|
Bazı gıdaların kolesterol seviyesini düşürdüğü, bazılarının yaşlanmayı geciktirdiği, vücut direncini arttırdığı, bazılarının da kalp ve damar sağlığını koruduğu gibi birçok iddialar var artık gıda reklamlarında. Peki gıda üreticilerinin ambalajlarının üzerine de yazdıkları bu bilgilerin ve ileri sürdükleri sağlık iddialarının ne kadarı gerçeği yansıtıyor?
Girne’de her çarşamba kurulan açık pazarda, kuruyemişlerin satıldığı tezgahların tarafından bir ses yükseliyordu: “Omega 3 zengini taze ceviiiiz....Kalp sağlığınız için hergün yemelisiniz...”
Kuruyemiş satıcısının sloganı, cevizlerinin satışına ne kadar katkı sağladı bilemiyoruz ama; dünyada insanların yiyecekleri artık sadece lezzetine değil, besin değerine ve sağlığa özel katkılarına göre de değerlendirdiklerini çok iyi biliyoruz. Uzmanlar, stres ve kötü beslenmenin pek çok sağlık riskini tetikleyebileceğini vurgularken sağlıklı beslenme, gittikçe daha bir önem kazanıyor artık yaşamlarımız içinde.
Bilimsel çalışmaların konusu: gıdalar
Son yıllarda gıda teknolojisindeki gelişmeler de tüketicinin bu yöndeki arayışlarına cevap verecek çizgide seyretmekte. Kandaki kolesterol seviyesini düşüren ve mısırla soyada bulunan sterollerin, prostat kanseri riskini azaltan ve domateste bulunan likopen maddesinin, serbest radikallarle savaşan ve sebze meyvelerde bulunan antioksidan etkili beta-karoten ve flavonlar gibi daha birçok bileşenin gıdalarda nasıl kullanılabileceği bilimsel çalışmalarla desteklenerek araştırılıyor. ‘Kolesterolü düşürmeye yardımcı olan’ margarin örneği de bu tür araştırmalardan sonra üretilen gıdalardan bir tanesiydi.
Sağlık iddiaları ne kadar gerçek?
Gıda sanayisinin geliştirdiği bazı gıdaların formumuzu korumaya yardımcı olduğu, bazılarının kolesterol seviyemizi düşürdüğü, bazılarının da kalp ve damar sağlığını koruduğu gibi birçok iddialar var artık gıda reklamlarında. Peki gıda üreticilerinin ambalajlarının üzerine de yazdıkları bu bilgilerin ve ileri sürdükleri sağlık iddialarının ne kadarı gerçeği yansıtıyor?
Sağlıkla ilgili ifadelere yasaklama
Gıda denetimleri ve tüketici haklarının korunması gibi konularda taviz vermeyen Avrupa Birliği’nde uzun süreden beri tartışılan bu konuya yasal çerçeve getiriliyor. Buna göre AB Parlamentosu'nun karara bağladığı ve kısaca "Health claim" adıyla bilinen yasası (EU-1924/2006) geçtiğimiz yıl Temmuz'dan itibaren yürürlüğe girdi. Yasa, gıda üretiminden ambalajlanmasına, ürün tanıtımından televizyon reklamlarına kadar çok geniş bir alanda yeni uygulamaları beraberinde getirirken ürünlerin üzerinde bazı besin değerlerine yönelik vurgu yapılmasına ve sağlıkla ilgili iddialara kısıtlama getiriyor. Yeni yasaya göre besleyici ve sağlıklı olduğu iddia edilen herhangi bir gıda ürünü 2010 yılına kadar Avrupa Komisyonu’nun onayladığı bilimsel listeyi karşılamak zorunda.
Kısıtlamalar
Bundan böyle, üzerinde "light" yazan ürünler gerçekten de light olduklarını kanıtlamak zorunda kalacak. Üretilen gıdaların besin değerlerinin tamamı verilecek. Ürün tanıtımlarında, istisnalar hariç, sağlıkla ilgili herhangi bir ifadeye yer verilmeyecek. “Zihni geliştirir", "Kolesterol düşürür" gibi ifadeler izne tabi tutulurken bu izni alabilmek için de üreticiler sağlık etkisi için klinik onay getirecek. Bunun yanında da yazılı basın, televizyon ve internet reklamlarına sıkı denetim gelecek. Tüm bu kısıtlamalar sağlık ürünü geliştiren gıda şirketleri kadar ilaç şirketleri için de geçerli.
Sağlık Bakanlığı göz açtırmıyor
Markette alış veriş yaparken, ya da örneğin bir gıda ambalajını açarken hiç fark ettiniz mi; özellikle yurtdışından ithal edilen bazı gıdaların üzerlerinde minik etiketler yapıştırılıyor. Bu minik etiketlerin altında da “zihni geliştirir”, “kemikleri güçlendirir” vb çok ciddi sağlık iddiaları var. Sağlık Bakanlığının ithal gıda ürünlerinin gümrük kontrollerini yapan birimleri tarafından titizlikle kontrol edilen bu ürünlerin, tüketicileri yanıltmaması için üzerlerindeki sağlık iddiaları etiketlerle zorunlu olarak kapattırılıyor.
Gıdalar ilaç gibi lanse edilmemeli
Bugün bilimsel araştırmalarla desteklenen ve gıdaların sağlığımız üzerindeki olumlu etkilerini açıklayan çalışmalar sağlıklı ve bilinçli beslenmemizin lokomotifi de olmuş durumdadır. Ancak gıdaların ilaç gibi lanse edilmesi ve tüketiciyi yanıltacak ifadelerle pazarlama ve satışının arttırılması gibi konular gıda bilimi yanında tıp biliminin de karşısında durduğu bir konudur.
Şüphesiz ki her gıdanın, içeriğine göre birçok sağlık faydası vardır ve sağlıklı gıda ve sağlıklı yaşam doğal olarak herkesin hakkıdır. Gıdalarla ilgili sağlık iddialarına; AB komisyonu veya FDA (Food and Drug Administration) tarafından onaylı olmadığı veya birçok insan gurubu üzerindeki etkilerinin bilimsel geçerliliği ispatlanmadığı sürece çok fazla güven duymamakta ve bu gıdaları ilaç gibi algılamamakta yarar vardır.
***************
SAĞLIKLI YAŞAM NOTLARI . . . SAĞLIKLI YAŞAM NOTLARI . . . SAĞLIKLI YAŞAM NOTLARI .
Fındık, ceviz, badem gibi kabuklu yemişlerden sonra antep fıstığının da kalp sağlığını olumlu etkilediği ortaya çıktı:
Antepfıstığı da kalp dostu
Celal Bayar Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, antepfıstığının da kabuklu yemişler gibi tekli doymamış yağ asitlerince zengin olması nedeniyle kalp sağlığını olumlu etkilediği tespit edildi. Doymuş yağlarla yüksek olan diyetlerin kalp rahatsızlığı olaylarında artışla ilişkilendirildiği kabul edilmekte iken, son kanıtlar tekli doymamış yağ asitleri ve azalan kalp hastalıkları riski arasında pozitif yönde ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Doç. Dr. Özlem Tokuşoğlu’nun araştırmasında ise, FDA’nın da onayladığı gibi kabuklu yemişler ve antep fıstığının, kalp hastalıklarını önlemeye yardımcı olduğu ifade ediliyor.
Yüksek kolesterole karşı diyet ve egzersiz
Tokuşoğlu’nun açıklamasında, koroner kalp hastalıklarıyla ilişkilendirilen en ciddi risk faktörünün yüksek kolesterol olduğuna, diyet ve egzersizle yüksek kolesterolün düşürülmesinin kalp rahatsızlıklarından korunmada etkili olduğuna dikkat çekildi. Uzman bir diyetisyen kontrolünde uygulanacak diyetle yüksek kolesterolün düşürülmesinin, kalp rahatsızlıkları riskini de düşürmede önemli olduğu ifade edilen açıklamada, Amerikan Kalp Vakfı'nın kalorilerin yüzde 20'sinin; zeytinyağı, balık, baklagiller ve kabuklu yemişler gibi tekli doymamış yağ asitleri içeren gıdalar aracılığıyla alınmasını önerdiği hatırlatılarak bu diyet içinde doymamış yağ içeriği nedeniyle antepfıstığının önemli yer tuttuğu belirtildi.
*************
Sağlıklı bir beden için daha çok gülün
Sağlıklı yaşamla ilgili yapılan araştırmaların bir tanesinde gülmenin, vücudumuzda kendi kendine işleyen şifa mekanizması gibi etki gösterdiği tespit edildi. Neşeli olan ve bol kahkaha atan insanların bağışıklık sisteminin daha kuvvetli olduğu da araştırma sonuçları arasında yer aldı. Araştırmada, güldüğümüz anda yüzümüzdeki 15 kasın birden çalıştığı ifade edilirken bu kasların çalışmasıyla ciltte gerilme meydana geldiği ve doğal olarak cilt yüzeyindeki kırışıklıklar ve sarkmaların azaldığı vurgulandı. Bunun yanı sıra bazı ruhsal hastalıkların tedavisinde de terapi olarak kullanılan gülmenin, tümör ve virüslerle savaşan hücrelerimizin sayısını da arttırdığı belirtildi.
|