusu ortaya çıktığında devletin yasalarda gerekli düzenlemeleri yaparak sponsorluğu teşvik edeceği ve en önemlisi kulüplere kalıcı gelir getirecek olan şirketleşme için adım atacağı sözü verilmişti. Ayrıca sporun genel politikasını doğal olarak da futbolu düzenleme için spor örgütü kurulması konusunda gerekenler yapılmamıştır. Devlet ve Futbol Federasyonu söz verdiği halde üzerine düşeni yapmayınca havuzdaki parayla idare etmeye çalışan kulüpler tek tek çatırdamaya başladılar. Verdiği sözü tutamayanların önümüzdeki sezon uygulanmasına karar verilen yeni lig statüleri konusunda verdiği sözü tutabileceklerinden emin değilim.

Sorular.. sorular..

Dayanışma balosunda Çetinkaya'ya katkı için zarflara konan çeklerin 13 bin YTL'sinin karşılıksız çıktığını açıklayan Çetinkaya yöneticileri, karşılıksız çıkan bu çeklerin sahiplerini açıklayıp da bunları çek yasağına koyacak mı?

Sezona Hüseyin Cantürk ile başlayan, daha sonra Hüseyin Batsi ile devam eden, onu da gönderip Teyfik Ataç'ı alan, en son da Taner Ulutaş ile anlaşan Hamitköy yöneticileri bir ara kendilerinin de gitmesi gerektiğini düşündü mü?

Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin bağımsızlığını ilan eden Kosova'yı derhal tanıyacağını açıklamasından sonra sesleri çıkmayan KKTC Milli Olimpiyat Komitesi başkanı Bıçak ile Milli Olimpiyat Komitesi başkanı Gökbilen hasta mı?

Taekwondo Federasyonu siyah kuşaklı sporculara yönelik olarak gerçekleştireceği 'dan' sınavları için istediklerini yapacak, sorulacak soruları yanıtlayacak, gösterilecek hareketleri gerçekleştirecek birisini bulabilecekler mi?

Onuncu 1

Ayni dili konuşmasalar da telepati var

Onuncu 2

Adamlar ölüyor hakemin derdi kart!

   374 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
13 Haziran 2008, Cuma   Derin havuzlarda yüzelim
06 Haziran 2008, Cuma   Seçim sen nelere kadirsin?
30 Mayıs 2008, Cuma   Ödül töreni var, ödül töreni var...
23 Mayıs 2008, Cuma   Federasyon seçimleri ve toz duman
16 Mayıs 2008, Cuma   Londra'nın çivisi çıktı
02 Mayıs 2008, Cuma   Sporu sahiplenme zamanı...
25 Nisan 2008, Cuma   Toplumsal duyarlılık...
18 Nisan 2008, Cuma   Spor bu kadar önemsiz olamaz...
14 Nisan 2008, Pazartesi   Onur savaşçısı Tatlısu...
11 Nisan 2008, Cuma   Su yatağını mutlaka bulacak...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2177 1.2263
1 STERLİN 2.4266 2.4447
1 EURO 1.9235 1.9370



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ANALARINDAN DOĞDUKLARINA...

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Yurt dışındaki insan kaynaklarımızı da bil...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..

Bilbay Eminoğlu

Ne kadar tuzu kuruolan varsa şimdi çıkacak...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

KILIÇ SESLERİ ARASINDA KALAN LİDERLER

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Devlete dava açmak, 2 yıllık asgari ücret ...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Bir hikâye-i göçmen

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Carlin vs. Ölüm

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital