Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Ölümlü trafik kazası,ağır cezada görüşülecek
Zorla yapmadım
Kuzuları çaldılar, köpeğin boğazını kestiler
'Ecstasy'ye 8 yıl
UBP Genel Sekreterini seçmedi
2009 da zor
Kıbrıs Kıbrıslılarındır

YORUMLANANLAR
Öğretmen dayağı polislik oldu [5]
Elektrikte yatırım katkı payı kaldırılıyor, akaryakıtta da indirim yapılacak [1]
Uyuşturucuyu çocuğuna taşıttı 2 yıl hapis cezası aldı [7]
Soyer: Orta noktayı bulacağız [1]
Pankart tartışması [4]
BES, LTB'de yaşanan sorunları sendikalarla tartıştı [1]
Samani: Narenciyecilerin sorunlarına duyarlı olun [1]
Oya Talat: Siyasetteki erkek egemen yapıyı kırmaya çalışıyoruz [1]
Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkını bir kez daha büyük hayal kırıklığına uğrattı [2]
İsrail, KKTC'yi ayrı bir varlık olarak tanımıyor [4]
Eroğlu, ilk seçimde siyaseti bırakmak zorunda kalacak [9]
Avcılar dün siyah çelenk koydu, bugün de köpeklerle eylem yapacak [1]
Tavuri'nin tövbesi yine tutmadı [3]
Kanser olmak istemiyoruz [3]
Otellerde bayram bereketi [3]
Liste nihayet! [1]
Avcılar eyleme gidiyor [12]
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk" [1]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]



Özgürlük meşalesi sönüyor!

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Ocak 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye'de sigaranın yasaklanmasını kastediyorum. Müsaade edin, anlatayım. Evet, sigara içmek bireyin özgür iradesini yansıtan bir hak olamamıştır maalesef. Maalesef diyorum, çünkü birçok kişi kontrol altında tutamadıkları bir bağımlılığın kurbanı oluyorlar.

Bu kişiler sigarayı isteseler de bırakamıyorlar. Dolayısıyla içtikleri meret bağımsızlıklarını simgeleyebilecek bir faaliyetin parçası, bir özgürlük hakkı olamıyor. Örneğin, isyankar gencin bağımsızlığını ilan etmek adına edindiği sigara alışkanlığı, bir ömre yayılan bir çocukluğa dönüşüyor.

Yasak ve zehirli bir şeyle ilişki kurma maceraperestliği, basit ve nihayetinde manasız bir tüketim ürünü karşısındaki mazlumluğa dönüşüyor. Otoriteden bağımsız olma arzusuyla, nikotine bağımlılık göze alınıyor. Bu yüzden, bu kişiler (şaşkın tiryakiler) söz konusu olduğunda, sigara içmek bir özgürlük değildir, çünkü sigara içenin kendisi özgür değildir.

Etrafındakilerin sigara "içmeme" özgürlüğünü kısıtlamadan kendi sağlığına zarar vermek, intiharla flört etmek isteyip "kendim ettim kendim buldum" diyebilecek iradeli insan sayısı da çok azdır. Sigarayı bir saplantıya dönüştürmeyip, keyfince istediği zaman içen, istediği zaman kesen insan da çok azdır.

Bar ve pub ortamlarının ayrılmaz ikilisi alkollü içki ve sigarayı birbirinden ayıracak olan sigara yasağı, en çok bu iradeli insanları ve kendi keyfinin bilinçli kahyası bar sevdalılarını üzeceğe benziyor.

Sigara yasağını destekleyenlerin zaferiyle sonuçlanacak bir süreç bu. Ciddi sağlık sorunları dolayısıyla pasif içicilikten haklı olarak sakınmak isteyen insanlar bu savaşı kazanacaklar.

Fakat bu savaşın haksız galipleri de var. Sigara içenlerle empati kurmaktan yoksun, diyalog düşmanı, devletin her işe el atmasından hoşnut, otoriter, sigaranın kişinin en serbest özel alanında (evinde, odasında) veya en özgürlükçü kamusal alanlarda (açık havada, şehir meydanlarında) bile yasaklanmasını talep edebilecek tipler de var. En diktacı sigara yasağının bile yolunu açmaya hazır olan bu bunak ruhlar neyi kaybediyorlar, neyi kaybettiriyorlar?

Ölüm korkusuyla yüzleşmeyi sağlayan bireysel özgürlüğü, trajik farkındalığı kaybediyorlar, kaybettiriyorlar. Sigara, başkasına zarar vermeden özgürce içebilen için, bir özgürlük meşalesi olabilmektedir. Çünkü kendisiyle bir iç

diyalog kurabilmiş birey, yalnızca kendi sağlığına bilinçli bir şekilde zarar vererek sigara içerse, fani bir dünyada yaşadığını, ölümlü olduğunu, hayatın dakika dakika sona yaklaştığını kolayca kabullenebilir; bugünkü işini yarına bırakmaması gerektiğini, hala nefes alabildiği için şanslı olduğunu anlayabilir; bu dünya üzerinde kısıtlı zamanda yapabileceklerini, ölüm korkusunu birkaç dakikalık tütün tüketimi sırasında sorgulayarak bireysel mutluluğunu nerede nasıl bulabileceğini sorgulayabilir.

Evet, sigara içmeye bu tarz entelektüel ve derin bir anlam kazandırmaya çalışmak eşeklik olabilir. Fakat, "niye sigara içiyorsun?" sorusuna estetik, felsefi veya espritüel bir yanıt vermek ("dumanın dalgalanması çok hoşuma gidiyor" veya "öleceğim günü 2027 senesine çekmeye çalışıyorum" gibi), "tiryakiyim" veya "alışkanlık işte" gibi kimyasal kaçınılmazlık senaryoları yazan şapşallıkla kıyaslandığında, çok kaliteli bir eşekliktir.

Akıllı, düşünceli ve kültürlü insan için, yani içmemesi talep edildiğinde sigarasını söndürme nezaketini gösterebilen, içmek istediğinde ise ölümü ağzında tatmayı, dumanda görmeyi tercih eden için, sigara içmek gerçek bir özgürlüktür. Çünkü bu insan, değerli bir azınlığı temsil etse de, bir fırtta hayatın sonluluğunu farkedebilme, kül tablasına yığılmış izmaritlerle de trajedinin kaçınılmazlığını kavrayabilme şansına sahiptir. Bu kavrayış, "her canlı ölümü tadacaktır", "ölüm Allah'ın emri" gibi arabesk bir farkındalık olmamalıdır. Daha medeni olmalıdır. Ölümün kesinliği karşısında, hayatı kutlamaktan başka şansımız olmadığını bildiren bir festival şarkısı gibi.

Çünkü, hayat sıkça yolunda gitmez, muhakkak asap bozar; tıpkı şehrin işlek caddesinde yürürken ters yönde esen bir rüzgardan ötürü bir saniyeliğine olsa da solumak zorunda kalabileceğiniz bir sigara dumanı gibi. Özgürlük meşalesini kendi kaderini tayin etme hakkı çerçevesinde yakan insanlara düşman kesilenler de bu kaza dumanı için çıngar çıkarabilenlerdir zaten. Hayata düşmandırlar.

Hayatı kutlayan sigara içicilerine geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Sigara, tarafından içilen tiryakileri ve sigara yasakçısı Azrail özentilerini de kınıyorum. Aşırılıklarıyla gündelik yaşama resmi diktayı davet ettikleri için...

   1331 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Kasım 2008, Cumartesi   Görünmez sınıf ve silik öğreti: Bir ‘gözlemleyip adlandırma’ yarışması için çağrı
22 Kasım 2008, Cumartesi   Paul Virilio: Savaşın şehir plancısı ve kaza müzecisi
15 Kasım 2008, Cumartesi   Hannah Arendt’le düşünmek: Rüzgar gelecek delikleri açmak
08 Kasım 2008, Cumartesi   Jean-Luc Nancy: Savaşa ve ekotekniğe karşı ‘tekil-çoğul-olmak’
01 Kasım 2008, Cumartesi   Machiavelli’nin icadı: Kafir egemenlik
25 Ekim 2008, Cumartesi   Özür kabahatten büyük olamaz: ‘Muhtaç’ bir insanlık savunusu
18 Ekim 2008, Cumartesi   Enternasyonalizm öldü mü?
11 Ekim 2008, Cumartesi   Biyo-politika, sosyo-biyoloji: Bizi maymun eden öğretiler...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Orwell’den savaş dersleri: 2 + 2 = 5
27 Eylül 2008, Cumartesi   “İyi Alman” var mı? Af mümkün mü?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5634 1.5744
1 STERLİN 2.2777 2.2946
1 EURO 1.9730 1.9869



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

KAYBETMEK

Hasan Hastürer

Derviş Bey seçildi UBP'nin işi bitti!!...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

İçimizdekiler söylerse, Ban hayda hayda sö...

Ahmet Tolgay

DOĞANIN İNSANLARDAN ÖÇ ALMASI...

Bilbay Eminoğlu

Yine göz boyadılar!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Canaltay UBP PM'de

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Hindistan'ın önemi

Oğuz Metiner

Kurban Bayramı yaklaşırken

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital