Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"Alo seks" tuzağı
Doğanın muhteşem gücü
Kırmızı ışıkta geçti, dehşet saçtı
3G'ye uyumlu telefonlara rağbet arttı
Virajı alamadı 14 metreden dereye yuvarlandı
Cinayete ret, diğerlerine kabul
Sarayda Kıbrıs zirvesi
Türk tarafından Rum yönetimine uyarı
Komedi Tiyatrosu, "Recep'in Angonisi Recep" oyunu perdelerini açıyor
Zeytinlik köy meydanındaki Sergi Çadırı'na büyük ilgi

YORUMLANANLAR
3G'ye uyumlu telefonlara rağbet arttı [1]
"Alo seks" tuzağı [2]
Doğanın muhteşem gücü [1]
"Av açılmasın" sözleri talihsizlik [1]
KTÖS: Talat, taksimi değil, Kıbrıslı Türklerin menfaatlerini savunmalı [1]
Türk tarafından Rum yönetimine uyarı [1]
Kırmızı ışıkta geçti, dehşet saçtı [1]
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı [26]
Tatbikatlar iptal [2]
Hristofyas: Taksim ya da iki devletin varlığı mantığıyla uzlaşamayız [1]



Endişe

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Haziran 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Endişelenmek, çoğumuz için kaçınılması güç ve rahatsız edici bir duygudur. Bir şeyler alarm verir ve bu alarma bağlı olarak endişe, engellenemez bir şekilde kontrolü ele geçirir. Çoğu zaman olacağından korktuğumuz olasılıklar için endişeleniriz. Çocuğumuz ya ÖSS'den iyi puan alamaz da açıkta kalırsa? Ya ameliyattan kalkamazsak? Doktorlar umut veriyor ama, ya kalbi bir krizi daha kaldırmazsa? Bunlar gibi pek çok gündelik ve genelde başkalarının başına geldiğine şahit olduğumuz mutsuzlukları yaşama korkusudur endişe.

Freud; endişeyi "tehlikeye karşı gösterilen tepki" olarak tanımlar ve onu diğer bütün duygularımız gibi doğal ve normal bir gerçekliğe oturtur. Bununla beraber; gündelik hayatı ele geçirmeye ve ilişkilere, olaylara damgasını vurmaya başladıysa, endişe ile baş edebilmek için bir uzman desteğine ihtiyaç duyarız.

Endişenin yıpratıcı yönü, olanın ya da olabilecek olanın olumsuz yönünü düşünmekten kaynaklanır. Kişi henüz vuku bulmamış ve belki de hiç olmayacak bir şey için kaygılanmaya başlar ve buna dur demesi oldukça güçtür. Korktuğunun başına gelmemesi için önlem almaya çalışmak ya da endişelenmesini artıran faktörleri ele almak aklına gelmez. Tuzağa düşmesine neden olan bu durum, endişenin sürekli olabileceğinin habercisi de olabilir.

Endişeli biri haline geldiysek; hatta biz artık "çok endişelenen" birisi olduysak çevremizle ailemizle ilişkimiz buna göre değişikliğe uğrar. Onları koruma adına, kimselerin düşünemediği tehlikeleri bulup çıkarmaya ve önlemler almaya başlarız. Yakınlarımız "biz merak etmeyelim" diye yeni önlemler geliştirmemizde bize yardımcı olurlar. Attıkları her adımı güvenli bir şekilde attıklarına dair bizi bilgilendirmeye çalışırlar. Bunların sonucunda, endişe yayılmak için daha fazla fırsat yakalar. Endişelerimizin gölgesinde yetişen çocuklarımızda korku, kaygı ve panikler başlar. Gece karanlıktan korkmalar, ana baba ile uyuma istekleri, yeni durumları merak etme yerine ürkütücü bulma gibi davranışlar geliştirirler. Güven sevgi gibi ihtiyaçları tehlikeye düştüğünde endişelenmelerini normal karşıladığımız çocuklarımız her şeyden nem kapan, çabuk darılan, korkan çocuklar haline gelirler.

İlerlemiş endişe; bir kaygı bozukluğu olarak uzman tarafından tedavi edilmek durumundadır. Kaygı bozuklukları yaşayan kişilerin; çoğunlukla ana babalarının da endişeli kişiler oldukları gözlenmektedir. Bütün bunlara olanak vermemek için; yetişkinlerin endişelerini kontrol etmeyi bilmeleri gerekir. Bununla birlikte, çocuklarımızdan endişelerimizi saklamayı, uzak tutmayı da öğrenmeliyiz. Amaç, endişeyi yok etmek değildir; çünkü endişe bizi tehlikelere karşı uyaran bir duygudur. İstediğimiz, endişenin kölesi olmamak ve yaşamımızı, sevdiklerimizi ele geçirmesine izin vermemektir.

   811 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"
08 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR DA ZORLANIR
01 Ağustos 2008, Cuma   Utangaçlık
25 Temmuz 2008, Cuma   MESLEK SEÇİMİ
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3696 1.3793
1 STERLİN 2.4034 2.4213
1 EURO 1.8766 1.8898



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÖZGÜRLEŞTİREN

Ali Baturay

NE İŞ, BU İŞ?

Hasan Hastürer

Suça, posta kutusu yaratmak...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Yağlı teşhisi koyarken...

Ahmet Tolgay

"MUSTAFA" GELİYOR... SELANİK'T...

Bilbay Eminoğlu

"SCADA" ıskaladı!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Kurultay öncesi senaryolar

Dilek ÇETEREİSİ

Sigaralar bu kez bahçede yandı

Aysu Basri

1,2,3,4,5.....100 km ve GAZLAAAAAAA!!!!!!!

Emin AKKOR

Av tartışmasının tahammülsüzlüğü

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital