Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Eldeki statü şikeye açık çektir...

Ogün Genç KAÇMAZ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Mayıs 2007, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sportif yarışmalarda kazanmak bir sporcunun temel hedefidir. Ancak bu ortama, çevreye ve sisteme göre sapmalara uğrayabilir. Kazanmak hem maddi hem manevi kazanç getirirken maalesef kaybetmek de kazanç getiriyorsa, burada sistemi ellemek, önlemler almak kaçınılmazdır.

Ülkemiz koşulları dikkate alındığında şike ve teşvik özellikle futbol liglerinin son haftalarına yaklaştıkça gündeme oturuyor. Ligde üst ve alt sıralarda hedefi olmayan takımlarla ilgili kuşatma başlıyor. Hatta matematiksel olarak iddiası devam eden takımların futbolcularına da teklifler yapılıyor.

Bir duman var ancak ateşi kimin, nasıl yaktığını ortaya çıkarma konusunda pasif davranış biçimi bu işe girişenleri daha da cesaretlendiriyor. Bazen direk kulüp yöneticilerine bazen takım içinde belirli kilit futbolculara yapılan para teklifleri daha önce de vardı bu sezon da devam ediyor. Bu şike veya teşvik işi sadece para ile değil, arkadaşlık, geçmiş yıllarda olan diyet borcunun ödenmesi veya öç alma, siyasi ve kulüplere katkı yapanların istekleri gibi nedenlerle de yapılıyor, hem de çatır çatır.

Duyumlarla bir şey yapamayız, bulgu yok gibi, devekuşu misali davranmak, bize biçilen figüran rolünden ben son derece rahatsızım. Onlarca maçta hafta içinde ne pazarlıklar yapıldığını, nelerin konuşulduğunu, sahada nelerin yaşandığını veya yaptırıldığını izlemekten bıktık, usandık, yorulduk.

Öyle bir ortam oluştu ki acil puan ihtiyacı olmayan takım kötü oynuyorsa şike iyi konsantre oluyorsa teşvik primi almakla suçlanıyor, etik dışı söylemler kamuoyuna yansıyor. Ortada bir ürün var ve futbol ticaretinde bu mide bulandırıcı gelişmeler bu sektöre yatırım yapacak olanları ürkütüyor, yani ürünün reklamı kötü.

Şike Araştırma Kurulu'nun geçmişte de bu sezon da elini taşın altına koymadığı gün gibi ortada. İtalya'da şike cezalarının ve Trabzonspor futbolcusu Gökdeniz'in İddaa olayında da soruşturmaların polis teşkilatı ile profesyonel işbirliği yapılarak yürütüldüğünü biliyoruz. Kurulda üç kişi oturacak, iki hakemin ifadelerini alacak, telefon, diğer şahitler, çapraz soruşturma gibi yöntemlere başvurmadan dosya kapatılacak.

Bu emsal, ihbarda bulunacak şike teklifi alan insanları da korkutan, ortada kalmamak için karşı olsa da susmasını getiren bir gelişmedir. Bu olayları asgariye indirmek için hedefleri çoğaltmak gerekir. Bu bir kültür meselesi ancak alınacak kısa vadeli tedbirler vardır. Şampiyonluk tacı dışında motivasyon olmadığı, UEFA'da temsiliyetten yoksun olduğumuz için yaşanan boşluğun getirdiği sıkıntı karşısında çaresiz değiliz.

Play-off ve play-out örneği

Bu açıdan play-off sistemi takımların iddiasını canlı tutacak bir sistemdir. Avrupa'da dahi hem rekabeti arttırmak hem son haftaya kadar yarışı izlettirmek için play-off ve play-outl'ar oynanıyor. Örneği Hollanda Ligi'nde şampiyon olan takım Şampiyonlar Ligi'ne direkt katılırken, ikinci ile onüçüncü sıra arasındaki takımlar play-off maçları ile Şampiyonlar Ligi, UEFA ve Intertoto kupalarına gitme hakkı kazanıyor. Birinci lig ile İkinci liglerde bu tip uygulamalar giderek yayılıyor.

Statüler konusunda yapılan komite toplantısında Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği'ni temsil ederken bazı önerilerim oldu. Sonuçta 2010 yılından itibaren iki ligde 14'er takımın kalması Futbol Federasyonu yönetiminin önüne getirildi. Bundan sonraki iç düzenlemeleri federasyon yapmalıdır. Örneğin Birinci Lig'de son 2 takım küme düşerken, 9. ile 12. sıra arasındaki 4 takım play-out ile üçüncü düşecek takım olmamak için mücadele verebilir. Bu çember genişleyince iddialı takımların sayısı artacaktır.

İkinci Lig'de ilk 2 sıradaki takımlar direkt Birinci Lig'e terfi ederken, 3. ile 6. sıra arasındaki 4 takım Birinci Lig'e terfi etmek için play-off maçları oynayabilir. Bu uygulamayı son yıllarda İngiltere'nin alt liglerinde ve Türkiye İkinci Ligi A Kategorisi'nde görüyoruz.

Bu pratik önlemlerin yanında kurulma çalışmaları süren havuz ile başarıya göre verilecek meblağlar yaşadığımız çirkinliklere bir önlem olacaktır.

   1364 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
16 Haziran 2008, Pazartesi   Seçime beş kala...
26 Mayıs 2008, Pazartesi   Basketbol keyfi...
19 Mayıs 2008, Pazartesi   Arabesk sistem...
07 Nisan 2008, Pazartesi   Kritik viraj...
30 Mart 2008, Pazar   Ocak'ta işlem tamam...
23 Mart 2008, Pazar   Futbolda dün yok...
02 Mart 2008, Pazar   Puan ile para ilişkisi...
24 Şubat 2008, Pazar   Ateşin hissedilen sıcaklığı...
18 Şubat 2008, Pazartesi   Efsane...
17 Şubat 2008, Pazar   Yenemezsen yenilme


Yorum Sayısı:   1
  Hasan Huseyin         - Carlisle, Ingiltere 09 Mayıs 2007, Çarşamba 22:25 
Yasa be dayim, nerden da bulursun boyle uzun cumleleri? Be dayim turkce kelimeler dururken niye ingilizce kullaniyorsun.
Direkt>direct> dogrudan
tat!!!tat!!!tat


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital