Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Her taraf toz duman
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Refüje çarpıp takla attı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Bariyerler durduramadı
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
Kıbrıs sorunu gelecek sonbahara kadar çözülmüş olacak
Elektrik, yüzde 40 ucuzlamalı
AB, Talat ile temas kurmalı
Anastasiadis taviz konusundaki sözlerine açıklık getirdi
Orucun zararı aşırı yemek
Hristofyas: Mülkiyet önemli mesele
Yamaç paraşütünde dünya klasmanındayız
Talat: AB Kıbrıs meselesinde olumlu rol oynayamaz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Her toplum lâyık olduğu şekilde yönetilir...

Ogün Genç KAÇMAZ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Haziran 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Futbol Federasyonu'nda olağan genel kurul sonrası ortaya çıkan tablo sancılı ve sıkıntılı günlere yelken açıldığının izlerini taşıyor. On yıl görevde bulunan, üç yıl önce federasyon başkanlığını Niyazi Okutan'a devreden Ömer Adal seçimi kaybettiği oy sayıları ile 22'ye 20 bu kez kazandı.

   Futbol Federasyonu seçimlerinde son dönemlerde zorlu yarışlar göze çarpıyor.1995 yılında Adal'ın ilk görev döneminde Özer Esenyel'e karşı 20-16 üstünlüğü vardı. 1998 seçimlerinde Adal 23 oy alırken daha rahat kazandı, iki rakibinden Özel Tahsin 8, Osman Özalp 7 oyda kalmıştı. 2001 seçiminde Halil Atakan'a karşı 24-16 üstünlük sağlayan Adal üçüncü dönem seçildi. Bu sezonun sonunda Adal şike olayları ve istifalarla sarsıldı. Kulüplerin güvensizlik önergesi hazırlıkları ile 2002 Haziran ayında istifa etti. Bir ay sonra yapılan olağanüstü genel kurulda yeniden aday oldu. Ezer Özsoy'a karşı 37-23 kazandı, ancak mavi boncuk dağıtmaya başlaması, yönetiminin de güç kaybı ile sıkıntılı süreç yaşandı. 2005 seçimlerinde Niyazi Okutan'ın 22-20 üstünlüğü yeni bir dönemin başlangıcıydı.

   Üç yıllık bir görev süresi yapılanma adına yetersiz kaldı. Okutan döneminde radikal adımlar atılırken Demokles'in kılıcı başlarında idi. Bir buçuk yıllık sürede Transfer Talimatı ve statülerle ilgili yapılan komite çalışmalarına katıldım. Demokratik ve paylaşımcı bir anlayışla politik hesap, küçük çıkarlar ve dar vizyondan uzak, futbolun uzun vadeli planları ile bir sistem ortaya atıldı. Transferlerin kayıt altına alınarak karşılıklı sorumluluk paylaşımı olacaktı, imzalanacak sözleşmelerle bu çark disiplin altına giriyordu.

   Statülerin düzenlenmesi ideal ancak tehlikeli bir girişimdi. Sistem içinde iki ligde 28 takımın kalacak olmasının artıları daha fazla ve ülke gerçeklerine uygundu. Yani bu yıl son kez 3. Lig oynanacak, 2009- 2010 sezonundan itibaren kaldırılacaktı. Bu kararlar komitede tartışılırken federasyon yetkililerine mevcut genel kurul yapısı ile ilk seçimde bu kılıcın kullanılacağını ifade ettim. 42 kulübün eşit oy hakkı olması ve derneklerin burada bulunmaması çağdaşlıktan uzak bir yapıdır. Küçük hesapların devreye sokulacağı çok açıktı.

   Bu yapıda futbolun genel menfaatleri değil kulüplerin liglerde bulunması, çok ama kalitesiz, herkesin egosunu tatmin ettiği, deşarj olduğu düzenin devamı esastır. Kulüp sayısının fazlalığı dile getirilir ama statüler gündeme gelince herkes şahin kesilir. Ömer Adal seçim stratejisini popülizm üzerine kurdu, tribünlere oynadı ve bu popülist yaklaşımı tuttu.

   Havuz oluşturulurken imzalanan protokolde takım sayısının azaltılması, transferde düzenlemelerin ve şirketleşmeye yönelik adımların bulunması konusunda devletle konsensüs sağlandı. Yani başbakanlık bunu müdahale ederek, zorla ve özerkliğe darbe ile yaptırmadı. Futbolun içindeki derneklerin de kulüp temsilcilerinin de hemfikir olduğu şartlar örtüştüğü için protokol imzalandı. Bununla da kalmadı geçtiğimiz yıl kulüplerin onayına sunuldu. Aslında geçen yılki sonuç federasyona bir kırmızı ikazdı. 2 milyon beş yüz bin YTL'nin de bulunduğu düzenlemelerle havuzun onay aldığı oylamada 25 evet 17 hayır oyu vardı. Red cephesinin 17'den 22'ye çıkması bu kadar mavi boncuk dağıtımına doğaldır.

   Araştırmalarıma göre 1. Lig'den 4 oya karşılık geriye kalan 28'den 18'ini Adal'ın almasının altında statüler, siyasilere tepki oyları ve diğer hesapların önemli bir payı var. Bir dönemde atılan tohumların meyveleri toplanmadan gerisin geriye dönüyoruz. Sil baştan başlıyoruz. Peki, yıllardır bu düzende ne oldu, herkes değişimden bahsetmiyor muydu? Üç yıllık süreçte hatalar yapıldı, acemi davranışlar oldu ancak işin özünde cesur adımlar atıldı. Esas hataları seçim öncesi kaleyi içten fethedenlere karşı yetersiz kalmaları, bazı kulüplere fazla güvenmeleri idi. Son gün üç kulüp taraf değiştirdi, sonuç ters döndü.

   Yeni dönemdeki statüler skandaldır. 2. Lig için 6 takımın Play-off oynaması da 3. Ligden düşen 6 takımın düşürülmeyecek olması da transfer yönetmeliğinin ruhunun sulandırılması ve yabancı artışı taviz politikasıdır. Bu yapboz tahtası ile tıkanıklık artacaktır, transfer kilitlenecektir. Devletin ve aslında salt futbolun çıkarlarını düşünenlere ters bu uygulamalar havuza da darbedir. Onay verilmeyen bu gelişmelere karşılık kaynak da kesilecektir. Bu siyasi bir durdurma değil oylara oynayarak başa gelmenin, ideallerden uzaklaşmanın faturası olacak. Bu faturayı da kulüpler ödeyecek. Bana kimse çıkıp bu miadını dolduran uygulamalar dururken farklı dünya görüşleri nedeniyle havuzun durdurulacağını iddia etmesin.

   Genel Kurul yapısı değiştirilmeden, herkes eşit temsiliyete sahip olduğu sürece hiçbir adım atamazsınız. Aslında bu değişse dahi belirli çıkar gruplarının yine yönlendirmeleri ile tehlikeler yaşanacaktır. Futbol bu ülkede tam özerk değildir. Mevcut yapı, ekonomik koşullar rahat hareket edilmesini engelliyor.

   Genel kurulda söz almayan, olumlu veya olumsuz konuşmayan insanların ağlama duvarı olarak modern dilencilikten bahsetme masallarını dinlemekten bıktım. Her toplum lâyık olduğu şekilde yönetilir, yönetenler de o toplumun bir parçasıdır.    

   161 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
18 Ağustos 2008, Pazartesi   Mehter Takımı...
23 Temmuz 2008, Çarşamba   Bir parmak bal ile lig başlar...
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Deneme-yanılma yöntemi!
16 Haziran 2008, Pazartesi   Seçime beş kala...
26 Mayıs 2008, Pazartesi   Basketbol keyfi...
19 Mayıs 2008, Pazartesi   Arabesk sistem...
07 Nisan 2008, Pazartesi   Kritik viraj...
30 Mart 2008, Pazar   Ocak'ta işlem tamam...
23 Mart 2008, Pazar   Futbolda dün yok...
02 Mart 2008, Pazar   Puan ile para ilişkisi...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alk...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ...

Ahmet Tolgay

Okunması gereken "Kıbrıslı" bir ki...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Normal doğum mu? Sezeryan mı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital