Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
'Ecstasy'ye 8 yıl
UBP Genel Sekreterini seçmedi
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



Teşhis yok reçete yok

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Mart 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ülke ekonomi yönetimlerinde doğru tespitler yaparak bu doğrultuda iktisadi politikalar geliştirmek çok önemlidir. Piyasa iyi okunur, sorunların kaynağı doğru tespit edilirse ancak o zaman doğru politikalar geliştirilerek problemler aşılabilir.

Kimse yanlış anlamasın ama bizde makroekonomik politikalar bir anlayış içerisinde geliştirilmediğinden sorunları tespit etme ihtiyacı da yoktur. Teşhis yok reçete yok! Rüzgârın estiği yönde savrulup gidiyoruz! Bir de her zaman arkasına saklandığımız Kıbrıs sorunu var ki, her sıkıştığımızda onu bol bol mazeret olarak gösteriyoruz. Tabi ki Kıbrıs sorununda bir çözüm sosyal ve ekonomik sorunların çözümüne yardımcı olabilecek ve yaşam standartlarımızın yükselmesine yardımcı olacaktır. Ama o olmadan da yapılabilecek çok işler vardır. Sonuçta bir anlaşma olması durumunda daha güçlü olmamız, daha az bedeller ödeyerek çözüme kavuşmamıza zemin hazırlayabilir.

Eğer kamu ağırlıklı bir ekonomiye sahip olmasaydık işimiz daha kolay olurdu. Zira olgunlaşmış bir özel sektör ve kurumlaşmış bir piyasa içerisinde, ekonomi kendi yönünü bulabilecek, daha düşük bedeller (maliyetlerle) ödeyerek bunu atlatabilecektik. Fakat ne yazık ki bizde durum tam da böyle değil. Bu bağlamda Hükümete büyük görevler düşmektedir.

Her ülke kendine has özellikleriyle yaşar. Ekonomik gelişmişlik, kültür ve yaşam tarzı farklılıkları vb. ülke gerçekleri dikkate alınarak ekonomik politikalar geliştirilmelidir. Bunun için de o ülke koşullarını iyi anlamak, kavramak gerekir. Etkin makroekonomik politikalar üretebilmek için ülke ekonomisinin tabiri caiz ise "kişiliğini" tanımak şarttır.

Eğer bu yapılmaz ise, her kesim kendine göre en doğru olanın ülke için doğru olduğunu inanır ve onu savunur. Bunun için eylem yapar, yollara dökülür, isyan eder. Örgütlenmiş ve siyasi erki etkileyecek güçte ise de istediğini koparadır. Tabi hal böyle olunca reçeteler de birden fazla olur.

Son zamanlarda ekonomide sorunların yaşandığı değişik sektör temsilcileri, vatandaşlar ve emekçilerce seslendiriliyor. Bunun ötesinde sorunların aşılması için kendi açılarından, kendilerine göre önerilerde ve taleplerde bulunuyorlar. Bugünkü şartlarda basın aracılığıyla reçetelerin çokluğunu görmek mümkün. Belki de bu demokrasinin bir göstergesi bir zenginliğidir Bunlar doğrudur, yanlıştır tartışmasına burada girecek değilim.

Ancak henüz, bu değişik kesimlerce yapılan önerilerin ve gelen taleplerin bir anlayış içerisinde değerlendirilip, bir vizyon çerçevesinde hayata geçirilmesi yönünde bir icraat yoktur. Daha önceki yazılarımda da altını çizmeye çalıştığım bu ekonomik vizyon eksikliği gerçekten Kıbrıslı Türklerin günlük yaşamasına neden oluyor.

Hal böyle olunca da, zaten Kıbrıs'taki siyasi sorunlardan dolayı belli ölçüde belirsizlik içinde olan işletmeler ve bireyler, gelecekleri için ekonomik kararlarını sağlıklı alamıyorlar. İşletmelerin yatırım ve hane halkının tüketim davranışları ekonomik akla uygun olamıyor.

Burada artık Hükümet'in (siyasi erk) ekonomide durum tespiti yapması gerekmektedir.

Biran önce ekonominin ne durumda olduğunu ve neler yapılması gerektiği konusunda çalışmalar başlatılmalıdır. Bunun için Başbakanlık koordinasyonluğunda Maliye, Ekonomi ve Turizm, Çalışma Bakanlığı ve Merkez Bankası ekonomi konusunda ortak çalışması gerekmektedir. Bunun yanında gerekli görüldüğünde ilgili bakanlık veya kurumlar da bu oluşuma dâhil olmalıdır. Çok geç kalınan böyle bir oluşumu ülke makroekonomik politikalarının belirlenmesi açısından çok önemlidir.

Özellikle ekonomideki sorunların tespiti için sektör temsilcileriyle işbirliğine gidilerek, detaylı çalışmalarla gerçek sorunlar tespit edilmelidir. Bunun yanında gerek anket gerekse diğer bilgi edinme araçları devreye sokularak, sektörel bazda istatistiki altyapının oluşturulması gerekmektedir. Piyasayı iyi okumak, sorunu iyi anlamak için ölçmek gerekir. Bunun da yolu, bilgi toplamak ve istatistiksel altyapı oluşturmaktan geçer.

Durum tespitine göre ekonomik politikalar sektör temsilcileriyle birlikte belirlenecektir. Bu sayede başta sektörün genelde de toplumun geliştirilen politikaları daha hızlı ve etkin benimsemesi sağlanabilecektir. Bunun yanında hem değişik sektör temsilcileri hem de ilgili bakanlık ve ekonomik kurumların birlikte çalışması ülkenin ortak ekonomik vizyonunun oluşmasını da sağlayacaktır. Bu da ileride geliştirilecek ekonomik politikaların tutarlı ve bir hedefe yönelik olduklarını gösterecektir.

Ancak bu sayede işletmeler ve bireyler gelecek ile ilgili daha sağlıklı kararlar verebilirler. Bunu başarmak hiç kuşkusuz kolay değildir. Ama güzel olan da zoru başarmak değil midir?

KEPAM ülkedeki kurum ve kuruluşların gelişimine katkı koymak amacıyla piyasa ekonomisi ve liberal düşünceyi yansıtan çalışmalar yapacaktır.

   1539 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
28 Kasım 2008, Cuma   2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?
21 Kasım 2008, Cuma   GÜVEN VE TALEP
14 Kasım 2008, Cuma   DESTEK ARZA MI TALEBE Mİ?
07 Kasım 2008, Cuma   BAĞIMSIZ İSTATİSTİK BİRİMİ
31 Ekim 2008, Cuma   "BUGÜNLERDE HERKES SOSYALİST"
24 Ekim 2008, Cuma   BAĞIMLILIK NEREYE KADAR?
17 Ekim 2008, Cuma   KENDİ YAĞIMIZLA...
10 Ekim 2008, Cuma   KÜRESEL EKONOMİK GERİLEME
26 Eylül 2008, Cuma   İYİ HABER!
19 Eylül 2008, Cuma   MEVCUT BÜTÇE YAPISIYLA YAŞAM KALİTEMİZ ARTAMAZ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital