Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
'Ecstasy'ye 8 yıl
UBP Genel Sekreterini seçmedi
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



BANKALARDA PARA ÇOK, PİYASADA NAKİT YOK!'A YORUM

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Şubat 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Bankalarda para çok, piyasada nakit yok" başlıklı köşe yazım ile ilgili değişik kesimlerden yorumlar aldım. Bunlar arasında özellikle yazımda ismen atıfta bulunduğum Merkez Bankası yönetim kurulu üyesi Doç. Dr. Erdal Güryay'dan uzun bir açıklama geldi. Yanlış anlaşılmayı gidermek için gönderdiği açıklamasını aynen yayınlamayı bir görev olarak addederek aşağıda sizlere aktarıyorum. Bu vesileyle Güryay'ın bankacılık sektörüyle ilgili değerlendirmesini de öğrenmiş olacaksınız. Açıklamasının sonunda çok önemli bir sorun olarak gördüğüm bu konuyla ilgili bir iki cümleyle konuyu bağlamaya çalışacağım.

"Sayın Dr. Mustafa Besim

19/01/2008 tarihli Kıbrıs gazetesindeki köşenizde KKTC MB'nin düzenlediği "Merkez Bankacılığı ve Para Politikaları" konferansında benim "bankacılık sisteminin reel ekonominin gelişmesine engel olduğunu" söylediğimi yazdınız. Sanırım burada bir yanlış anlaşılma olmuştur.

Benim konuşmam boyunca üzerinde durduğum Bankacılık Sisteminden çok Bankacılık Sektörünün Yapısı ve KKTC'nin özel konumundan dolayı teminat/ ipotek verilebilecek gayrimenkulün belirsizliğinin doğurduğu sorunlar olmuştur. Bankacılık sektörünün %70'ni 5 büyük bankanın oluşturduğu, bunlardan 2'sinin kamu bankası, 2'sinin şube bankası olduğun,. kamu bankalarının büyük oranda devleti finanse ettiğini( yaklaşık % 50 kredi devlet tarafından kullanılmaktadır), şube bankalarının ise iç piyasaya çok sınırlı kredi verdiğini anlatmaya çalıştım. Geriye kalan 19 bankanın ise küçük olduğunu ve reel sektörü destekleyebilecek bir yapıda olmadığını belirttim. Bankacılık sektörünün likit olduğunu Merkez Bankasının likidite sorunu görmediğini belirttim. Merkez Bankasının elinde likiditeyi artıracak enstrümanlar vardır fakat bankaların yeterince likit olmasından dolayı bu araçların etkili olamayacağı, sorunun başka yerde aranması gerektiğinin söyledim. Ayrıca tasarrufların büyük oranda kısa vadeli reel, sektörün kalkınması için gerekli finansman ihtiyacının ise uzun vadeli olduğunu belirttim. KKTC'nin özel koşullarının yaratığı gayrimenkulün mülkiyeti konusu, bankaların bu gayrimenkulleri ipotek/teminat kabul etmemesinin doğurduğu sorunlardan bahsettim. Hukuk sistemimizin çok hantal olduğunu, doğabilecek anlaşmazlıkların çözümü için yıllarla ifade edilebilecek sürelerin mevzubahis olduğunu belirtim ve bu nedenle de bankaların kredi vermekte çekinceli davrandığını söyledim.

Ayrıca reel sektörün işleteme sermayesi ile ilgili sorunlarından çok yatırım kredilerini hedef aldığımı da belirtmek isterim. Çünkü reel sektörün kalkınmasının ancak yeni ve daha verimli yatırımlarla olabileceği inancındayım.

Tüm yukarıdaki açıklamalarımdan da görüleceği üzere ben Bankacılık Sistemini değil Bankacılık Sektörünün Yapısını ön plana çıkarmaya ve sorunların aslında sistemden değil yapıdan kaynaklandığını anlatmaya çalıştım.

Yazınıza aktardığınız ve haklı olarak ünlem işareti ile altını çizdiğiniz " ...mevcut bankacılık sisteminin reel ekonominin büyümesine engel olduğu...." cümlesinin bir yanlış anlaşılma veya anlatma olduğunu ve mümkünse düzeltilmesini saygılarımla arz ederim.

Saygılarımla

Doç. Dr. Erdal Güryay"

Öncellikle fazla terminoloji karmaşasına girmeden şunu belirteyim ki "bankacılık sektörü" ve "bankacılık sistemi" kavramları arasında sözlük (lügat) farklılıkları olabilir. Fakat sonuçta ekonomik değerlendirme olarak ayni konuyu konuşuyor ve ima ediyoruz. Bankacılık sistemi sektörün oluşumu için gereken yasal mevzuat, regülâsyonlar ve düzenlemelerle ilgilidir. Bankacılık sektörü ise bu belirlenen sistem içerisinde faaliyet gösteren ticari, kamu bankaları, merkez bankası ve diğer bankacılıkla ilgili kurumlardan oluşur. Yani sektör, sistemin aktörlerini, kurumlarını anlatır. Dolayısıyla oluşturulan bankacılık sistemi içerisinde sektör gelişir ve bir yapı oluşur.

Eğer Erdal Güryay'ın tabiriyle bankacılık sektörü ekonomiye sorun oluyor ve "bankacılık sistemi değil yapısı" büyümesine engel teşkil ediyorlarsa, bu sorun ancak var olan mevzuatın, regülâsyonların ve düzenlemelerin ele alınması ve gerekirse revizyonu ile aşılabilir. Başka bir deyişle sorun bankacılık sektöründedir ( ki bence bunu da söylemek yanlıştır) diyerek sistemde sorun yoktur tartışmasını yapmak yersiz olur. Zira sektör kurulan düzen veya sistem ile gelişir ve olgunlaşır. Yani sistemin düzenlemeleri ve mevzuatında yapılacak yenilikler veya değişikliklerle sektördeki sorun (varsa) giderilebilir. Buna da öncülük edecek olan Merkez Bankasıdır.

Uzun lafın kısası, bankacılık sektörüdür, sistemidir, ekonomide bir nakit sıkıntısı vardır. İşletmeler, işletme sermayesi sıkıntısı çekmekte, nakit akışlarını günlük yükümlülüklerini yerine getirecek şekilde ayarlamakta zorlanmaktadırlar. Burada Merkez Bankasının ekonomide önemli bir aktör olarak, reel ekonomideki bu soruna açılımlar getirecek politikalar üretmesi gerekmektedir. Bunun için daha önce de ifade ettiğim gibi mikro, işletmeler seviyesinde reel ekonomiyi iyi tahlil edebilecek çalışmalar yapılması gerekmektedir. Sorunun temeline inip çözümler üretilmesi gerekir.

   2346 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
28 Kasım 2008, Cuma   2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?
21 Kasım 2008, Cuma   GÜVEN VE TALEP
14 Kasım 2008, Cuma   DESTEK ARZA MI TALEBE Mİ?
07 Kasım 2008, Cuma   BAĞIMSIZ İSTATİSTİK BİRİMİ
31 Ekim 2008, Cuma   "BUGÜNLERDE HERKES SOSYALİST"
24 Ekim 2008, Cuma   BAĞIMLILIK NEREYE KADAR?
17 Ekim 2008, Cuma   KENDİ YAĞIMIZLA...
10 Ekim 2008, Cuma   KÜRESEL EKONOMİK GERİLEME
26 Eylül 2008, Cuma   İYİ HABER!
19 Eylül 2008, Cuma   MEVCUT BÜTÇE YAPISIYLA YAŞAM KALİTEMİZ ARTAMAZ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital