Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Dostluk çağrısı
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3
A Takımı liderliğe devam dedi
Amaçları moral kazanmak

YORUMLANANLAR
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]



Satılık Bebek Yatağı

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Ekim 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Geçen gün Radyo Nihavent’teki program kaydımı yapıp dosyaya yerleştirirken, Radyo Vatan haber redaktörü ve spikeri – çok sevdiğim, çok güvendiğim ve her yönünü olduğu gibi gazetecilik yönünü de çok takdir ettiğim sevgili Cankat Çeribaşı Pilter’in Halkın Sesi gazetesindeki reklamları kendi kendine yüksek sesle okuması ilgimi çekti. “Hayırdır nedir okuduğun” dedim.

 

“Yine gazetecilik yanım ağır bastı Sevilay ablacığım” bu reklamların çoğundan haber yapılmaz da ne yapılır” dedi.

“Oku bakalım bu haber nitelikli reklamları” dedim, başladı okumaya...

 

Hakikaten de öyleydi... Tam haberlik...

Hele içlerinden bir tanesi yüreğimi acıtmaya yetti de arttı bile...

“Satılık bebek yatağı...  Çok iyi durumda bir bebek yatağı 300 YTL’ye satılıktır...”

 

Cankat’ın yorumunu beklemeden ben yaptım yorumumu, “bizim zamanımızda” diye başlayarak...

Evet dedi Cankat, “sizin zamanınızda değildi yalnız, bizim zamanımızda da, daha düne kadar insanlar iyi kullanılmış eşyalarını atmaz ama satmazdı da... Ya çocuğu büyüdüğü zaman görsün diye saklayabildiği eşyalarını hatıra olarak saklar, ya da değerlensin diye, eşine dostuna kullanması için verirdi... ve şimdi satılıyor bebek eşyaları bile...”

 

Vakit akşam saatleriydi. Tam da kızılla mavinin karıştığı zaman...

Belki duygusal bir anıma gelmişti bu haber; ama, yüreğime bir bıçak saplandı sandım. Sanki minicik bir yavru 300 YTL’ye satılıyor hissi kapladı yüreğimi, çok üzüldüm...

 

Bu günleri de mi görecektik?.. Bebeklerimizin yataklarını satacak kadar mı fakirleşecekti bu cennet ada?..

Yoksa bilmeden bir günah işledik de, -müebbed- acı çekmeye mi mahkum edildik gizli güçler tarafından?...

 

Bir Devletin Doğuşunda “saklı kalmış anılar”

 

  “Günümüzden yaklaşık 3 yüz milyon yıl önce Anadolu’nun bir parçası olan Kıbrıs adası, daha sonraları jeolojik dönemlerde oluşan çökmelelerle anakaradan kopar.

   Bundan yüzyıllar sonra, arkeologlar Kıbrıs’ta yaptıkları kazılarda, Anadolu’da yaşayan cüce fil fosilllerinin bulunmasının, bunun bir kanıtı olduğunu söyler. Kıbrıs adasında yapılan kazılarda bulunan vazolarla, Anadolu’da ortaya çıkarılan vazolar ve evler arasında, birbirine çok yakın benzerlik bulunduğunu söyleyen bilim adamları, adanın ilk yerli halkının Anadolu’dan geldiğini kanıtlar.

   Adanın 1571’de Osmanlılar tarafından fethinden sonra, Kıbrıs ekonomisini gelişmesi için üretici nüfusa ve zanaatkara gereksinim olduğunu gören dönemin padişahı II.Sekşn, burada kalan 20 bin civarında askerin yanı sıra 10 bin civarında zanaatkar ailenin de Kıbrıs’a gönderilmesini emreder. Bu amaçla çıkarılan sürgün hükmüne göre Anadolu, Karaman, Rum ve Zülkadriye Kadıları, şehir ve kasabalarda oturan meslek sahipleri arasında seçme yaparak her on haneden bir haneyi Kıbrıs’a gönderirler.

   Osmanlı idaresine kadar kıyıları korsan yatağı olan Kıbrıs, o tarihten sonra, Osmanlılar adayı terk edene kadar, bir huzur diyarı olmuş, ama 1878 sonrası İngiliz yönetimindeki Kıbrıs, Enosis amaçlı terör nedeniyle, tekrar acı ve gözyaşına gömülür.

   Akdeniz’in en önemli adası olan ve adını, tunç çağından beri işletilen zengin bakır yataklarından aldığı söylenen Kıbrıs adasında, Enosis’e karşı onurlu bir savaş veren Kıbrıslı Türkler, bu mücadelelerini 15 Kasım 1983 yılında ilan ettikleri bir devletle taçlandırırlar.

                                                  Bu devletin adı;

                             KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ  olur.

                                                  *           *          *

 

   Cankat Çeribaşı Pilter’in Bir Devletin Doğuşunda “Gizli Kalmış Anılar” adlı kitabı Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı ilk yayını olarak yayımlandı.

   Cankat Çeribaşı Pilter 1976 yılında Dilekkaya’da dünyaya geldi. İlkokulu Şehit Tuncer İlkokulu’nda, lise eğitimini 20 Temuz Lisesi’nde tamamladı.

   Gazetecilik ve Radyo Televizyon Bölümü eğitimini Lefke Avrupa Üniversitesi’nde gördü. Meslek hayatına Kıbrıs Gazetesi’nde başlayan Cankat Çeribaşı Pilter, 1999 yılından itibaren Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı bünyesinde kurulan “Kuzeyin Sesi Radyo Vatan”da redaktörlük, haber spikerliği ve haber program yapım ve sunuculuğu görevlerini yapıyor.

   Cankat Çeribaşı Pilter evli ve bir kız çocuk annesidir.

 

   Kitabın önsözünde Sivil Savunma Teşkilat Başkanı Ömer Faruk Bozdemir şunları yazmış:

Kıbrıs Türk halkının kutuluş mücadelesinde önemli bir yeri olan Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) kuruluşunun 50. yılını kutladığımız bu yıl, Sivil Savunma Radyoları’ndan; Kıbrıs Türk Halkının haklı mücadelesini yansıtan, varoluş savaşında önemli mevkilerde bulunan kişilerle radyo programları yapılmıştır. Bu programlardan biri de KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Raif Denktaş’la olanıdır. “Bir Devlet Doğuyor” adıyla hazırlanan bu program yayınlandığı tarihten itibaren dinleyicilerimizden büyük ilgi görmüştür. Bu ilginin verdiği cesaret sonucu, yapılan söyleşilerin bir kitapta toplanarak, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de Kıbrıs Türk Halkının mücadele yıllarında yaşadıklarıyla ilgili olarak bilinçlendirilmesi hedeflenmiştir.

   Bu eser, bize; TMT’nin özveri, acı ve sıkıntılarla dolu, ama bir o kadar da onurlu mücadelesini bir kez daha hatırlama, bu uğurda şehitlik mertebesine ulaşanları saygıyla anma fırsatı vermektedir. Kıbrıs Türk Halkı onları hep kalbinde yaşatacaktır.

  Bir devletin doğuşu elbette ki sıkıntısız olmaz. Bu kitap, KKTC’nin çetin geçen oluşum sürecinde, Kurucu Cumhurbaşkanımız Sayın Rauf Raif Denktaş’ın, bir devletin doğuşuna giden yolda, çoğu daha önce yayınlanmamış anılarını kapsamaktadır. Bu kısa anılar Kıbrıs Türkü’nün geçirilen süreçte çektiği sıkıntıları, yaşadığı haksızlıkları birebir yansıtmaktadır.”

                                                *        *        *

“Bir Devletin Doğuşunda Saklı Kalmış Anılar” kitabının 2. bölümünde Kurucu Cumhurbaşkanı Sayın Rauf R. Denktaş’ın yıllardan beri görüştüğü liderlerle ilk tanışması ve onlarla ilgili hatıraları yer alacak; ama, önce birinci bölümü okumanızı salık veriyoruz biz.

 

 

Bilmem

 

Neydi sevgi

Ne değildi ki?

Yürekler dolusu özlemektir

 

Her sabah dünü unutup

“Belki” değil

“Elbet”  diyerek beklemektir...

s.s.

   515 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Ocak 2009, Salı   Kıbrısname – 1
18 Aralık 2008, Perşembe   Hiç gitmedin ki...
08 Aralık 2008, Pazartesi   Unutmak mümkün değil...
02 Aralık 2008, Salı   "SİZ" Adlı Sergi
27 Kasım 2008, Perşembe   Sonbahar...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Biz de Dünyalı mı olduk
05 Kasım 2008, Çarşamba   İşyerinde iltifat/-sızlık
08 Ekim 2008, Çarşamba   Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel
07 Ekim 2008, Salı   "Durgun Anlar..."
23 Eylül 2008, Salı   Sen Aysın Ben Dünya


Yorum Sayısı:   1
  yonca ozha         - avusturalya 05 Kasım 2008, Çarşamba 12:31 
sevgiyi tanimak degil,hasreti cekmektir zor,gulmeyi unutmak degil,aglamamaya calismaktir zor,yasamak yada olmek degil ozleyip de gorememektir zor.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital