|
Futbolun güzelliği gol olunca, golsüz biten bir mücadelenin ardından insanın içini bir hüzün kaplar.
Çatalköy'e giderken başa güreşen iki Lefkoşa takımının ortaya koyacakları mücadele yanında, atacakları golleri de düşlüyorduk. Ama beklediğimiz futbol kalitesiyle birlikte gol de göremedik.
Gönyeli, rakibine oranla sonuca daha yakın olan taraf olarak gösteriliyordu ama derbi maçlarda bu ilke ve görüş pek gerçekleşmiyor. Gol kaydedilememesi, vasat futbolu olumsuz bir şekilde etkiledi. Gol gelse, oyun daha hareketli olacak ve az sayıda futbolsevere de daha iyi, daha kaliteli bir mücadele izleme olanağı sağlayacaktı.
Gönyeli liderdi, ancak K.Kaymaklı, elde edeceği bir galibiyetle, onun peşine sadece üç puan farkla takılacaktı. Elde edilen beraberlik ve birer puan Gönyeli'yi en az iki haftalık bir süre için liderlikte bıraktı. Kaymaklı ise genç kadrosuyla orta sıraların biraz üstüne çıkmış oldu.
Oyunda farklı bölümler vardı. Bazı bölümlerde tüm hatlarıyla rakip alana inen Kaymaklı takımının etkili futbolu izlenirken, bazı bölümlerde de Gönyeli'nin fırsatçı elemanlarıyla kaçırdıkları gollük pozisyonlar ve kalecilerin güzel kurtarışları vardı.
Gönyeli, ileride oynattığı Uçaner ile Hüseyin'i kısa paslarla gol yollarına sokacak bir taktik anlayış içerisindeydi. Ne var ki, bu ikiliye katılması gereken futbolcuların ağır hareketleri, hem gol fırsatlarının yitirilmesine, hem de savunmada bocalamalara yol açtı.
Oyunun son bölümünde Gönyeli tüm hatlarıyla rakip alanda görülürken, tek forvetle hücum denemelerinde bulunan Kaymaklı da tehlike yaratıyordu.
Kaymaklı, ilk yarıda geliştirdiği kanat hücumlarında rakip savunmayı oldukça zora soktu. Bu ataklarla Gönyeli savunması acemilerin yaşayabileceği türden panik yaşıyordu. Yeşil-siyahlılar oyunun son bölümünde tek forvetle hücuma dönünce, rakip ataklarına da davetiye çıkarmış oldu.
Gönyeli, liderlikteki yerini bir puan daha alarak sağlamlaştırırken, K.Kaymaklı da bir puan hiç almamaktan iyidir anlayışıyla mutlu oldu sanırım.
|