|
Çiftler ilişkilerinin en başında ilişkilerini kurmaya başlarlar. İlk adımlar, bakış açıları, çatışma çözümlemeleri, getirilen inançlar, doğru olduğu düşünülen kurallar ve daha pek çok faktör; ilişkinin geleceği hakkında bilgi verir. Bütün bunlar uzun vadede değişerek, ilişkinin koruyucu çatısını oluştururlar.
İlişkiler değişir. Çatışmalar, bunalımlar, çözümler tarafından etkilenir. Bütün bu değişime karşın; her özel ilişkinin korunması için değişmez değerlere ihtiyacı vardır. Hoşgörü, anlayış, sadakat, sebat, görev bilinci gibi. Bunlar ilişkilerin korunmasında gerekli değişmezlerdir. Sorun karşısında, her zaman en iyi yolu aramak için çift, bu değerlere ihtiyaç duyar. "En iyi yolu aramak", değerli bir başlangıçtır. İlişkide yaşanan suçluluk, hüzün, güvensizlik, endişe gibi zararlıların ilişkileri kötüleştirmesini, hastalandırmasını engeller ve bu zararlıları ilişkiyi bozmadan devre dışı bırakır.
Çiftler ilişkilerinde sadece iyilikleri ve güzellikleri değil; her türlü olumsuzluğu yaşayabilirler. İlişkiyi sadece olumsuz yönleri ile değerlendirmek doğru değildir. Bir bütün olarak çifte kattıkları ile ve tıkandığı noktaları ile değerlendirmek; ilişkinin gelişim ve devamı için gereklidir. Gerçek bir ilişkideki gerçek yakınlık sadece iyi halde olmaz. Çiftin zaman içinde oluşan derin kopmaz bağı; yalnızca güzel günlerin eseri değildir. Aksine, "iyi" giden bir ilişki, kuvvetli ve zamana dayanıklı bir bağ kurmayı başaramayabilir. Atlatılan fırtınalar; ilişkinin dayanıklılığını artırır. Bununla birlikte, ilişkiler bakım görmek ister. İnce ayar ister. Eski bir evi değerli ve istenilir kılan; onun yapısına uygun olarak yapılan özenli bakımdır. Zamana karşı ayakta kalmaktan daha fazlasını barındırmasının nedeni; sadece zamanında çok sağlam olarak yapılması değildir.
İlişkiler söz konusu olduğunda ise, durum daha ciddidir. Çiftin her bir bireyinin kendi ihtiyaç, beklentileri ile ilişkinin ihtiyaçlarını dengelemeyi başarması beklenir. Tehlikeli nokta, çiftin eşi olarak mutluluğumuzu kurarken; eşimizin mutluluğunu bedel olarak ödemektir. İlişkilerimiz sürerken birbirimizin zayıf noktalarını öğrenmemiz kaçınılmazdır. Zayıf noktalara yapılan en ufak dokunuşlar bile çok acıtıcıdır. Çiftin her bir eşinin karşısındaki kişiyi nasıl mutsuz edebileceğine dair oldukça güçlü bir cephanesi vardır. Bunu kullanma gafleti; ilişkinin tıkanması ve bitme noktasına yaklaşmasından başka bir işe yaramaz. Özel ilişkiler, savaş meydanına taşındığında, kazanan olmaz.
Çatışan inançlar, görüşler alışkanlık halini aldığında ilişkinin işlevselliğini bozar. Sadece eşten farklı, zıt olmak, yapmak ya da düşünmek; bir yanlış olarak ilişkiye yerleşir. Özel ilişkileri arayışımızın en önemli nedeni olan yaşamsal doyumlar giderilemediği için; ilişkinin yuva olma özelliği tükenir.
İlişkilerin devamı isteniyorsa, bu tarz tıkanıklıklara izin verilmemelidir. Unutulmaması gereken özel ilişkilerin iki başlılığıdır. Hiçbir ilişki kusursuz değildir. Her ilişki eşlere ihtiyaç duyduğu huzuru, doyumu verebildiği sürece devam etme olasılığını taşır.
|