Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
'Ecstasy'ye 8 yıl
UBP Genel Sekreterini seçmedi
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



Hollywoodphilia, soundtrackosis, fragmania

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Ağustos 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sinema sever misiniz, bilmiyorum. Ben çok severim. Özellikle Amerikan olanını. Bir hastalıktan mustaribim, diyebiliriz. Adı, Hollywood...

Çok severim derken, "detaylı" severim. Beğendiğim filmleri defalarca izleyebilirim. Bazı yeni filmlerin sinemada gösterime girmeleri için haftalar, filmine göre aylar öncesinden heyecanlanabilir, filmlerin yapım süreci hakkındaki haberleri düzenli bir şekilde takip edebilirim. Bu da beni mutlu eder. Düzenli ve tatminkar bir maaşım olduğunda, paramın kitaplar dışında nereye gideceğini çok iyi bilirim o yüzden. DVD.

Dahası, film müzikleri satın alıp dinlemeyi de çok severim. Şimdiden küçük bir "soundtrack" koleksiyonum var hatta. Düzenli ve tatminkar bir maaşım olur da bir gün o maaşa zam yapılırsa, o zammın da nereye gideceği bellidir o yüzden. Soundtrack CD. Sevdiğim filmlerin müziklerini dinlerken, o melodilere eşlik eden sahneleri kafamda canlandırır, bu endüstride çalışan insanların ne kadar büyülü bir gösteri sunduklarını ve bundan ne kadar keyif aldıklarını hayal eder, yaratıcılıklarına imrenirim.

Moral motivasyon sağlayan, gofa veya gaza getiren müzikler benim için genellikle çizgi romandan beyaz perdeye uyarlanan filmlere ait müzikler oluyor. Çizgi roman sever misiniz, onu da bilmiyorum. Ama çocuklara okumayı sevdirmek istiyorsanız, çizgi romandan daha iyi bir başlangıç olamaz bence. Düzenli, tatminkar, ve sürekli zam gören bir maaşım olursa bir gün, sürekli zammın hangi yayınlara sürekli abonelik için harcanacağı da bellidir şimdiden. Çizgi roman. Müstakbel çoluk çocuk için değil tabii ki, öncelikle kendi muhterem keyfim için.

Çizgi romanıyla, filmiyle, müziğiyle "Batman" favorilerimdendir. "V for Vendetta" ile birincilik için yarışırlar. "V for Vendetta"yı izleyin, dinleyin, okuyun. İçinizdeki anarşisti keşfedeceğinizi garanti edebilirim.

Batman'e gelince... Jack Nicholson'un Joker'i, Michael Keaton'un Batman'i canlandırdığı, Tim Burton'un yönettiği 1989 yapımı "Batman" adlı film, 2004 yılında George Clooney (Batman) ve Arnold Schwarzenegger'in (Mr. Freeze) karizmalarını acımasızca çizen "Batman and Robin" adlı filme kadar uzanan başarısız bir serinin muhteşem, destansı başlangıcıydı. Danny Elfman'ın bu film için bestelediği müzik gerçekten efsane olmuştur.

2005 yılında Batman'e tekrar hayat veren, karakterin hikayesini yeni baştan anlatan, Christopher Nolan'ın yönettiği, Christian Bale'in Batman ve Michael Caine'in Alfred rollerine cuk oturduğu "Batman Begins" adlı film ise, günümüzün en başarılı çizgi roman uyarlamasıdır bence. Gerçekçi senaryosuyla, yeni "Spiderman" ve "Superman" serilerinin niye özel efektlere bağımlı bir başarıya muhtaç olduklarını ders verir gibi gösterir bu film.

"Batman Begins"in devamı, "The Dark Knight" Temmuz 2008'de gösterime girecek. Hem de yeni bir Joker karakteriyle. Heath Ledger bu rolün üstesinden gelebilecek mi, çok merak ediyorum. Şimdiden heyecanla takibini yapmaya başladım. Evet, hastalık derken ciddiydim.

Fakat Hollywood hastalığımın bir türevi olduğunu düşündüğüm yeni bir hastalık daha keşfettim. Fragman hastalığım... Mesele heyecanla beklediğim filmlerin fragmanlarını defalarca izlemekten keyif almamla ilgili değil sadece.

Herşey, "V for Vendetta" ve "King Kong" fragmanlarında niye "Batman Begins" filminin müziklerinin çaldığını sorgulamamla başladı. Sonra Internet ansiklopedisi Wikipedia sayesinde durum açıklığa kavuştu.

Genellikle, film müzikleri, filmin tüm sahneleri çekildikten sonra sahnelerin içeriğine ve sekansına göre besteleniyorlar. Fakat filmin fragmanlar aracılığıyla tanıtılmaya başlayacağı dönemde film çekim aşamasında olduğundan, film müzikleri de çoğu kez bestelenmemiş oluyor. Müziksiz fragman da züğürt kalacağından, bazı filmler fragmanları için diğer başarılı filmlerin müziklerini kullanıyorlar.

Sadece pratiklik olsun diye değil... En önemli amaç, reklamı yapılan filmle, müziği kullanılan başarılı film arasında seyircinin bilinçaltında bir bağlantı oluşturmak... Bir fragmanın iki buçuk dakika içerisinde sizi cezbetmesi gerektiğini düşünürseniz, fragman ustalarının gösterime girecek filmi izlemenizi sağlamak adına bu tür psikolojik oyunlara başvurması bence mubah... Bu tür oyunları keşfetmekten keyif almak ise benim gibi Hollywood'dan mustariplere müstahak... Naparsınız? Hastalık işte...

Herkese tavsiye ederim.

   1525 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Kasım 2008, Cumartesi   Görünmez sınıf ve silik öğreti: Bir ‘gözlemleyip adlandırma’ yarışması için çağrı
22 Kasım 2008, Cumartesi   Paul Virilio: Savaşın şehir plancısı ve kaza müzecisi
15 Kasım 2008, Cumartesi   Hannah Arendt’le düşünmek: Rüzgar gelecek delikleri açmak
08 Kasım 2008, Cumartesi   Jean-Luc Nancy: Savaşa ve ekotekniğe karşı ‘tekil-çoğul-olmak’
01 Kasım 2008, Cumartesi   Machiavelli’nin icadı: Kafir egemenlik
25 Ekim 2008, Cumartesi   Özür kabahatten büyük olamaz: ‘Muhtaç’ bir insanlık savunusu
18 Ekim 2008, Cumartesi   Enternasyonalizm öldü mü?
11 Ekim 2008, Cumartesi   Biyo-politika, sosyo-biyoloji: Bizi maymun eden öğretiler...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Orwell’den savaş dersleri: 2 + 2 = 5
27 Eylül 2008, Cumartesi   “İyi Alman” var mı? Af mümkün mü?


Yorum Sayısı:   1
  osman ercal         - ist 05 Eylül 2007, Çarşamba 10:05 
Sevgili Mehmet,yazılarınla Kıbrıs'ta gazeteciligi farklı bir yolculuga tasıdıgın icin seni simdiden tebrik eder,basarılarının devamını dilerim.



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital