|
Şampiyonluk yarışındaki rakipleri Küçük Kaymaklı ve Cihangir'i hem kendi sahalarında, hem de "Tepe"de, tertipleyen Gönyeli için geriye ne kalıyor? Çetinkaya gibi sıradan bile olamayanlar mı, yoksa Yenicami gibi kümeden düşmeye hızla gidenler mi? Kim kalıyor? Al gülüm ver gülüm oynanan futbolla sonucu belli maçlar oynayanlar mı? Yoksa kupada yürüyeceğini zannederek ligi hafife alanlar mı? Kim durduracaktı Gönyeli'yi, kim? Oynadığı her rakibini küçük büyük demeden futbol olarak eze eze yenen, 8 haftası kalan ligde daha mağlubiyet yüzü görmeyen, ligin daha 3'te 1'lik bölümü kalmışken şampiyonluk kutlamalarına başlayan Gönyeli'yi ancak kendisi durdurabilirdi, ona da kendileri izin vermediler. Kadın, erkek, çoluk, çocuk, yaşlı, genç, ailelerle takımına sahip çıkan bir camia. Maddi ve manevi emeklerini acımadan gece gündüz çalışan ve hiç fire vermeyen bir yönetim. Zaman zaman centilmenlik sınırlarını zorlamalarına karşın takımlarını hiç yalnız bırakmayan, küfür duymalarına, dayak yemelerine rağmen tribünlerde yerlerini alan Red&Whites taraftar grubu. Şampiyon olacaklarına inanmış bir teknik yönetim ve futbolcu olgusu. Kısacası Gönyeli şampiyonluk için kendisine engel olabilecek diğer Gönyeli'nin bunu yapmasına izin vermedi. Böyle olunca da Gönyeli'nin şampiyonluğunu kim engelleyebilirdi? Hiç kimse. Geriye bir tek Gönyeli kaldı, gerisi fasa fiso.
Galip gelmeleri durumunda bile puan açısından Gönyeli'nin şampiyonluğuna engel olması uzak bir ihtimal olan Küçük Kaymaklı Gönyeli'yi yenerek en azından namağlup unvanına son vermek istedi. Daha da önemlisi kupa yarı finalinde oynayacakları erken final öncesinde güç gösterisinde bulunmayı amaçladı. Maçın başında golü bulması bile Küçük Kaymaklı'nın düşüncesini sahaya yansıtmasına yeterli olmadı. Bülent'i tek forvet bırakan, Hamis ve Yasin'le güçlendirdiği orta saha anlayışında Gönyeli'nin en büyük silahını kırmayı amaçlayan, Sedat'ı sağ kanatta Çağan'ın hücuma katkı koymasını engellemeye çalışan Küçük Kaymaklı oyunun hiçbir bölümünde istediklerini sahaya yansıtamadı. Müthiş yardımlaşarak oynayan, rakip üzerinde sıkı bir pres uygulayan, hiçbir futbolcunun oyun disiplininden ve mücadele gücünden kopmadığı Gönyeli'de atılan 3 gole direkten dönen iki top da eklenirse oyundaki üstünlüğü daha net anlaşılır. Çok iyi ve aksamadan çalışan bir makine gibi her maçında takır takır işleyen bir dişilinin uyumundaki Gönyeli'nin futbolu rakip ister dünkü gibi Küçük Kaymaklı olsun, ister küme düşme potasındaki bir takım hiç fark etmiyor. Rakip bir süre sonra tıpkı dün Küçük Kaymaklı'nın olduğu gibi Gönyeli'nin üstünlüğünü kabul ediyor ve sonrasında yenilgi kaçınılmaz oluyor. Gönyeli elini kolunu sallaya sallaya şampiyonluğa böyle gidiyor.
|